Functional distribution of income türkçesi Functional distribution of income nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması.
  • Fonksiyonel gelir dağılımı.
  • Bölüşüm.

Functional distribution of income ingilizcede ne demek, Functional distribution of income nerede nasıl kullanılır?

Functional : Görevini yapar. Görevsel. Kullanışlı. Ameli. Pratik. Fonksiyonel. Görevci. İş görür. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan. İşlevsel.

Distribution : Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Düzenleme. Coğrafyanın, doğal ya da insana değgin olayların yeryüzüne dağılış ve yayılışlarını göz önüne alan temel ilkelerinden biri. Rol dağıtımı. Bölüştürme. Tevzi. Serpme. İlaçların kandan, doku ve organların içine yayılması. Bir özdek ya da nesneyi çeşitli evrelere, konumlara durumlara üleştirme. Bir niceliğin işlevi olduğu bir değişkenin değerleri üzerinde ağırlıklı üleşimi.

 

Of : -in. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. -den. Yüzünden. In. -dan. Nin. Karşı. Den.

Income : Kazanç. Gelir. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Vücuda giren gıda. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. İrat. Varidat. Bütçe. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kar.

Functional distribution of consolidated budget expenditure : Konsolide bütçe harcamalarının işlevsel dağılımı. Konsolide bütçe harcamalarının karşıladığı hizmet türüne göre dağılımı.

Assessment of income : Vergi konusu özdeksel olan ya da olmayan nesneler değerlerinin saptanması. Gerçekleşen vergi.

Break even level of income : Keynesyen gelir harcama modelinde tüketim harcamalarının gelire eşit olduğu durum. Başabaş gelir düzeyi.

Additional source of income : Ekstra maaş kaynağı. Ek gelir kaynağı. Kazanç elde etmek için ek yöntem.

Functional distribution of public expenditure : Kamu harcamalarının işlevsel dağılımı. Kamu harcamalarının karşıladığı hizmet türüne göre dağılımı.

İngilizce Functional distribution of income Türkçe anlamı, Functional distribution of income eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Functional distribution of income ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Dividing : Ayırıcı. Bölen. Bölücü. Ayırma. Bölme işlemi. Ayıran. Dağıtım. Bölme.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Functional distribution of income synonyms : ability to pay approach, a change in demand, abnormal budget expenditures, distribution, abnormal budget receipts, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, a group shares.