Göbek atardamarı nedir, Göbek atardamarı ne demek
Göbek atardamarı; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Anne karnında yavruya kan taşımakla görevli olan, doğumdan sonra son kısmı tıkanan ve lig. teres vesicae hâlinde sidik torbasının yan bandını oluşturan ve atgillerde a. pudenda interna'dan, diğerlerinde a. iliaca interna'dan çıkan atardamar, arterya umbilikalis.
Göbek atardamarı tanımı, anlamı
Atar : Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir)
Göbe : Yağda ya da saçta pişirilen sulu hamurdan yapılmış yağlı ya da yağsız ekmek.
Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
Göbek : İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
Arterya umbilikalis : Göbek atardamarı.
Sidik torbası : İdrar torbası.
Umbilikalis : Göbeğe ait, göbekle ilgili olan, umbilikal.
Umbilikal : Umbilikalis.
Kan taşı : Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit.
Atgiller : Atları, eşekleri ve zebraları içine alan, tek parmaklı memeliler familyası.
Arterya : Atardamar.
Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.
Taşımak : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Duymak, hissetmek. Giymek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Üstünde bulundurmak.
Taşıma : Taşımak işi.
Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
Taşım : Yemeğin taşacak kadar kaynaması.
Tıkan : Yağ tavası. Diken.
Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.
İnter : Ara, arasında.
Diğer dillerde Göbek atardamarı anlamı nedir?
İngilizce'de Göbek atardamarı ne demek ? : arteria umbilicalis

Bu kısımda Göbek atardamarı nedir? Göbek atardamarı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Göbek atardamarı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Göbek atardamarı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.