Gönder nedir, Gönder ne demek

Gönder; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Hayvanları dürtmeye yarayan ucu bizli sopa.

Bayrak ya da mızrağın ağaç sapı.

Mezarın baş ve ayak ucuna dikilen ağaç kazık.

Marangozların cetvel yerine kullandıkları düz kenarlı ensiz tahta.

Gemi halatı.

Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, 4-5 m. uzunluğunda ucu madenî ağaç sopa.

Uğurlama: Gönderden geliyoruz.

Tarih'teki anlamı:

Ucuna sancak, bayrak gibi şeyler takılan uzun sopa. 2-Elle düşman üzerine fırlatılan ucu demirli kısa mızrak.

Her bölgede bulundurulan voynuklardan iki, üç ya da dört kişilik guruplara verilen ad.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Dam yapılırken direklerinin üzerine konulan saman, ot, kamış ve çöp. (Kursan *Yalvaç -Isparta)

Diğer sözlük anlamları:

Kargı, mızrak.

Sırık.

Gönder isminin anlamı, Gönder ne demek:

Erkek ismi olarak; Bayrak veya mızrağın sapı. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucu madenî ağaç sopa.

Fransızca'da Gönder ne demek?:

lance

Gönder anlamı, kısaca tanımı:

Yelken gönderi : Yelkenlerin çekildiği direk.

Gönderge : Dış dünyada yer alan, bir göstergenin belirttiği nesne veya varlık.

 

Gönderi : Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.

Gönderici : Posta ile paket, telgraf, mektup vb. gönderen kimse.

Gönderilmek : Gönderme işi yapılmak veya gönderme işine konu olmak.

Gönderim : Birtakım bilgileri içeren, kişiden kişiye veya kurumlar arası bilginin geçişini sağlayan belge.

Gönderli : Gönderi olan.

Gönderme : Sözlükçülükte bir madde başını işlerken, ilgisi dolayısıyla başka bir madde başına yollama. Göndermek işi, irsal.

Gönderme belgesi : Bir yere gönderilen eşyanın listesi, irsaliye.

Gönderme yapmak : Konuşurken veya yazarken başka kaynak veya olaylarla bağlantı kurmak.

Göndermek : Yolcu etmek. Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak. Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak. Yetki vererek gitmesini sağlamak. Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek.

Göndertme : Göndertmek işi.

Göndertmek : Gönderme işini yaptırmak.

Canını cehenneme göndermek : Öldürmek.

Geri göndermek : Geldiği yere göndermek, iade etmek.

Haber göndermek : Herhangi bir araçla bildirmek.

Havale göndermek : Postane, banka vb. aracılığıyla birine para ödenmesini sağlamak.

Öpücük göndermek : Parmaklarının iç ucunu öpüp birine atar gibi yaparak onu selamlamak.

Sürgüne göndermek : Ceza olarak bir yere sürmek.

Bayrak : Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Öncü. Simge, sembol.

 

Üvendire : Çifte koşulan öküzleri yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek, gönder.

Kayık : Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne. Bir yana kaymış.

Yelkenli : Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Verme : Vermek işi.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Bayrak direği : Bayrak asmak için hazırlanmış uzun direk, gönder. Gemilerde güvertenin en yüksek direği.

Göndere : Gümüşhane kenti, Çayra nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gönderebilme : Gönderebilmek işi.

Gönderebilmek : Gönderme imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Bir ev hizmetçisi azıcık dişini sıkınca çocuğunu fakülteye gönderebiliyor.”" Ç. Altan.

Gönderen : mürsil. Satılmak üzere ya da başka nedenlerle başkasına ve başka yere mal gönderen kişi.

Gönderi bankası : Amir bankanın tahsil için yetki verdiği banka. krş. tahsil bankası

Gönderi çıkmak : Uğurlamak, teşyi etmek.

Gönderi gitmek : Uğurlamak, yolcu etmek. [Bakınız: gönderi çıkmak]

Gönderilebilme : Gönderilebilmek işi.

Gönderilebilmek : Gönderilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Gönderilen mal : Aracıya satılmak üzere gönderilen mal.

Gönder ile ilgili Cümleler

  • Ali seni buraya bunu bana söylemen için mi gönderdi?
  • Ali tutuklu kampına gönderildi.
  • Bush yeryüzünde adaleti tesis etmek Allah tarafından gönderildiğini düşünüyor.
  • Gönderdiğin bilgiye bakıyorum.
  • Gönderdiğin bütün mektupları okudum.
  • O sana resimlerini ne zaman gönderdi?
  • Lütfen bana fotoğrafını gönder.
  • Burak Tuğba'ya bir keman gönderdi.
  • Lütfen bana resmini gönder.

Diğer dillerde Gönder anlamı nedir?

İngilizce'de Gönder ne demek? : [Gondar] n. pole, flagstick, flagstaff, shaft

v. send, send away, dispatch, consign, forward, address, bundle off, conjure away, expedite, freight, order away, refer, relegate, remit, route, send forth, send off, send out, ship, ship off

Almanca'da Gönder : n. Spiere

Rusça'da Gönder : n. флагшток (M), древко (N)