Görenek nedir, Görenek ne demek

Görenek; bir toplum bilimi terimidir.

  • Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet

"Görenek" ile ilgili cümle

  • "Muhitin ve göreneğin şımarttığı bu kız beni de tahrik ederse ne yapacaktım?" - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Davranışları başkalarına benzemeyen, acayip (kimse).

Terbiye.

Gösterişli, yakışıklı, göz alıcı (kimse)

Görgü: Görenek olmayınca babasının yanında cigara da içer.

Birisinden gördüğü şeyi aynen yapmak isteyen (kimse).

Geçici yenilik, moda.

Örnek: Görenekleri bu şekilde.

Gelenek, her çeşit alışkı.

Gelenek görenek

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Başka türlüsünü, daha kolay ya da yararlı olanı düşünmeksizin bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı. 2-Birkaç kuşak süren, kimisi giderek gelenekler arasında yer alan, karşı çıkıldığında direnme gücü zayıf toplumsal davranış örneği.

Hukuki terim anlamı:

örf ve âdet. ~ töresi: örf ve âdet hukuku.

Sosyoloji'deki anlamı:

Uyulması için herhangi bir yaptırımı bulunmayan ya da yaptırımı çok yumuşak olan davranış örneği.

Bilimsel terim anlamı:

Bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı.

Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, zıt anlamlısı gelenek, boşinanç.

 

İngilizce'de Görenek ne demek? Görenek ingilizcesi nedir?:

usage, routine, custom

Görenek hakkında bilgiler

[Bakınız: anane]

Görenek anlamı, tanımı:

Görenekçi : Göreneklere bağlı kimse.

Görenekçilik : Görenekçi olma durumu.

Görenekli : Göreneklerine bağlı, göreneği olan.

Göreneksel : Görenekle ilgili.

Göreneksizlik : Göreneksiz olma durumu.

Beri : -den bu yana. Bu uzaklıkta bulunan. Konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendisine daha yakın olanı.

Yapma : Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay.

Alışkan : Alışkın.

Adet : Tane. Sayı.

Anane : Gelenek.

Göreneksel çevre : Benzer halkbilim ürünlerini taşıyan bireylerden oluşan çevre, bk. görenek, krş. geleneksel çevre, boşinançsal çevre.

Göreneksel gerileme : Tarihsel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve daha birçok etkenler altında kalan bazı göreneklerin, öz biçimleriyle olgularını yitirerek yeni bir halkbilim ürün ya da olayına dönüşmeleri biçimindeki olgu. bk. görenek, tapıncak. krş. halkbilimsel gerileme, geleneksel gerileme, bosinançsal gerileme.

Göreneksel işçilik : (Resim, Heykel) Hiç bir yaratıcı yönü bulunmayan, sabır ve melekeye dayanan ince işçilik.

Göreneksel katman : Göreneklerin bağlı oldukları tarihsel katman, bk. görenek, krş. geleneksel katman, boşinançsal katman.

Göreneksel süreklilik : Tarihsel ve çağdaş görenek ya da görenek öğeleri arasındaki bağ. bk. görenek, öğe. krş. geleneksel süreklilik, boşinançsal süreklilik.

 

Göreneksel yasa : Göreneklerin zorlanması karşısında oluşan halk tepkisi, bk. görenek, krş. geleneksel yasa.

Göreneksiz : Göreneği olmayan. Görgüsüz. Gelenek göreneğe uymayan

Diğer dillerde Görenek anlamı nedir?

İngilizce'de Görenek ne demek? : n. custom

Fransızca'da Görenek : routine [la], usage [le], pratique [la]

Almanca'da Görenek : n. Brauch, Kodex

Rusça'da Görenek : n. обычай (M), привычка (F), рутина (F), закоснелость (F), опыт (M), навык (M)