Gövde nedir, Gövde ne demek

  • Bir şeyin asıl bölümü.
  • Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime
  • Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü.
  • Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu.
  • Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm.
  • İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

"Gövde" ile ilgili cümle

  • "Ağaç gövdelerini yonttular, günlerce uğraştılar, bir kağnı yaptılar." - A. H. Müftüoğlu
  • "Evli (ev-li), inanç (inan-ç), sevdirmek (sev-dir-mek)."

Biyoloji'deki anlamı:

Bitkilerde yaprak ve üreme organlarını taşıyan genel olarak toprak üstünde olan yapılar.

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme.. taban, türemiş kelime) Köklere yapım eklerinin getirilmesiyle meydana gelen türev: Evli (ev-li) , evci (ev-ci) , evlenmek (ev-le-n-mek) , evermek (ev-er-mek) , evlendirmek (ev-len-dir-mek) , sevgi (sev-gi) , sevim (sev-im) , sevinç (sev-i-nç) , sevdirmek (sev-dir-mek) , sevinmek (sev-in-mek) ve benzeri

Gitar terimi olarak anlamı:

Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü.

Gramer anlamı:

Ad ve fiil köklerine yapım eklerinin eklenmesiyle oluşturulan ve anlamca bağlandıkları kökle ilişkili bulunan türemiş kelime: canlı (<can+lı), gözlük (<göz+lük), görüş (<gör-üş); görüştür- (<gör-üş-tür-); görünüş (<görün-üş) ve benzeri

 

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm.

Bilimsel terim anlamı:

Ağacın dalları ile kökü arasındaki bölümü.

Vücudun, baş kol ve bacakların kendisine bağlandığı temel bölümü.

Bir kelimeden çekim takıları çıktıktan sonra geri kalan kısım. Kendilerinde bulunan eklerin tabiat ve değerlerine göre gövdelere, İSİM GÖVDESİ veya İSİMLİK GÖVDE (Th. nominal) ve FİİL GÖVDESİ veya FİİLLİK GÖVDE (Th.verbal) denir. Fiil gövdeleri zaman fikri de verebilir (ZAMANLI GÖVDE, Th. temporel). Kendisinde bir, iki veya üç ek bulunduğuna göre gövde BİRİNCİL, İKİNCİL ve ÜÇÜNCÜL GÖVDE (Th. primaire, secondaire, tertiaire) adını alır.

Araçlarda motor, çatkı ve mekanik ergenlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.

otomobil: Otomobil, kamyon ve benzeri araçta; motor, tekerlek gibi bölümlerin dışında kalan doğrama, döşeme, kaplamaya ilişkin biçimleyici öğelerin tümü.

İngilizce'de Gövde ne demek? Gövde ingilizcesi nedir?:

stem, body, trunk, vehicle body, head

Fransızca'da Gövde ne demek?:

 

tronc, thème

Osmanlıca Gövde ne demek? Gövde Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

gövde, cezi, cezi', sak

Gövde kısaca anlamı, tanımı:

Gövdeye atmak : Oburca yemek.

Gövde gösterisi : Aynı amaçta birleşenlerin güçlerini göstermek için büyük bir kalabalıkla yaptıkları gösteri.

Kongövde : Palmiyelerde olduğu gibi, üzerinde yaprak kalıntıları, izleri bulunan dalsız, budaksız gövde.

Sarılgan gövde : Tutunup sarılmaya yarayan uzun sürgün.

Tekgövde : Parçalara ayrılmayan, bütün olarak bulunan, monoblok.

Ad gövdesi : Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilen ve ad olarak kullanılan gövde, isim gövdesi.

Fiil gövdesi : Kökü bir başka yapım eki almış fiil.

İsim gövdesi : Ad gövdesi.

Gövdelenmek : Gövde kalınlaşmak, belirgin duruma gelmek. Gövde oluşmak.

Gövdeli : İri yapılı.

Gövdesel : Gövde ile ilgili.

Gövdesiz : Gövdesi olmayan. Görünürde gövdesi olmayan.

Gövdesizlik : Gövdesi olmama durumu.

Adam adama yük değil can gövdeye mülk değil : "konuğumuzdan veya yanımıza bir iş için gelen kimseden yüksünmemeliyiz çünkü onlar yanımızda sürekli olarak kalmazlar" anlamında kullanılan bir söz.

Kan gövdeyi götürmek : Çok kan dökülmek.

Asıl : Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Kök, köken, kaynak. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Soy, nesep. Gerçeklik. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Gerçek, esas.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Sakatat : Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Bir : Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Sadece. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber.

Gövde açınığı : Gövde yapmağa yarayan "açınık.

Gövde ağırlığı : Dansçının gövde ağırlığı.

Gövde alıştırmaları : Gövdenin işlekliğini ve güçlenmesini sağlamak için uygulanan özel alıştırmalar.

Gövde almaşımı : İsim ve fiil çekimlerinde gövdenin eksiksiz veya eksikli olarak çeşitlenmesi (İSİM ÇEKİMİNDE ALMAŞIM, FİİL ÇEKİMİNDE ALMAŞIM, Al. de déclinaison, Al.de conjugaison.

Gövde bağlamak : Semirmek, şişmanlamak.

Gövde boyama : Temelinde dinsel ve büyüsel öğeler yatan ve yas, savaş, bayram, erginleme ve geçiş törenleri sırasında her renge başka bir anlam vererek gövdeyi boyama.

Gövde bükünü : Hint-Avrupa dillerinde görüldüğü gibi takıları doğrudan doğruya köke değil de, gövdeye getiren bükün.

Gövde çevirmek : Gövdeye, omurganın verdiği olanak oranında bileşik eksende çember devinimi yaptırmak.

Gövde döndürmek : Gövdeyi, ayakların durumu değişmeden uzunluğuna ekseninde sağa - sola döndürmek.

Gövde et : Kesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten, deri, kuyruk ve bütün iç organları böbrek ve yağlar hariç çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde, karkas.

Gövde ile ilgili Cümleler

  • Onun etkileyici iş gövdesi onu bilimsel araştırmada bir lider yaptı.
  • Geminin gövdesinden kaya midyelerini sıyırdılar.
  • Gövde bir ağacın ana parçasıdır.
  • Bir dachshund uzun gövdesi ve kısa bacakları olan bir Alman köpeğidir.
  • O güçlü bir gövdeye sahip.
  • O büyük, ihtiyar meşe ağacının dibinde çimlere uzanıp, gövdesine adlarımızın baş harflerini kazıyacağım.

Diğer dillerde Gövde anlamı nedir?

İngilizce'de Gövde ne demek? : n. body, trunk, stem, carcase, carcass, ground form, hull

Fransızca'da Gövde : corps [le], taille [la], tronc [le], torse [le], thème [le]

Almanca'da Gövde : n. Baumstamm, Körper, Rumpf

Rusça'da Gövde : n. тело (N), туловище (N), торс (M), туша (F), корпус (M), ствол (M), основа (F)