Güdük nedir, Güdük ne demek

Güdük; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
  • Yetersiz, sonuç vermemiş.
  • Kuyruğu kesik ya da kopmuş.

"Güdük" ile ilgili cümle

  • "Boş elleri ve yavan bakışları ile ne güdük bir görünüşü var." - H. Taner
  • "Güdük minare."

Yerel Türkçe anlamı:

Kısa (boy için).

Küt, ucu sivriliğini kaybetmiş şey.

Hileci adam: Bu adamın işi gücü güdüklüktür.

Kuyruksuz, kuyruğu kesik hayvan.

Faiz.

Kısa boylu.

Oyunda ebe.

Kısa ceket.

İç çamaşırı, fanila, gömlek

Dam ve çatı için kullanılan uzun ve kalın ağaç.

Düzenli bir şekilde kızarmayan, yarı yanmış ekmek.

Ölçek.

Kolsuz yelek.

Küçük: Yaşı güdük gelse.

Halka biçiminde yapılmış olan ev ekmeği.

[Bakınız: gücük]

[Bakınız: gıdık]

Meşe ağacı kökü.

Köpek yavrusu

Küçülmüş sigara, izmarit.

Firenk gömleği, mintan,

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Silindir biçiminde 8 kilogramlık ağaç ölçek. (*Terme -Samsun; Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya; Alibey -Ordu)

Diğer sözlük anlamları:

Kuyruğu kesik hayvan.

Fransızca'da Güdük ne demek?:

rudimentaire, acromion

Güdük anlamı, kısaca tanımı:

Güdük kalmak : Bitmemiş, sonuç vermemiş durumda olmak. büyüyememek, küçük, bodur kalmak.

Güdükleşmek : Güdük duruma gelmek.

 

Güdüklük : Güdük olma durumu.

Eksik : Az. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. İhtiyaç duyulan şey.

Tamamlanma : Tamamlanmak işi.

Kesik : Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Aralıklı. Parası olmayan. Kesilmiş olan. Kesilerek bozulmuş olan. Kısa.

Yetersiz : Verimli olmayan. Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.). Gereken, istenen niteliği olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan.

Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Öz, özet. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü.

Verme : Vermek işi.

Yanı : "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz. "Demek oluyor ki" anlamlarında bir söz.

Kısa : Az süren, uzun olmayan. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısa olan şey.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Güdük kalma : Kalıtımsal nedenlerle ya da çocukluğun ilk yıllarında baş gösteren kimi hastalıklar yüzünden, örgenlerden herhangi birinin düzgülü olarak gelişememesi.

Güdükay : Şubat ayı.

 

Güdükçü : Takip eden kimse.

Güdükleme : Kısa ceket. Hayvan sürmeye yarayan araç. (Yunan Latin Tartıbilim Terimi) Bir dizenin veya bir dönünün sonundan yarım adım kaldırma (GÜDÜK, Catalectique).

Güdükleşme : Güdükleşmek işi.

Güdüklü : Tokat şehri, Niksar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Güdük anlamı nedir?

İngilizce'de Güdük ne demek? : adj. squat, stubby, stumpy

Fransızca'da Güdük : tronqué/e

Almanca'da Güdük : abgestumpft

Rusça'da Güdük : adj. куцый, несовершенный