Güneydoğu nedir, Güneydoğu ne demek

Coğrafya'daki terim anlamı:

Doğu ile güney arası yön. bk. anayönler, arayönler.

İngilizce'de Güneydoğu ne demek? Güneydoğu ingilizcesi nedir?:

south-east

Güneydoğu hakkında bilgiler

Doğu ile güneyin tam arasına verilen ad. Bu tam aradan doğuya kadar olan bölge , Doğu güneydoğu ; tam aradan güneye kadar olan bölgeye ise Güney güneydoğu adı verilir.Bu yönler genellikle deniz ve havayollarında kullanılır. Güneydoğu pusulada SE (South - East) olarak belirtilir.Güney , güneydoğu ve doğuyu bir üçgen kabul edersek güneydoğunun açısı 90 derecedir.

Güneydoğu ile ilgili Cümleler

  • Hırvatistan güneydoğu Avrupa'da bir ülkedir.
  • Bugün, Güneydoğu'da göreceli bir barış havası vardır.
  • Hırvatistan Avrupa'nın güneydoğusunda yer almaktadır.
  • Jim güneydoğu Asya gezisine çıkmak üzere.

Güneydoğu anlamı, kısaca tanımı:

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

 

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Geniş alan. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk.

Hava : Gökyüzü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Keyif, âlem. Çekicilik. Çevreyi kuşatan boşluk. Tarz, üslup. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik parçalarında tür.

Pusula : Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup, tezkere. Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç, yön belirteci. Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt.

 

Belirti : Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane.

Üçgen : Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles. Bu biçimde olan.

Doğu : Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Bu yönde olan, Şarki. Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön.

Yön : Belli bir noktaya göre olan yer, taraf. Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet. Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe. Tutulacak, izlenecek yol.

Güneydoğu anadolu projesi : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki Adıyaman, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Şanlıurfa ve Batman illerini kapsayan, bölgenin gelişme potansiyelini ortaya çıkarmak ve diğer bölgelerle iktisadi, sosyal ve kültürel gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla yürütülen ve ağırlıklı olarak tarımsal sulama ve enerji politikalarına dayanan çok kesimli bütünleşik bir bölgesel kalkınma projesi.

Diğer dillerde Güneydoğu anlamı nedir?

İngilizce'de Güneydoğu ne demek? : adj. southeastern, southeast, southeasterly

n. southeast

Fransızca'da Güneydoğu : sud-est

Almanca'da Güneydoğu : n. Südost, Südosten

adj. südöstlich

Rusça'da Güneydoğu : n. зюйд-ост (M), юго-восток (M)

adj. юго-восточный