Güvenlik nedir, Güvenlik ne demek

  • Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet

Bilimsel terim anlamı:

Bütün gerekseme ve isteklerin güven altında bulunması.

silah: Dolu bir ateşli silahın istenmeden ateş almasını önleyen düzenek; bu düzeneğin işleyişini sağlayan parça.

genel uygulayım: a. Herhangi bir aygıtta güven sağlayıcı parça. b. Bir kilidin, kmdi açarından başka bir araçla açılmasına karşı gösterdiği direnç; bu direnci oluşturan düzen.

İngilizce'de Güvenlik ne demek? Güvenlik ingilizcesi nedir?:

security, safety, safeness, sure

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Tokat kenti, Reşadiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum şehri, Kışlaköy nahiyesine bağlı bir bölge. Giresun kenti, Doğankent ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Güvenlik hakkında bilgiler

Güvenlik; toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumudur.

Kamera, lens, ayak, muhafaza, kablo, monitör, kayıt ve izleme cihazı ve diğer aksesuar / malzemelerden oluşan, kameralardan alınan görüntülerin ekranda izlenmesini, görüntülerin kaydedilmesi, kayıtlı görüntülerin oynatılması, uzaktan izlenmesi ve benzer diğer işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlayan ürün - hizmet birleşimine kamera güvenlik sistemi denmektedir.

 

Güvenlik ile ilgili Cümleler

  • Güvenlik en büyük düşmandır.
  • Ali sahil güvenlikle iletişime geçemedi.
  • Ali güvenlik görevlisi olarak çalışıyor.
  • Bu güvenlik sistemi çalışanların hareketlerini gittikleri yerde izlemelerine izin verir.
  • Güvenlik ekibi arabada patlayıcı kontrolü yaptı.
  • Ali son üç yıldır yüksek güvenlikli cezaevinin bir tutuklusudur.
  • Güvenlik görevlin içeri girmeme izin vermedi.
  • Adli tıp uzmanları ve cinayet masası dedektifleri, güvenlik çemberine alınmış yerde ve çevresinde çalışmalarını sürdürdüler.
  • Güvenlik en önemli şeydir.
  • Güvenlik çocuğu aramak için bölgeyi dikkatle inceledi.
  • Sahil Güvenlik bir kurtarma helikopteri çağırdı.
  • Güvenlik başka her şeyden öncelikli sağlanmalıdır.
  • Güvenlik çok sıkıydı.
  • Ali kendini bir güvenlik görevlisi olarak gizledi.

Güvenlik kısaca anlamı, tanımı:

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

 

Düzen : Alet edevat takımı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Yerleştirme, tertip. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Dolap, hile. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bez dokuma tezgâhı. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.

Aksama : Aksamak işi.

Yürütülme : Yürütülmek işi.

Kişi : Erkek. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Korkusuz : Korku vermeyen, tehlikesiz. Korkusu olmayan, yürekli, gözü pek, pervasız.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Güvenlik borusu : Buharlı tesisatta basıncın belirli bir değerin üstüne çıkmasını önleyen U biçimli boru.

Güvenlik engeli : Müze, sergi vb. yerlerde gerildiği yerin gerisine geçişi yasaklayan ip, naylon, zincir vb. maddelerden yapılmış engel.

Güvenlik görevlisi : Güvenliği sağlamakla görevli kimse.

Güvenlik şeridi : Suç kanıtlarının kaybolmaması için güvenlik güçlerinin olay yerini çevirdiği şerit. Otoyollarda kesiksiz çizgiyle belirlenen ve en sağ şeritte bulunan, acil durumlarda cankurtaran, itfaiye, polis vb. araçların gidebilmesi için ayrılmış yol bölümü, emniyet şeridi.

Güvenlik vanası : Buharlı tesisatta basınç belirli bir değerin üstüne çıktığında açılarak tesisatın güvenliğini sağlayan vana, emniyet supabı.

Milli güvenlik : Devletin her türlü dış ve iç tehditlere karşı korunması.

Sosyal güvenlik : Sosyal sigorta, sosyal yardım vb. araçlarla halkın sosyal durumunu güvence altına alma.

Kamu güvenliği : Bir devlette zabıta hizmetleriyle halka sağlanan can ve mal güvenliği.

Güvenli : Güven verici, emniyetli, emin.

Güven : Yüreklilik, cesaret. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.

Emniyet : Bir araçta güven sağlayıcı parça. Polis işleri. Güvenlik. Güvenlik işlerinin yürütüldüğü yer. Güven, inanma, itimat.

Kamera : Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet, alıcı. Kameraman. Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk.

Lens : Mercek. Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens.

Ayak : Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Basamak. Vücudun belden aşağı bölümü. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Halk edebiyatında uyak. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Göl ayağı. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Bacak. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri.

Muhafaza : Koruma, saklama, korunum.

Kablo : Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir madde ile sarılı bulunan metal tel.

Kayıt : Araç, eşya. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Yiyecek. Şart. Resmî belge. Pencere çerçevesi. Önem verme. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Bir yere mal ederek deftere geçirme. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması.

Güvenlik ağı : Sirklerde tel ya da trapez üzerinde tehlikeli atlamalar yapan cambazların düşmelerinde onları koruması için, numaraların yapıldığı boşluğun altına gerilen büyük esnek ağ. Herhangi bir düşmeye karşı, hüner gösteren sanatçının altına gerilen ağ. Daha çok sirklerde trapezcilerin güvenliği için kullanılır.

Güvenlik aydınlatması : İşliklerde ya da sinema salonlarında herhangi bir aksaklık ya da tehlike anında olağan aydınlatma kesildiğinde kendiliğinden çalışmaya başlayan ve bağımsız bir kaynaktan beslenen yedek aydınlatma.

Güvenlik dönüş borusu : Kazan ile genleşme deposu arasına, üzerine vana konmadan döşenen güvenlik borularından biri.

Güvenlik düzenlemeleri : Üretilen malların kullanıcılara veya diğer kişilere zarar vermemesi için işletmelerin uymak zorunda oldukları resmi kurallar ve yönetmelikler bütünü.

Güvenlik geliş borusu : Kazan ile genleşme deposu arasına döşenen ve üzerine vana konmayan boru.

Güvenlik genel yönetimi : Geniş anlamda toplumun düzenini bozan olaylara karşı, kişinin ve ulusun güvenliğini sağlayan örgüt.

Güvenlik indeksi : Tedavi indeksi.

Güvenlik kapacı : Bir dizge içindeki basıncın aşırı yükselmesini önlemek için belirli bir sınıra erişildiğinde açılarak basıncı denetleyen kapaç.

Güvenlik mekanizması : Kumanda sisteminin doğrudan güvenlik işlemini yönlendiren birimi.

Güvenlik önlemleri : Toplumu suçlulara karşı korumak için, alınan bütün engelleme işlemleri. Sinemalarda yangına karşı gerek yapı gerek gereç gerekse personel yönünden uyulması gerekli önlemler.

Diğer dillerde Güvenlik anlamı nedir?

İngilizce'de Güvenlik ne demek? : n. safety, security

Fransızca'da Güvenlik : sécurité [la], sûreté [la]

Almanca'da Güvenlik : Sicherheit

Rusça'da Güvenlik : n. безопасность (F)