Güzellik nedir, Güzellik ne demek

"Güzellik" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onu sertlik değil güzellik yola getirir."
  • "Güzelliğin on para etmez / Bu bendeki aşk olmasa" - Âşık Veysel
  • "Bizim balıkçı Süleyman doyamamış bu güzelliği seyretmeye." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Şark çıbanı.

Edebi terim anlamı:

[Bakınız: güzel]

Bilimsel terim anlamı:

Görme ve işitme duyuları aracılığıyla, hoşumuza giden ve bizde hayranlık duygusu uyandıran biçim ve ölçülerin oluşturduğu uyumlu bütün. bk. güzel.

Fransızca'da Güzellik ne demek?:

beauté

Güzellik tanımı, anlamı:

Güzellik enstitüsü : Kadınların yüz ve vücut bakımlarının yapıldığı yer.

Güzellik kraliçesi : Vücut ölçülerine, yüz güzelliğine ve gelen kültür düzeyine göre yapılmış olan yarışmalarda birinciliği kazanan kız.

Güzellik malzemesi : Makyaj malzemesi.

Güzellik müstahzarları : Makyaj malzemelerinin genel adı.

Güzellik salonu : Kuaför.

Güzellik yarışması : Yalnız yüz ve vücut güzelliğinin ölçü olarak kabul edildiği yarışma.

İyilik güzellik : İyilik sağlık.

Güzellik ondur dokuzu dondur : "güzelliğin büyük bir kısmı giyimle sağlanır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Güzellikle : Güzel bir biçimde.

Zorla güzellik olmaz : "kişiye, beğenmediği şey zorla beğendirilemez" anlamında kullanılan bir söz. "bir iş insana zor kullanılarak yaptırılamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Estetik : Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.

Zevk : Eğlence. Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni. Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz. Tat, lezzet.

Coşku : Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

 

Hoşlanma : Hoşlanmak işi.

Duygu : Önsezi. Duyularla algılama, his. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet.

Hüsün : Güzellik.

Güzel : Güzel kız veya kadın. İyi, hoş. Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Görgü kurallarına uygun olan. Adamakıllı, şiddetli. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Güzellik kraliçesi. Pek iyi, doğru. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Sakin, hoş (hava).

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Sadece. Bu sayı kadar olan. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

Güzellik ondur, dokuzu dondur : “güzelliğin büyük bir kısmı giyimle sağlanır” anlamında kullanılan bir söz.

Güzellik ile ilgili Cümleler

  • Güzellik bir kişinin karakteri hakkında bir şey söylemez.
  • Güzellik, kısa ömürlü zorbalıktır.
  • Güzellik ona bağışlanmış.
  • Güzellik kısa süreli tiranlıktır.
  • Asalet boyda değil soyda, incelik belde değil dilde, doğruluk sözde değil özde, güzellik yüzde değil yürekte olur.
  • Bu bir güzellik yarışması değil.
  • Güzellik kısa süreli zulümdür.
  • O, büyük sinema güzelliklerinden biri olan Ingrid Bergman'a şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır,
  • Bu kentte üç tane güzellik salonu var.
  • Güzellik kendinde güzeldir.
  • Gerçek güzellik içten gelir.
  • Güzellik, görendedir.
  • Bu ne güzellik!
  • Geçen yılki güzellik yarışmasında kazananın adının ne olduğunu biliyor musunuz?

Diğer dillerde Güzellik anlamı nedir?

İngilizce'de Güzellik ne demek? : adj. cosmetic

n. beauty, prettiness, fairness, charms, feminene charms, comeliness, fineness, handsomeness, niceness, pulchritude

Fransızca'da Güzellik : beauté [la], bonté [la], esthétique [la]

Almanca'da Güzellik : n. Bezauberung, Feinheit, Grazie, Lieblichkeit, Schöne, Schönheit

Rusça'da Güzellik : n. красота (F), краса (F), доброта (F), нежность (F)