Gall türkçesi Gall nedir

  • Gücendirmek.
  • Sürtmek.
  • Sürtünerek yaralanmak.
  • Bitkilerde, böcek veya mantar gibi organizmaların neden olduğu anormal gelişen yapılar.
  • Safra.
  • Nefret.
  • Kin.
  • Yara olmak.
  • Gal.
  • Kabalık.
  • Sürtünme sonucu oluşan yara.
  • İncitmek.
  • Küstahlık.
  • Öd.
  • Kızdırmak.
  • Sinirlendirmek.
  • Ovalamak.
  • Kızmak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İncinmek.
  • Bitkilerde, böcek ya da mantar gibi organizmaların sebep olduğu anormal gelişen yapılar.
  • Sürterek yara yapmak.

Gall ile ilgili cümleler

English: Five gallons of regular, please.
Turkish: Beş galon normal benzin, lütfen.

English: All the soldiers were gallant.
Turkish: Bütün askerler cesurdu.

English: After the botched gallbladder surgery, the patient was filled with bile, both figuratively and literally.
Turkish: Berbat safra kesesi ameliyatından sonra, hasta hem mecazi olarak hem de kelimenin tam anlamıyla, safra ile doluydu.

English: Better drop by his gallery if you have time.
Turkish: Zamanın varsa, geçerken galeriye uğrasan iyi olur.

English: He is a very gallant gentleman.
Turkish: O, çok cesur bir adamdır.

Gall ingilizcede ne demek, Gall nerede nasıl kullanılır?

Gall and wormwood : Unutulmayan acı anılar.

Gall apple : Elma şeklinde mazı.

Gall bladder : Öd kesesi. Safra kesesi. Safrakesesi. Karaciğerden gelen safranın depolandığı, armut şeklinde ya da yuvarlak kese. öd kesesi. Ödkesesi.

 

Gall bladder paralysis : Safra kesesinde kas işlevlerinin kaybolması. Safra kesesi felci.

Gall duct : Safra kanalı. Yara akıntısı.

Nut gall oak : Kayıngiller (fagaceae) familyasından, 1-6 m kadar boylanabilen, yaprak döken, genç dallarının cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan, %40 oranında tanen içeren, birçok sanayi dallarında kullanılan, küçük ağaç ya da çalılar. Mazı meşesi.

Galla : Etyopya ve kenya dili. Etiyopya ve kenya'da yaşayan göçebe klanın üyesi.

Oak gall : Mazı.

Gall oak : Mazımeşesi. Mazı meşesi. Kayıngiller (fagaceae) familyasından, 1-6 m kadar boylanabilen, yaprak döken, genç dallarının cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan, %40 oranında tanen içeren, birçok sanayi dallarında kullanılan, küçük ağaç ya da çalılar.

Aleppo gall : Halep mazısı.

İngilizce Gall Türkçe anlamı, Gall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antagonises : Aleyhine çevirmek. Düşmanlığa sebep olmak. Düşman etmek. Husumete sebep olmak. Kışkırtmak. Karşı koymak. Karşı çıkmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Husumeti tahrik etmek.

Disservice : Kötülük. Zararlı davranış. Hasar. Zarar. İncitici davranış. Kırmak. Ziyan. Zararlı iş.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aversion : İğrenç şey. Nefret edilen şey. İğrenme. Yıldızı barışmama. Tiksinme. Hoşnutsuzluk. Sevmeme. Hoşlanmama. Hiç hoşlanmama. Sevimsiz tip.

 

Affronted : Hakarete uğramış. Hakaret etmek (herkesin içinde). Hakarete maruz kalmış. Küçük düşürmek. Hakaret edilmiş.

Scrubs : Cerrah önlüğü. Doktor önlüğü. Ovmak. Fırça ile ovmak. Yıkamak. Ameliyat önlüğü. Fırçalamak. Ertelemek. İptal etmek.

Animosities : Garez. Adavet. Düşmanlık. Karşıtlık. Hasımlık. Husumet. Garaz.

Barbarousness : İğrençlik. Medeniyetsizlik. Gaddarlık. Barbarlık. İlkellik. Vahşilik. Acımasızlık. Zalimlik.

Impudence : Cüret. Terbiyesizlik. Yüz. Utanmazlık. Saygısızlık. Yüzsüzlük. Hayasızlık. Arsızlık.

Animus : Gaye. Dişi kişiliğinde erkeksi taraf (jung). Ters mizaç. Hedef. Maksat. Düşmanlık. Niyet. Kötü niyet.

Gall synonyms : bile juice, barbarities, abo blood groups system, aardvarks, bruskness, bugger about, smart, abramis zone, chafed, enchafing, affronting, cheeking, allergy, asperity, abomination, despite, rudeness, brassing, bristle, chutzpa, cheekiness, audacity, barbarity, bestialities, anger, feuded, bugger, antagonism, be up in arms, antipathy, endamaged, gads, chagrin.

Gall zıt anlamlı kelimeler, Gall kelime anlamı

Soothe : Azaltmak. Yatıştırmak. Dindirmek. Avutmak. Yumuşatmak. Hafifletmek. Teselli etmek. Teskin etmek. Rahatlatmak. Sakinleştirmek.

Courtesy : Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Nezaketen parasız verilen şey. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. İncelik. Nezaket. Teveccüh. Kibarlık. Hürmet. İltifat. Sarayda görgü kuralları.

Gall ingilizce tanımı, definition of Gall

Gall kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The bitter, alkaline, viscid fluid found in the gall bladder, beneath the liver. It consists of the secretion of the liver, or bile, mixed with that of the mucous membrane of the gall bladder. To fret and wear away by friction. To jeer. To impregnate with a decoction of gallnuts. To gall a mast or a cable. To injure the surface of by attrition. An excrescence of any form produced on any part of a plant by insects or their larvae. They are most commonly caused by small Hymenoptera and Diptera which puncture the bark and lay their eggs in the wounds. The larvae live within the galls. Some galls are due to aphids, mites, etc. [Bakınız: Gallnut]. A wound in the skin made by rubbing. To scoff. As, a saddle galls the back of a horse. To hurt or break the skin of by rubbing. To chafe.