Galoş nedir, Galoş ne demek

Galoş; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf
  • Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.

"Galoş" ile ilgili cümleler

  • "İşlemeli yün çorapları ve galoşları hâlâ ayağında idi." - T. Buğra

Galoş hakkında bilgiler

Galoş (Fransızca: galoche), özellikle temiz tutulması gereken yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabı üzerine geçirilen ince ve şeffaf korumalık veya tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı. Müze ve sağlık kurumlarında sıkça kullanılır.

Galoş anlamı, tanımı:

Sağlık : Sağ, canlı, diri olma durumu. Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.

Kurum : Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür.

Müze : Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı.

Bölüm : Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

 

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

İnce : Ayrıntılı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.

Şeffaf : Saydam.

Tahta : Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Kara tahta. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Toplantı, düğün. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.

Kılıf : Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe. Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap.

Tutulma : Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı. Tutulmak işi. Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite.

 

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Korumalık : Koruma sağlayan şey.

Galoşlu : Galoşu olan. İlgili cümle: "“Bir ara, ben sandalyede sıkıntıyla otururken o galoşlu ayaklarını hışırdatarak içeri gitti.”" E. Şafak.

Galoşsuz : Galoşu olmayan.

Diğer dillerde Galoş anlamı nedir?

İngilizce'de Galoş ne demek? : n. overshoe, rubbers

Fransızca'da Galoş : galoche [la]

Almanca'da Galoş : n. Überschuh

Rusça'da Galoş : n. калоша (F)