Ganimet nedir, Ganimet ne demek

Ganimet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal.
  • Yağma sonrasında elde kalan mal, çalıntı.
  • Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç veya imkân

"Ganimet" ile ilgili cümle

  • "Burunları bile kanamadan ganimete kavuşacaklardı." - F. F. Tülbentçi

Tarih'teki anlamı:

Savaşta düşmandan alınan mal, para, tutsak. İslam kurallarına göre alınan ganimetin beşte biri devlet hazinesine, geri kalanı kılıç hakkı olarak askere bırakılırdı.

Ganimet isminin anlamı, Ganimet ne demek:

Kız ismi olarak; Düşmandan alınan mal. Beklenmedik kazanç veya olanak.

İngilizce'de Ganimet ne demek? Ganimet ingilizcesi nedir?:

booty

Fransızca'da Ganimet ne demek?:

ganymède

Ganimet hakkında bilgiler

Ganimet; İslam alimlerinin bu kelimeden anladıkları mana, mağlup edilen kâfirlerden harpte zaptedilen silahlar, binek hayvanatı, köleler ve bütün diğer emval-i menkûledir. Ganimetin beşte dördünü, bilfiil harbe girmiş olsun veya olmasın, muharebede hazır olan askerler arasında taksim edilmesi icap eder. Muharebede bir düşmanı öldüren onun üzerinde bulunan bütün teçhizatı alabilir. Atlılar piyadelerin aldıklarının üç misli (Ebu Hanife'ye göre ancak ikidir) fazla hak talep edebilirler.

Geri kalan beşte biri Allah'a aittir. Kur'an'ın 8. sûresinin 41. ayetinde bu çok açık bir şekilde açıklanmaktadır.

 

Ganimet ile ilgili Cümleler

  • Hırsızlar ganimeti paylaştılar.
  • Hırsızlar ganimeti aralarında paylaştılar.
  • Hırsızlar ganimetlerini böldü.

Ganimet anlamı, tanımı:

Düşman : Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları.

Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Kalma işini yapan. Bir çıkarmanın sonucu. Artan, mütebaki.

Fırsatı ganimet bilmek : Çıkan fırsattan en iyi biçimde yararlanmak.

Savaş : Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele.

Rastlantı : Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf.

Kazanç : Yarar, çıkar, kâr. Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü.

 

Yağma : Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul. Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan.

Çalıntı : Çalınmış olan.

İslam : Müslümanlık.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Ganimet malı : Osmanlılarda ganimetten devlet hazinesine ayrılan beşte bir ile madenlerden ve gömülerden sağlanıp kimsesizlere, yoksullara ve yolculara verilmek üzere ayrılan gelir.

Diğer dillerde Ganimet anlamı nedir?

İngilizce'de Ganimet ne demek? : n. booty, plunder, spoil, godsend, capture, loot, pillage, prize, trophy

Fransızca'da Ganimet : butin [le], prise [la], trophée [le]

Almanca'da Ganimet : n. Beute, Fischzug, Trophäe

Rusça'da Ganimet : n. добыча (F), трофей (M)