Geçemek nedir, Geçemek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Dar geçit, boğaz.
Yol uğrağı: Burası bir eyi geçemek yeridir.
Geçemek anlamı, tanımı
Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan
Yol uğrağı : Geçerken uğranılan, yanından yol geçen yer, uğrak, çiğnek.
Dar geçit : Yüksek genç dağlarda iki yamacı birleştiren derin, uçurum görünüşünde dar yol.
Burası : Bu yer, bura.
Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.
Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.
Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.
Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.
Uğra : Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.
Bura : Bu yer.
Boğa : Damızlık erkek sığır. Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir.
Dar : İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
Eyi : İyi, peki. İyi. [Bakınız: eyü].
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Yol : Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.
Diğer dillerde Geç uçan yarasa anlamı nedir?
İngilizce'de Geç uçan yarasa ne demek ? : serotine

Bu kısımda Geçemek nedir? Geçemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Geçemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Geçemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.