Geleneksel nedir, Geleneksel ne demek

Geleneksel; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel

"Geleneksel" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Üstünde, geleneksel pandomim giysileri olan siyah külot pantolon ve silindir şapka vardır." - N. Hikmet

Hukuki terim anlamı:

an’anevî.

İngilizce'de Geleneksel ne demek? Geleneksel ingilizcesi nedir?:

conventional

Geleneksel hakkında bilgiler

[Bakınız: anane]

Geleneksel ile ilgili Cümleler

  • Geleneksel tarifi tercih ederim.
  • Yeni Çağ fikirleri geleneksel Hıristiyanlığın ağırbaşlı ortadoksluğu için ferahlatıcı bir alternatiftir.
  • Hanuka bayramı sırasında dört taraflı dönen top ile oynamak gelenekseldir.
  • Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.
  • Ali geleneksel cinsiyet rollerine inanır.
  • Geleneksel Japon mobilyaları çivi ya da vida kullanılmadan yapılır.
  • Basitleştirilmiş Çince ve geleneksel Çince arasındaki fark nedir?
  • Bay ve bayan garsonların ilk isimlerini kullanarak kendilerini tanıtması gelenekseldir.
  • Geleneksel bir kilise düğünümüz vardı.
  • Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.
  • Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.
  • Geleneksel şarkıları söylemekten hoşlanır.
  • Britanya'da üzümlü ve elmalı tart geleneksel olarak Noel zamanında yenir.
  • Onların geleneksel yaşam tarzı artık yok.
 

Geleneksel anlamı, tanımı:

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Gelenekselleşme : Gelenekselleşmek durumu.

Gelenekselleşmek : Gelenek durumunu almak.

Ananevi : Geleneğe dayanan, geleneksel.

Tradisyonel : Geleneksel.

Anane : Gelenek.

Geleneksel çevre : Benzer gelenek ürünlerini taşıyan kişilerden oluşan çevre. bk. gelenek, krş. göreneksel çevre, boşinançsal çevre.

Geleneksel ekonomi : Ne, ne kadar, nasıl ve kimin için üretilecek yönündeki kararların, inanç, gelenek, alışkanlık, din vb. temelinde verildiği iktisadi sistem.

Geleneksel etki tepki fonksiyonu :

Geleneksel genelleştirilmiş en küçük kareler :

Geleneksel gerileme : Tarihsel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve daha birçok etkenler altında kalan kimi geleneklerin öz biçimleriyle olgularını yitirerek yeni bir halkbilim ürün ya da olayına dönüşmeleri biçimindeki oluşum, bk. halkbilimsel gerileme, gelenek, tapıncak. krş. göreneksel gerileme, boşinançsal gerileme.

Geleneksel gösteri : Çağdaş tiyatro kavramına karşıt kavramı getiren tiyatro; bir toplumun kendine özgü yapısının oluşturduğu ve o toplumun yapısında değişiklik süreciyle yakın ilintisi içinde sürmüş, daha sonraki dönemlerde kalıplaşarak donmuş ve kendi özelliklerini korumuş olan tiyatro.

 

Geleneksel kalkınma iktisadı : Ülkeleri az gelişmiş ve gelişmiş (sanayileşmiş) diye ayırarak kalkınma ve büyüme sorunlarının bu ayrımda çözümlenmesi gerektiğini ileri süren, az gelişmiş ülkelere özgü iktisadi politikalar geliştirilmesini savunan ve bu bağlamda devletin iktisadi hayata etkin katılımını öngören ve koruyucu dış ticaret politikası eşliğinde dışalım ikameci sanayileşme ile az gelişmiş ekonomilerde varolan kırsal kesim ile modern kesim arasındaki ikiliğin kaldırılmasını amaçlayan ilk iktisadi kalkınma yaklaşımı.

Geleneksel katman : Geleneklerin bağlı olduğu tarihsel katman, bk. gelenek, krş. göreneksel katman, boşinançsal katman.

Geleneksel kesim : Sonsuz işgücü sunumuyla çalışan ve gizli işsizliğin yaygın olduğu emek yoğun üretim tekniklerinin kullanıldığı iktisadi kesim.

Geleneksel kukla : Bir ülkenin geleneği içinde eski yöntemle oynatılan kukla oyunu.

Diğer dillerde Geleneksel anlamı nedir?

İngilizce'de Geleneksel ne demek? : adj. traditional, customary, groovy, classic, conventional, folksy, institutional, set

Fransızca'da Geleneksel : traditionnel/le

Almanca'da Geleneksel : adj. althergebracht, altherkömmlich, hergebracht, konventionell, landläufig, traditionell

Rusça'da Geleneksel : adj. традиционный