Geliş nedir, Geliş ne demek

"Geliş" ile ilgili cümle

  • "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim" - Ruhsati

Yerel Türkçe anlamı:

Düğün çağırıcısı

Kere, kez, defa.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: gelen]

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Doğum sırasında yavrunun e yaklaşım biçimi, fetal presentasyon, presentasyon. Yavru enine veya uzunluğuna gelebilir.

İngilizce'de Geliş ne demek? Geliş ingilizcesi nedir?:

presentation

Geliş tanımı, anlamı:

Gidiş geliş : Trafik.

Söz gelişi : Bir düşünceyi açıklamak için örnek gösterileceğinde o örneğe giriş olarak söylenen bir söz, söz gelimi, söz misali, temsil, söz temsili, örneğin, mesela, bilfarz.

Gelişigüzel : Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.

Gelişim : Serpilip büyüme. Gelişme işi. Aksiyon. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

Gelişimci : Gelişim gösteren kimse. İlerleyen kimse.

Gelişimcilik : Gelişimci olma durumu.

Gelişkin : Gelişmiş olan, mütekâmil.

Gelişkinlik : Gelişkin olma durumu.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm. Olan biten şey.

Gelişme koşusu : Atma veya atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla yarışçının hız kazanmak için yaptığı koşu.

 

Gelişmek : Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. Şişmanlamak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Gelişmişlik : Gelişmiş olma durumu.

Geliştirilme : Geliştirilmek işi.

Geliştirilmek : Geliştirme işi yapılmak.

Geliştirim : Senaryonun hazırlanmasında özet ile ayrımlama arasında yer alan aşama.

Geliştirme : Geliştirmek işi.

Geliştirmek : Gelişmesini sağlamak, gelişmesine yol açmak.

Araştırma geliştirme : Bir ürünün veya bir çalışmanın etkisini, verimliliğini, geliştirilmesini sağlamak için uzmanlarca yapılmış olan ayrıntılı araştırma.

Az gelişmiş : Gelişmesi gecikmiş olan. Eğitim düzeyi düşük kalmış, üretimi genellikle ilkel tarıma dayanan, doğal kaynaklarını gereğince değerlendiremeyen (ülke).

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir : "bir işin sonunun nasıl olacağı şimdiki gidişinden belli olur" anlamında kullanılan bir söz.

Sosyal gelişme : Sosyolojik bakımdan gözlenen değişme ve gelişme.

Toplumsal gelişme : Toplumun bütün olarak değişmesi ve gelişmesi.

Gelme : Gelmek işi. Yetişme. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

 

Geliş açısı : Yansıtıcı bir yüzeye gelen ışının, yüzeyin dikeyi ile yaptığı açı. (fizik)

Geliş gidiş etmek : Gelip gitmek.

Geliş sırası düzeni : Kitapların, kitaplığa geliş sırasına göre numaralanıp raflara dizilmesi.

Geliş varış : Gidiş geliş.

Gelişat : Gelenek, ahlak.

Gelişatlı : Gürbüz, büyümüş, yetişmiş

Gelişebilme : Gelişebilmek durumu.

Gelişebilmek : Gelişme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Gelişen : Hakkâri ilinde, Şemdinli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Gelişgin : Gürbüz, büyümüş, yetişmiş: Hacı Murat'ın böyle gelişgin oğlu olduğunu bilmezdim.

Geliş ile ilgili Cümleler

  • Gelişinden iki gün sonra öldü.
  • Bu gelişi kesinlikle hiç kimse görmedi.
  • O, okulu asmak ve partiye gitmek için çabucak bir plan geliştirdi.
  • Gelişim hakkında onu bilgilendirdim.
  • Gelişimini bilgisayarımdan denetleyeceğim.
  • Gelişimi sağlayayım diye dünyayı kutuplaştırdınız sonuç ortada yaptığınızla övünüyor musunuz?
  • Gelişelim derken kendi öz kültürümüzü yitirdik.
  • İlginç bir gelişme oldu.
  • Önemli bir gelişmeye ihtiyacımız var.
  • Bu uçak en gelişmiş uçuş yönetim sistemlerinden biriyle donatılmıştır.
  • "Daha önce hiç burada geldin mi?" "Hayır, bu benim buraya ilk gelişim."
  • Bir kadının klitorisi aslında gelişmemiş bir penistir. Bir doktora sorun.
  • Gelişim önerileri hoş karşılanır.
  • Gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.

Diğer dillerde Geliş anlamı nedir?

İngilizce'de Geliş ne demek? : n. coming, arrival

v. develop, improve, grow, progress, advance, flourish, ameliorate, blossom, blossom out, boom, branch out, evolve, expand, flower, go ahead!, grow up, make headway, refine, shape, shape up, thrive

Fransızca'da Geliş : arrivée [la], venue [la], va-et-vient [le]

Almanca'da Geliş : n. Ankunft

Rusça'da Geliş : n. прибытие (N), приход (M), приезд (M), ход (M), езда (F)