Gelir nedir, Gelir ne demek

"Gelir" ile ilgili cümleler

  • "Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı." - M. Yesari

Yerel Türkçe anlamı:

Kazanç

Hukuki terim anlamı:

îrâd.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay.

Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları ve benzeri kaynaklardan elde edilen para miktarı.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintili gelir ya da kesintisiz gelir olarak ikiye ayrılır).

Bilimsel terim anlamı:

Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (Aylık, ürem, kira, özel gelir ve benzeri gibi).

İngilizce'de Gelir ne demek? Gelir ingilizcesi nedir?:

 

income, box office, box office (takings, receipt), take

Osmanlıca Gelir ne demek? Gelir Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

irat

Gelir hakkında bilgiler

Gelir, kişinin dönem başındaki servetinin dönem sonundaki servetine eşit olması koşuluyla, o dönem içinde tüketebileceği mal ve hizmet miktarı toplamıdır.

Gelir ile ilgili Cümleler

  • Dokunulmazlığı alamadım bu benim yaşayamayacağım anlamına mı gelir?
  • Ali okula sınıfındaki diğer öğrencilerden daha erken gelir genellikle.
  • Belki şeyler bir nedenden dolayı meydana gelir.
  • Kimyasal sembol "H" hidrojen anlamına gelir.
  • Gelir misin?
  • Gelir gelmez sana söyleyeceğinden eminim.
  • Ali her yıl ziyaret etmeye gelir.
  • Geliri ailesine bakamayacak kadar çok küçük.
  • Gelir gelmez konuşmamız gerektiğini düşündüm.
  • Gelir vergilerimi hesaplamama yardım etmeni istiyorum.
  • Amerikalılar göçmenlerin soyundan gelirler ve çok vatanseverdirler.
  • Gelir dağılımı daha adil olabilir.
  • Gerçek güzellik içten gelir.
  • Gelir gelmez size yazacağım.

Gelir anlamı, kısaca tanımı:

Gelir dağılımı : Bir ülkenin toplam gelirinin o ülkenin bireyleri arasındaki dağılımı.

Gelir düzeyi : Kişinin yaşam düzeyini gösteren maddi durumu.

Gelir kaynağı : Para sağlama yeri veya faaliyeti.

Gelir ortaklığı : Köprü, baraj vb. kamu yapılarının gelirlerine gerçek ve tüzel kişilerin belirli şartları yerine getirerek ortak olması.

 

Gelir vergisi : Kişilerin gelirlerinden, bir oran ölçüsünde devlete ödedikleri dolaysız vergi.

Milli gelir : Bir yıllık toplumsal üretimde, üretim araçları için harcananların düşülmesinden sonra kalan bölüm, ulusal gelir.

Ulusal gelir : Millî gelir.

Dar gelirli : Geliri normal bir geçim sağlamaya yetişmeyen, geçim sıkıntısı çeken (kimse).

Gelirli : Geliri olan.

Gelirlilik : Gelirli olma durumu.

Gelirsizlik : Gelirsiz olma durumu.

Akla gelmeyen başa gelir : "insan ummadığı, düşünmediği şeylerle karşılaşabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Alna yazılan başa gelir : "kişi, kaderi ne ise onu görür" anlamında kullanılan bir söz.

Atalar çıkarayım der tahta döner dolaşır gelir bahta : "ana baba, çocuğuna mutlu bir yaşam sağlamaya çalışır ancak kaderde yazılı olan gerçekleşir" anlamında kullanılan bir söz.

Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir : "insan, tedbirsizliği yüzünden bir felakete uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım, neden böyle yapmadım diye üzülür" anlamında kullanılan bir söz.

Baykuşun kısmeti ayağına gelir : "Tanrı hiçbir canlıyı aç bırakmaz, kımıldamadan duran baykuşun rızkını bile önüne koyar" anlamında kullanılan bir söz.

Bayramda borç ödeyene ramazan ağır gelir : "vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer" anlamında kullanılan bir söz.

Can boğazdan gelir : "insan yiyeceğine önem vererek güçlenebilir veya yemeden yaşamak mümkün değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Dağ başına kış gelir insanın başına iş gelir : "dağ başında kışın fırtına eksik olmadığı gibi kişinin yaşamında da yıpratıcı olaylar eksik olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Dar gelirlilik : Dar gelirli olma durumu.

Davulun sesi uzaktan hoş gelir : "işin içinde olmayanlar o işi kolay veya kârlı sanırlar" anlamında kullanılan bir söz.

Dile gelen ele gelir : "insanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler" anlamında kullanılan bir söz.

Dinsizin hakkından imansız gelir : "acımasız olan kişiyi, kendisinden daha acımasız biri yola getirir" anlamında kullanılan bir söz.

Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir : "birçok kimse için felakete yol açan bir olay, bazı insanları ilgilendirmez" anlamında kullanılan bir söz.

Elden ne gelir : Çaresiz bir durumda yapılacak bir şey olmadığını anlatan bir söz.

Eyere de gelir semere de : "her işe yarar, her türlü işi görebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Giden gelse dedem gelirdi : "ölen bir kimse dirilemeyeceği gibi elden çıkan bir şey de bir daha ele geçmez" anlamında kullanılan bir söz.

Gülme komşuna gelir başına : "birinin başına gelen kötü bir durum senin de başına gelebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Herkesin ettiği yoluna gelir : "bir kimse başkasına ne yaparsa kendisi de aynı şeyle karşılaşır" anlamında kullanılan bir söz.

İyi insan sözünün üstüne gelir : "yokluğunda kendisinden söz edilen kimse, konuşmanın üzerine gelirse o iyi insandır, denilir" anlamında kullanılan bir söz.

İyi olacak hastanın hekim ayağına gelir : "Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir" anlamında kullanılan bir söz.

Leyleği kuştan mı sayarsın yazın gelir kışın gider : "sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan, maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Misafir kısmeti ile gelir : "misafirin geldiği evde ya yiyecek bulunur veya beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir" anlamında kullanılan bir söz.

Sakla samanı gelir zamanı : "gereksiz görülen şey ileride gerekli olabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Sap döner keser döner gün gelir hesap döner : "her şey zaman içinde planlandığı gibi gerçekleşmeyebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Toplu : Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Vücutça dolgun. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Topu olan. Bir arada, bütün, kombine.

Zaman : Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Dönem, devir. Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit.

Para : Kuruşun kırkta biri. Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Varidat : Gelirler.

Ekonomik : Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. Kolay kullanılabilen. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı.

Birim : Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Bir kümenin her elemanı. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek.

Gelir bağlama : İş kazası ya da uğraşı sayrılığı sonucu ölümlerde yasasına göre hakedicilere aylık bağlama.

Gelir bildirimi : Çeşitli kaynaklardan bir takvim yılı içinde sağlanan gelir ve kârlar için vergi dairelerine yapılan bildirim.

Gelir çilzelgesi : İşletmenin bir dönemine ilişkin gelirleri ve bunun elde edilebilmesi için sağlanan tümdeğeri ve giderleri özetleyen çizelge.

Gelir dilimi : Belli bir gelir aralığında yer alan vergi mükellefleri.

Gelir esnekliği : Bir malın istem miktarındaki oransal değişmenin gelirdeki oransal değişmeye oranı, diğer bir deyişle gelirde meydana gelen değişmeye istemin duyarlılığını gösteren katsayı. krş. normal mal, düşük mal

Gelir etkisi : İki mal tüketildiği varsayımı altında mallardan birinin fiyatındaki değişmenin tüketicinin reel gelirinde yaratacağı değişmeye bağlı olarak her iki mala yönelik istemde ortaya çıkan değişme. krş. ikame etkisi 1 Emek piyasasında ücret artışı karşısında işçinin tatmin düzeyinin yükselmesi sonucunda daha az çalışmak istemesi, diğer bir deyişle boş zamanı çalışmaya tercih etmesi.

Gelir gider : Kararsız Orta, oldukça iyi.

Gelir gideri : Geliri sağlayabilmek amacıyla yapılan giderler.

Gelir grubu : Belli bir gelir aralığına giren nüfus. bk. gelir dilimi

Gelir harcama modeli : Veri fiyat ve faiz oranı varsayımı altında, denge reel gelir (üretim) düzeyinin iktisadi karar birimlerinin planlanan harcamaları tarafından belirleneceği temeli üzerine kurulmuş Keynesyen model.

Diğer dillerde Gelir anlamı nedir?

İngilizce'de Gelir ne demek? : n. income, revenue, revenues, earnings, takings, drawings, gainings, proceeds, yield

v. arrive, come to, come, attain; carry over, come up to, fall on, get, pull, roll up, set, stem

Fransızca'da Gelir : revenu [le], patrimoine [le], rapport [le], recette [la]

Almanca'da Gelir : n. Abwurf, Bezug: Bezüge, Einkommen, Einkünfte, Einnahme

Rusça'da Gelir : n. доход (M), приход (M), доход: доходы (PL), доходность (F), барыш (M), барыш: барыши (PL)