Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sözünün eri, mert kişi.

Gani.

Geri.

Geni ile ilgili Cümleler

 
  • Ali bir Harvard geniş tişörtü giyiyor.
  • Geniş bir aileden geliyorum.
  • Biz genişlemek istiyoruz.
  • Meseleleri daha geniş bir temelde yargılamalıyız.
  • Geniş kütüphanenin yakınında yaşıyoruz.
  • Geniş bant hızında ve kalitesinde ülkeden ülkeye büyük farklılıklar vardır.
  • “Bu vahim skandalı, bu mahdut dışarlık çocuğu niçin bu kadar geniş karşılıyordu?”
  • “Genzinden çıkardığı seslerle ağlama taklidi yapıyordu.”
  • Geniş bir çöl önümüzde uzanıyor.
  • Nehir bu noktada neredeyse bir mil genişliğindedir.
  • Onun kalbi geniş.
  • Genişliği kadar derindir.
  • Geniş çaplı bir buzdolabı satın almak istiyorum.
  • Yolun arabalar için yeterince geniş olduğunu düşünüyor musun?
  • Geniş bir hayal gücün var.

Geni ile ilgili Atasözü veya Deyim

eli genişlemek : bolca paraya kavuşmak.

geniş bir nefes almak : sıkıntılı bir durumdan kurtulmak, ferahlığa kavuşmak.

geniş karşılamak : hoşgörü ile değerlendirmek.

genizden konuşmak (veya çıkarmak) : burnu tıkalı gibi konuşmak.

kapsamını genişletmek : bir şeyin sınırları içine giren ögeleri genişletmek, şümullendirmek.

ufkunu genişletmek : görüş alanını genişletmek, daha geniş, daha fazla bilgi ve görüş edinmek.

Geni kısaca anlamı, tanımı

Acı genirek : Mide ekşimesi, hazımsızlık ve bundan ileri gelen geyirti

Acı genirik : Mide ekşimesi, hazımsızlık ve bundan ileri gelen geyirti.

Akdeniz geniş kanatlı yarasası : Memeliler (Mammalia) sınıfının, yarasalar (Chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (Vespertilionidae) familyasından, böceklerle beslenen, kafatasına ait ölçülerle Eptesicus serotinus'dan ayrılan, eski yapıların duvar çatlakları arasında küçük koloniler oluşturan, sarımsı kahverenkli bir tür.

Alan genişletici : Alıcıdaki merceğin odak uzunluğunu yarıya indirerek olağan bir merceği geniş açılı mercek durumuna sokan, böylelikle ilk merceğin alanını genişleten bir ek mercek çeşidi.

Aşkın genişleme : Bir oyutun cebirsel olmayan genişlemesi.

Ayrılabilir genişleme : Bir F oyutunun, F* m her bir öğesi, katsayıları F den alman bir ayrılabilir çokterimlinin sıfın olacak biçimdeki F * genişlemesi.

Bağışlanan hakkın genişliği : Bulgucuya verilen hakların kapsamı.

Bant genişlemesi : Analitlerin bir kolondan geçerken çeşitli difüzyon ve kütle aktarım işlemlerinin etkisiyle kolonda yayılma meyli.

Bellek genişliği : Belleğin, yaşa ve kişisel özelliklere göre değişen sınırı ya da alanı. Kişinin anımsayıp doğru olarak yineleyebildiği sözcük, sayı ya da benzeri şeylerin toplamı.

Berk geniş zaman : Yunancada -s- katılmadan yapılan geniş geçmelik zamanı.

Bilinç genişliği : Belirli bir anda kişinin aynı zamanda algılayabileceği nesnelerin toplamı.

Birincil mide genişlemesi : Akut mide genişlemesi.

Bronş genişletici : Bronş ve bronşçukların düz kaslarını gevşeten.

Cebirsel genişleme : Bir k oyutunun, her bir öğesi katsayıları k dan seçilen birer çok terimli denklemi gerçekleyecek biçimde, bir genişlemesi.

Cebirsel oyut genişlemesi : Her öğesi bir k oyutu üzerinde cebirsel olan K oyut genişlemesi.

Cismin genişlemesi : F cismi bir G cisminin alt cismi olduğunda, G'ye F nin genişlemesi denir.

Cismin sonlu genişlemesi : F cismi üzerinde, sonlu boyutlu vektör uzayı olan genişleme.

Çizgi genişliği : Çınlanım eğrisinin yan yüksekliğindeki genişliği; bu genişliği sıklığa, dalga boyuna ya da döneme bağlı olarak verilir.

Dağılım genişliği : Diziyi oluşturan verilerin en büyük ve en küçük ölçümle elde edilmiş değerler arasındaki fark.

Dikkat genişliği : Kısa bir süre içinde gösterilen çok sayıdaki nesneyi doğru olarak algılayabilme ve anımsayabilme niteliği. Kişinin bir nesne ya da konu üzerine dikkatini yöneltebildiği süre.

Dingil genişlği : Bir dingil üzerindeki iki tekerleğin orta düzlemleri arasındaki uzaklık.

Doppler genişlemesi : Bir kimyasal tür tarafından ışının hızlı bir şekilde absorplanması veya yayılması sonucu spektral çizgilerin genişlemesi; türün ışık yolundaki hareketine bağlı olarak, dedektör tarafından alınması gereken dalga boyundan biraz daha küçük veya büyük dalga boyu alınır.

Dörttebirlikler genişliği : Alt ve üst dörttebirlikler arasındaki çıkarım. Betimsel istatistikte yalın bir yayılma ölçüsüdür.

Düğüm genişletme damgası : Kendisini izleyen bir ya da birkaç düğümlenmiş gösterimin başka bir düğüme ya da başka bir düğümlenmiş damga takımına göre yorumlanacağını göstermek üzere kullanılan herhangi bir güdüm damgası.

Düz geniş görüntülük : Sıkıştırmaç değil olağan mercek kullanılarak, gösterici penceresinin alttan ve üstten istenilen çerçeve oranında örtülmesiyle gerçekleştirilen geniş görüntülük işlemi.

Düzgen genişleme : Bir F oyutu için, katsayıları F den seçilen bir çokterimlinin Galois oyutu.

En geniş yapım alanı : Bir yerbölüm içinde yapı yapmanın olanaklı olduğu alan.

Etkin bant genişliği : Bir monokromatör veya bir girişim filtresinde, geçirgenliğin anma dalga boyundakinin %50’si kadar olduğu dalga boyu aralığından ibaret bir bant genişliği.

F geni : Verimliliği kontrol eden gen.

Geçmişte geniş zaman : Görürdüm şeklindeki fiil zamanı.

Geniba : Yenge.

Genikmek : Gevşemek, genişlemek.

Genikulatus : Diz biçiminde olan.

Genikulum : Dizcik, küçük diz.

Genikulum kanalis fasyalis : Piramit kemiğinin ön duvarının altında canalis facialis'in yaptığı dirsek.

Genikulum nervi fasyalis : N. facialis'in canalis facialis içinde yapmış olduğu dirseklenme.

Genil durum : Özdeği oluşturan temeI parçacıkların toplu davranışlarını gösteren izlev.

Genilti : Ağızdan sesli olarak çıkan gaz.

Genim : Onun için, ondan dolayı.

Genime gerrah etmek : Bolluk getirmek: Mübarek yağmur ortalığı genime gerrah etti.

Genimek : Genişlemek.

Genin geri bölgesi : Transkripsiyon esnasında RNA polimerazın yönünün ters istikametindeki -1, -2 olarak ilerleyen gen bölgesi.

Genin ileri bölgesi : Transkripsiyon esnasında RNA polimerazın ilerlediği +1 pozisyonundan başlayan gen bölgesi.

Geninçe : İstenildiği gibi, isteğe, arzuya göre, rahat rahat, matluba uygun olarak.

Genine komamak : Keyfine, gönlüne, haline, arzusuna bırakmamak.

Genioglossus : Alt çenede dile gelen (kas).

Geniohiyoideus : Alt çenede dil kemiğine gelen (kas).

Genirmek : Midedeki gazı sesli olarak çıkarmak. Hayvan geviş getirirken solumak.

Genirti : Ağızdan sesli olarak çıkan gaz.

Genirtlek : Midesi bozularak ağızdan devamlı gaz çıkaran kişi.

Geniş açılı ışıldak : Merceksiz, ve ışığı çok geniş bir alana yayarak gölgeleri yok eden aynalı ışıklama aygıtı. Geniş bir alanı aydınlatan ışıldak.

Geniş açılı ışın : Açısı 45-90° olan ışın demeti. Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın. 91 - 179 kadar olan açılarla verilen ışık.

Geniş açılı mercek : Odak uzunluğu olağandan kısa olan, olağan mercekten daha geniş bir görüş alanını kapsayan, özellikle dar bezemler içinde çalışıldığında kullanılan mercek çeşidi.

Geniş açılı üçgen : Bakınız: geniş üçgen. Bir açısı doksan dereceden büyük olan üçgen.

Geniş açılılar : Geniş açılı merceklerin oluşturduğu kümeye verilen ad.

Geniş anlamda para : Dar anlamda para ile tüm para ikamelerinin toplamı. Bakınız: . M2. M2Y. M3. M3Y.

Geniş bantlı değerdeşlik sistemi : 1960’lardan sonra Bretton Woods Sisteminin gösterdiği aksaklıklar karşısında döviz kuru rejimine esneklik kazandırmak için her iki yönde yüzde bir ile sınırlı olan mevcut dalgalanma marjlarının genişletilmesi önerisi doğrultusunda yapılan bir düzenleme.

Geniş başlıgiller : Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımının, yılanlar (Ophidia) alt takımının, geniş başlılar (Amblycephalidiformia) bölümüne giren, ağaçlar üzerinde yaşayan, zehirsiz olan bir familya. (Amblycephalidae), türü iyi bilinir.

Geniş başlılar : (Amblycephalidiformia), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptila) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımına giren bir bölümü. Gözleri büyüktür. Zehirsizdirler. Bazılarının renkleri çok güzeldir. Geniş-başlıgiller (Amblycephalidae) familyası vardır.

Geniş burunlu deniz iğnesi : Boyları 35 cm olabilen, tüm denizlerimizde dağılım gösteren, vücudu oldukça ince ve uzun, burnu bir boru biçiminde uzamış, 1–20 m arasında algli zeminler ve deniz çaylarında yaşayan demersal bir tür.

Geniş dikkat çemberi : Stanislavski oyunculuk dizgesinde, dikkatin odaklanmasını kolaylaştırma işlemindeki en geniş çember. Burada oyuncu sahne üzerinde gördüğü her şey üzerinde dikkatini toplar. bk. dikkat çemberleri.

Geniş film : Eni, ölçün filmin eninden, yani 35 mm'den daha büyük filmlerin genel adı.

Geniş gagalıgiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) alt takımının, yalancı bağırganlar (Subclamatores) üst familyasından, gagaları çok geniş, ıslık gibi bir ses çıkaran, tüyleri renkli, ormanlarda yaşayan bir familya. (Eurylaemidae), iyi bilinen türüdür.

Geniş geçmişlik : Türkçedeki Yazdım ve Yazardım şeklindeki fiil zamanları için bazı dillerde tek bir şekil kullanılır, ona GENİŞ GEÇMİŞLİK ve GERİ ZAMAN denir.

Geniş geniş : İnek çağırma ünlemi.

Geniş göğüslü ağır beyaz hindi : Geniş göğüslü bronz ve beyaz Hollanda hindilerinin melezlenmesi ve seleksiyonla 1950’li yıllarda geliştirilen, dişiler 18-20 haftalık yaşta, erkekler ise 28-30 haftalık kesim yaşına gelen hindi ırkı.

Geniş göğüslü bronz hindi : Ana vatanı İngiltere olan Amerika’ya 1935, Kanada’ya ise 1920 yılında getirilmiş, aynı zamanda geniş göğüslü ağır beyaz ve küçük beyaz Beltsville hindilerinin elde edilmesinde kullanılan, temel renk siyah, her iki eşeyde gaganın uç kesimi kahverengimsi sarı, dip kesimi kahverengi siyah, gözler koyu kahverengi, sakallar siyah, bacaklar genç yaşlarda siyah iken yaş ilerledikçe siyah-pembe olarak görünen, erkeklerde gerdan ve boyunun üst kesimi, baş ve yüz kırmızı olarak gözlenen hindi ırkı.

Geniş gönüllülük : Geniş gönüllü olma durumu.

Geniş görüntülük : Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük.

Geniş görüntülük işlemi : Geniş görüntülüğün çeşitli yöntemlerle sağlanması. (Başlıca üç yöntem vardır: Birden çok filmin görüntülerini yan yana yansıtmak; görüntüleri özel bir mercekle genişletip yansıtmak; geniş film kullanmak).

Geniş halkalı ağaç : Hızlı büyüme sonucu yılhalkaları normalden fazla gelişen ağaç.

Geniş kanatlı yarasa : Memeliler (Mammalia) sınıfının, yarasalar (Chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (Vespertilionidae) familyasından, garaj, cami ve okul gibi binaların çatı örtüsü aranda ya da ağaç kabukları arasında tek tek ya da 20-30 fertlik koloniler oluştururarak yaşayan, böceklerle beslenen, kestane rengi, kahverengi bir tür. Geç uçan yarasa.

Geniş kapsamlı tasar : Bir kentin ya da başka bir yerleşim yerinin uzun dönemdeki özdeksel gelişmesini ilgilendiren toplumsal, ekonomik, ekinsel ve topraktan yararlanma ile ilgili genel yöneltileri gösteren, bunlar arasında eşgüdüm sağlayan ve yerel yönetimlerin yetkili örgenlerince düzenlenen tasar. bk. ana düzentasar, geneltasar.

Geniş kulaklı yarasa : (Barbastella barbastellus), Yarasalar (Chiroptera) takımının yassıburunluyarasagiller (Vespertilionidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 10 cm. Kulakları kısa fakat geniştir. Avrupa, Asya ve Kuzey Afrikada yaşar.

Geniş örnekleme : Büyük bir alanda, geniş bir konuda ya da uzun bir sürede yapılan örnekleme.

Geniş parmaklı keler : Pullu sürüngenler (Squamata) takımından, boyları 10 cm kadar olan, taşların altında, kaya yarıklarında yaşayan, oldukça yüksek ses çıkaran bir tür. Yassı parmaklı geko.

Geniş perde demiri : İri ile orta boy arası perde demiri.

Geniş ses : Sesin, uzamı yönünden geniş olması. Tiyatro konuşmasında bir sesin yükseklik yönünden geniş olması.

Geniş spektrum : Herhangi bir ilacın fazla sayıda bakteri ve mikroorganizma türlerine karşı etkili olma durumu.

Geniş spektrumlu antibiyotik : Etki alanı fazla olan antibiyotik.

Geniş şerit : Balık şeridi.

Geniş tam olmayan matite : İşkembe ve bağırsaklar gibi organların bulunduğu alt karın sahasından alınan, yalnızca kas sesinden hafif rezonansa kadar olan sesler.

Geniş tenya : İnsan ve etçil memelilerin ince bağırsağında yaşayıp, kurtçuk evresini önce tepegöz dediğimiz kabuklularda, sonra kimi tatlısu balıklarında geçirerek, son konakçıya bu balıkların etiyle bulaşan, hemen on metreye yakın boyda, geniş halkalı şerit; balıktenyası.

Geniş ufukluluk : Geniş ufuklu olma durumu.

Geniş üçgen : İç açılarından biri geniş açı olan üçgen. Anlamdaş. geniş açılı üçgen.

Geniş veya kümeli hal : Bir çok görevi olan isim hali.

Geniş yapraklı saz : Gövdeleri 2,5 m’ye kadar ulaşan, iri yapraklı su üstü bitkisi.

Geniş yönetim bölgesi : Kimi ülkelerde uygulanan geniş, ıssız, az çok özerk ya da kendine özgü toplumsal tüzüğü olan yönetim bölgesi.

Geniş yüreklilik : Geniş yürekli olma durumu.

Geniş yüzgeçli sazancık : Doğal olarak Latin Amerika’da tatlı ve acısularda, bazen de denizlerde yaşayan, boyları 12 cm olabilen, oldukça iri, kuvvetli ve yanlardan basık bir vücudu olan, ağızları üst konumlu akvaryum balığı.

Geniş zaman eki : Fiilin gösterdiği hareketin geniş zamanda olduğunu gösteren, fiile geniş zaman kavramı veren ek. Türkçede geniş zaman eki -r, -Ar, (I)r/-Ur’dur: ağla-r, bak-ar, gül-er, çalış-ır, getir-ir, otur-ur, güldür-ür. bk. geniş zaman.

Geniş zaman kipi : Fiilin sürekli olarak yapıldığını, hâlen yapılmakta olduğunu veya yapılacağını belirten zaman ve kip. Türkçede bu kip -Ar, (I)r/-(U)r ekleri ile kurulur: ||. tek. şah. yaz-ar-ım, ver-ir-im, ||. tek. şah. yaz-ar-sın, ver-ir-sin, ||. tek. şah. yaz-ar, ver-ir, ||. çokl. şah. yaz-ar-ız, ver-ir-iz, ||. çokl. şah. yaz-ar-sınız, ver-ir-siniz, ||. çokl. şah. yaz-ar-lar, ver-ir-ler; || oku-r-um, oku-r-sun, oku-r, oku-r-uz, oku-r-sun-uz, oku-r-lar gibi.

Geniş zaman kipinin hikayesi : Geçmişten geleceğe uzanan geniş bir zaman kesitini içine alan, fiilin sürekli olarak yapıldığını bildiren oluş ve kılışları geçmiş zamana aktararak veren birleşik kip: -r, -Ar, -Ir/-Ur geniş zaman eklerine i-di hikâye ekinin eklenmesi ile kurulur: gelirdim, otururdu, söyleşirdi, anlatırdınız, görürlerdi gibi. || Bu birleşik kipin olumsuzu -mazdı ekiyle kurulur: almazdım, gelmezdim, oturmazdı, konuşmazdık, görmezlerdi ve benzerleri Kalfa büyük hanımla hiç geçinemezdi (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s. 90). Bunların yanında, her zaman küçük, fakir kulübeler de göze çarpardı (H. N. Zorlutuna, Aydınlık Kapı, s. 110). Cuma ve pazarları Küçüksu, Göksu, Kalender, Çubuklu gibi incesaz yerlerine, mesirelere gidilirdi (. Ş. Hisar, Boğaziçi mehtapları, I. Boğaziçi medeniyeti, s. 9). Dünyada hiç bir güzelliğin kalmayacağından korkardım (T. Buğra, Yalnızlar, s. 161). O bu yolu ötedenberi severdi (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 37). Katılsaydınız ne kadar verimli bir toplantı yapıldığını görürdünüz. Onlar hiç yazlığa gitmezlerdi vb.

Geniş zaman kipinin rivayeti : Geniş bir zaman kesiminde gerçekleşen oluş ve kılışları dyuma (rivayete) dayanarak anlatan birleşik kip türü: -r, -Ar, -Ir/-Ur geniş zaman eklerinden sonra i-miş rivayet ekinin getirilmesi ile kurulur. şah. çokluk çekimi dışında kalan şahıs ekleri rivayet ekinden sonra gelir. Rivayet eki, eklendiği fiilin dil ve dudak benzeşmelerine uyar: alırmışım, başlarmışsın, çalarmış, dokunurmuşuz, ellermişsiniz, içerlermiş ve benzerleri O, bazı sabahları, uykusu kaçarmış da bir türlü uyuyamazmış (A. Ş. Hisar, Ali Nizami Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği, s. 220). O otururken, vücudu uzun boylu, ayağa kalkınca bacakları kısa görünürmüş (A. Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları; Sultan Aziz’e Dair, s. 71). Ahmet Vefik Paşa Paris’te elçimiz bulunurken, beyaz bir araba ile gezinirmiş (A. Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları, Ahmet Vefik Paşaya Dair, s. 116). Eski hatıralarını anlata anlata bitiremezmiş. O zaman böyle fenerler yanmazmıştır. Karanlık, buradan, perde perde helezonlar hâlinde yayılır, gidermiştir (S. F. Abasıyanık, Bütün Eserleri 3, Medarı Maişet Motoru: Birtakım İnsanlar, s. 194) vb.

Geniş zaman kipinin şartı : Geniş bir zaman kesiminde gerçekleşen oluş ve kılışları şarta bağlı olarak anlatan birleşik kip türü. -r, -Ar, -Ir/-Ur geniş zaman eklerine, i- ek- fiilinin şart biçimi olan -i-se ekinin getirilmesi ile kurulur. şah. çokluk çekimi dışında şah. ekleri şart ekinden sonra gelir: verir isem>verirsem, verirsen, verirse, verirsek, verirseniz, verirler ise, verirlerse ve benzerleri Teklifimi getirirsen üzerinde görüşebiliriz. Bu düşünceden vazgeçmezse zararlı çıkar. Bana kalırsa, biraz da haşlamalısınız… birazcık ama. (T. Buğra, Yalnızlar, s. 243). Maazallah suyun sesini duymaz olursam… (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: İki Amânın Sözleri, s. 108). Ev halkı üstüne üşüşerek onu yakalar, içeriye çeker ya kandırmazsa, ya tehdit etmeğe kalkarlarsa? (P. Safa, Mahşer, s. 130) ve benzerleri bk. şart kipi.

Geniş zamanlı : Bütün zamanları kapsıyan veya böyle olduğu için belli bir zamanla ilgisi olmıyan fiil şekli. "Dünya dönüyor" sözünde "dönüyor" fiili geniş zamanlı sayılır.

Genişke : Koyun ya da keçi yavruladığı zaman çobana verilen bahşiş: Çobana bu senenin genişkesini verdim.

Genişleme hızı : Bir yıldızın ya da bir gaz küresinin yarıçapının büyüme hızı.

Genişleme yolu eğrisi : Faktör fiyatları veri iken, farklı her toplam maliyet düzeyinde işletmenin seçeceği eniyi faktör bileşimlerinin geometrik yeri, diğer bir deyişle üretici denge noktalarının birleştirilmesiyle elde edilen eğri. Faktörlerin marjinal teknik ikame oranlarının sabit olması durumunda genişleme yolu eğrisi, eş-eğim doğrusuna dönüşür.

Genişlemiş göz bebeği sendromu : Kedi disotonomisi.

Genişler : Kütahya ilinde, Altıntaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Genişler sınıflama yöntemi : C. A. Cutter'ca ilk kez 1891'de ortaya atılan, yedi kez genişletilen ve simge olarak harfleri kullanan bir sınıflama yöntemi.

Genişlet : Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut.

Genişletebilme : Genişletebilmek işi.

Genişletebilmek : Genişletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Genişletici gelirler politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtarmak amacıyla hükümetlerin vergileri azaltarak toplam istemi yükseltmeye yönelik olarak izlediği genişletici maliye politikası araçlarından biri.

Genişletici maliye politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla kamu alımları ve transfer ödemelerinden oluşan kamu harcamalarının artırılması ve/veya vergilerin düşürülmesi gibi araçlarla bütçe açığı yaratarak toplam istemi artırmaya yönelik politikalar. karşılığı daraltıcı maliye politikası, duruma göre maliye politikası.

Genişletici para politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla piyasadan doğrudan tahvil alınması biçiminde açık piyasa işlemleri, reeskont ve faiz oranlarının düşürülmesi gibi araçlarla para sunumunu artırarak toplam istemi yükseltmeye yönelik politikalar. karşılığı daraltıcı para politikası.

Genişletilmiş aralıkta dalgalanma : Döviz kurlarının piyasa koşullarına göre potansiyel olarak kaydedebilecekleri ya da kazanabilecekleri değer sınırları içinde para yetkesince belirlenen aralık içinde dalgalandığı ve bu sınırların zaman içinde genişletildiği kur bandı sistemi.

Genişletilmiş fon kolaylığı : Yapısal sorunlardan kaynaklanan ödemeler bilançosu açıklarının giderilmesine katkıda bulunmak amacıyla 1974 yılında IMF bünyesinde üye ülkelere, o yıl ve izleyen yıllardaki belirlenmiş ölçütlere göre başarımlarının izlenilmesi koşuluyla orta vadeli (genellikle üç yıl) kredi sağlamak için oluşturulmuş fon.

Genişletilmiş karmaşık düzlem : Un yerel tabanı, özeği başnokta olan tüm döngelerin dışlanıları olacak biçimde karmaşık düzleme sonsuzdaki noktayı eklemekle elde edilen ilingesel uzay.

Genişletilmiş yeniden üretim : Marksist kuramda değişmeyen sermaye ve değişken sermayeye yapılan katkılar sonucu emeğin sömürü derecesinin yükseltilmesi yoluyla mevcut üretim değerinin aşılmasına olanak veren üretim.

Genişletin : Genişçe.

Genişletme : Genişletmek işi. Bir konuyu, ayrıntılarını katarak geliştirme. tevsi'. Bir konuyu, ayrıntılarını da katarak, geliştirme.

Genişletme tasarı : Bir kentin ya da bir kent bölümünün, artan nüfus yoğunluğu karşısında yayılma alanını genişletmek amacıyla hazırlanan tasar.

Genişlettirme : Genişlettirmek işi.

Genişlettirmek : Genişletme işini yaptırmak.

Genişlev : Genişleme sonucu elde edilen işlev. Anlamdaş. genişleme.

Genişleyebilme : Genişleyebilmek işi.

Genişleyebilmek : Genişleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Genişleyen evren : İçindeki yıldızlar ve yıldız dizgeleri herhangi bir merkezden dışarı doğru uzaklaşan evren.

Genişlik ayarı : Almaç görüntülüğündeki resmin iki yanında siyahlık gözükmemesi, resmin görüntülük enini tümüyle kaplaması için yapılan ayarlama.

Genişlik ayarı düğmesi : Genişlik ayarını sağlayan, genellikle almacın içinde yer alan düğme.

Genişlik derecesi : Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. Bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā ve benzerleri Burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur.

Genişlik göstergeleri : İşlem gören hisse senetlerinden değeri düşen ve yükselenlerin sayısından hareketle piyasanın güçlü veya zayıf olduğu konusunda fikir veren, piyasadaki duygusal hareketleri ölçen göstergeler.

Genişlik ı : Bir dizeyi için, sırayla içindeki dizeç sayısıyla dikeç sayısını belirleyen (m,n) sıralı ikilisi.

Genişlik orta değeri : Sıralanmış değerler kümesinde en küçük ve en büyük değerlerin ortalaması:.

Genital : Üreme ile ilgili. Üremeyle ilgili, üremeye ait. Üreme organlarına ait, tenasül uzuvlarına ait, tenasül uzuvları.

Genital atriyum : Bazı asalakların vücut duvarı içerisinde erkek ve dişi genital kanalların açıldığı boşluk. Yassı solucanların vücut duvarı içerisinde erkek ve dişi genital kanalların açıldığı boşluk.

Genital boşluk : Balıklarda genital açıklığın iç kısmında peritonun dairesel kıvrımı sonucu oluşan karın boşluğunun arka kısmında yer alan bir boşluk.

Genital kanal : Gonadlardan dışarıya uzanan kanal.

Genital keseler : Denizyıldızlarında, kolların dibinde iki yandan dışarı açılan ve solunumla da ilgili olduğu ileri sürülen, gonadların açıldığı keseler.

Genital organlar : Dişi ve erkeğin üreme organları.

Genital papilla : Bazı balıklarda anüsün arka kısmında bulunan küçük etimsi bir çıkıntı.

Genital plak : Eşey plağı. Bakınız: eşey plâğı. Bakınız: eşeylik plâğı.

Genital siklus : Dişide yumurtalık ve döl yatağında hipofizden salgılanan folikül uyarıcı hormon ve lüteinleştirici hormonların etkisiyle değişikliklerin oluştuğu evre. Bu siklus ovarikus ve siklus uterinusu içerir.

Genitalis : Üremeyle ilgili olan.

Genitalya : Üreme organları; gonatlar, yardımcı bezler ve dış yapıları. Üremeyle ilgili olan, gonatlar, yardımcı bezler ve dış yapılar.

Genitalyum : Gonopodyum.

Genitmek : Genişletmek.

Genitointestinal kanal : Kimi Polyopisthocotylean Monogenea’larda ovidukt ve bağırsakları birleştiren kanal.

Genitoüriner şistosomozis : Üriner şistosomozis.

Geniz abanığı : Geniz sesi veren abanık: m,n.

Geniz açınığı : Geniz sesi veren açınık.

Geniz sesi : Yumuşak damağın aşağı inmesi ve boğumlanmaya burun (geniz) yolunun da katılmasıyla çıkarılan ses. bk. geniz ünlüsü, geniz ünsüzü. Karşıtı ağız sesi’dir.

Geniz vurgusu : Genizden konuşanların seslerindeki özellik.

Genizlenme : Bir sesin genzel bir vasıf alması veya bir sese genzel olan başka bir sesin katılması.

Genizsil : Genizde oluşan (ses), nazal. Bakınız: geniz sesi.

Genizsilleşme : Dudak ünsüzünün geniz ünsüzüne dönmesi. Türkçede ve Türk lehçelerinde b sesinin m sesine dönmesi gibi. Geniz ünsüzlerinin benzeştirme yolu ile yakınındaki ünsüzleri kendi boğumlanma noktasına çekmesi olayı. Türk dilinin eski metinlerinde, bugünkü lehçelerde ve Anadolu ağızlarında yer alan bir olaydır: ET. ben>men, bin>min «bin», bengü>mengü «ebedi», bun>mun, Anad. ağzl. dinlemek>dinnemek «dinlemek»; anlatmak>annatmak, pınar>mınar «pınar», bengi>mengi, beni>meni «sevinç», binmek>minmek, nişanlı>nişannı, yanlış>yannış, parmak>mBamak (Aydın, Bozdoğan) vb.

Glandula genitales aksessoriya : Erkek üreme eklenti bezleri.

Gönderim genişlemesi : Gönderimi ve üstkümesi verildiğinde, g nin A ya kısıtlanmışı f ye eşit olacak biçimde g : gönderimi.

Görme genişliği : Gözün bir saptama alanı içinde kapsadığı ve kavradığı yazılı gereçler. (Genel olarak harflerin sayısı ya da kapsayacağı yer genişliği ile ölçülür.).

Göz bebeği genişlemesi : İrisin küçülüp göz bebeğinin genişlemesi, midriyazis. Atropin zehirlenmesi, striknin zehirlenmesi ve A vitamini eksikliğinde görülür.

Göz ses genişliği : Sesli okumada, söylenen sözcüklerle gözce kapsananlar arasındaki ayrım. (Genel olarak harflerin sayısı ile ölçülür ve ses sürekli olarak gözden geri kalır.).

Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni basım : Daha önce yayımlanmış bir yapıtın, gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra kitabın boyutlarını etkileyecek denli çok eklemelerle olan basımı.

Göze genişliği : Gerilmiş ağda bir düğümün veya birleşme yerinin ortasından, en yakınındaki düğümün veya birleşme yerinin ortasına kadar olan uzaklık, ağ gözünde yan yana iki düğüm arasındaki mesafe.

Harcama genişletici politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi artırmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan genişletici maliye politikası ve genişletici para politikası.

Hayvanlarda paraziter genital sistem hastalıkları : Toxoplasma gondii, Neospora caninum (Hammondia heydorni) ve Tritrichomonas foetus gibi paraziter protozoonların oldukça büyük ekonomik kayıplara neden olan genital kanal enfeksiyonları.

Ir geni : Bağışıklık cevabı geni. İmmün cevap geni.

İkincil mide genişlemesi : Akut mide genişlemesi.

Karıncık genişlemesi : Hayvanlarda mitral yetmezlik, aort stenozu ve patent ductus arteryozisle birlikte görülen kalbin karıncıklarında genişleme, ventriküler dilatasyon.

Kent genişlemesi : Bir kentin, eskiden çizilmiş sınırları içine sığmayarak, yeni ve daha geniş sınırlara gereksinme duyulacak biçimde yaygın bir yerleşme yapısı kazanması, alanca büyümesi.

Kör bağırsak genişlemesi ve dönmesi : Sığırlarda görülen kör bağırsağın genişlemesi, yer değiştirmesi ve dönmesiyle belirgin bir hastalık, sekum dilatasyon ve torsiyonu, dilatasyo, dislokasyo ve torsiyo seki.

Kronik mide genişlemesi : Akut genişlemeye neden olan faktörlerin mideyi sık sık etkisi altına alması, yaşlılık, diş bozuklukları, yel yutma, pilorus veya bağırsaklarda daralma, apse, tümör, ulkus, kumlu sular, midelerin sürekli yangısı ve benzerleri bozuklukların varlığında ortaya çıkan belirtilerin daha hafif, kronik olması veya sık sık nüks etmesiyle belirgin mide genişlemesi, kronik mide dilatasyonu.

Kuşak genişliği : Bir sıklık kuşağının sınır değerleri çıkarımının sıklık, açısal sıklık ya da dalga boyu olarak değeri. Bir televizyon yayınında, verici yayınının kapsadığı yinelenim kuşağının eni.

Meme kanalı genişlemesi : Damızlık köpek ve kedilerde, tek veya çok sayıdaki süt kanalının proteinli bir sıvının ve hücresel artıklarla dolarak genişlemesi, meme kanalı hiperplazisi.

Mide genişlemesi ve dönmesi : Önce içerik ve gaz ile genişlemiş olan midenin, yemek borusu ile birleştiği noktada saat yönünde dönmesi sonucu oluşan burulma veya bükülme, gastrik dilatasyon, mide volvulusu, gastrik volvulus. Dalak da mideyle karaciğer veya diafragma arasında sıkışır ve V-biçiminde bükülür. Özellikle iri cüsseli ve geniş göğüs yapısına sahip köpek ırklarında görülür.

Muskulus genioglossus : Angulus mentalis'ten dil kemiğine uzanan ve dilin orta kısmında yer alan dil kası.

Muskulus geniohiyoideus : Alt çene kemiğinin gövdesinin pars incisiva'sı yakınından çıkarak dil kemiğinden sonlanan, m. mylohyoideus'un iç yüzünde yer alan, silindir biçimindeki dil kası.

Nervus genitofemoralis : Plexus lumbalis'ten çıkan; erkeklerde testisin zarlarını, scrotum'u ve sünnet derisini, dişilerde memeyi uyaran sinir.

Nükleus genikulatus lateralis : Metathalamus’ta corpus geniculatum laterale’nin kesitinde görülen çekirdek.

Nükleus genikulatus mediyalis : Metathalamus’ta corpus geniculatum mediale’nin kesitinde görülen çekirdek.

Oluk genişliği : Televizyon yayınlarına ayrılan ve belli bir kuşağın oluk sayısını belirleyen ölçün oluk eni.

Ondabirlikler genişliği : Birinci ve dokuzuncu ondabirlikler arasındaki çıkarım.

Organa genitalya feminina : Dişi üreme organları.

Organa genitalya maskulina : Erkek üreme organları.

Ortalama genişlik : Aynı büyüklükteki örneklemlerin genişliklerinin yalın ortalaması. Ortalama genişlik, yinelenmiş örneklemede evrenin ölçünlü sapması için bir kestirici olarak kullanılabilir.

Oyut genişlemesi : Bir oyutun gömülebildiği oyut.

P53 geni : DNA’nın hasarlı bölgelerini onarmak ve yeniden güzenlemek için onarıcı enzimleri uyaran ve böylece hücre bölünmelerini kontrol altına alan tümör baskılayıcı gen.

Panstrongylus geniculatus : Panama ve Brezilya’da Trypanosoma cruzi’nin vektörü.

Paratrikiyal kistik genişleme : Apokrin ter bezinin, epitel hiperplazisiyle veya yalnız başına kistik genişlemesi. Köpeklerde özellikle derinin nebdeleşme bölgelerinde biçimlenir.

Partes genitales feminina eksterna : Dişi dış üreme organları.

Partes genitales feminina interna : Dişi iç üreme organları.

Partes genitales maskulina eksterna : Erkek dış üreme organları.

Partes genitales maskulina interna : Erkek iç üreme organları.

Plika genitalis : Leğen boşluğunu üst ve alt kısımlara bölen dürüm.

Rektum genişlemesi : Rektumun tunica muskularisinin yırtıldığı durumlarda mukozanın periproktal bağ doku içerisine doğru kese biçiminde genişlemesi, rektum divertikülümü, megarektum.

Rna geni : RRNA ya da tRNA'yı kollayan DNA segmenti.

Sahne genişliği : Sahnenin iki yan duvarı arasındaki uzaklık.

Sayca genişlemesi : Bir banka tarafından verilen saycanın ikinci bankada yatırım niteliğini kazanması ve üçüncü bir banka için borca karşılık olarak bulunması durumu.

Sermayenin genişlemesi : Bir ekonomide işgücü artışı kadar sermaye stoku da arttığı için işgücünün verimliliğinde bir artış olmaksızın yalnızca toplam çıktının artması.

Sınıf genişliği : Sayılama işlemlerinde sınıfın alt ve üst sınırları arasındaki ayrıma verilen ad.

Sonlu genişleme oyutu : Bir oyutun bir doğrusal uzay olarak düşünüldüğünde, sonlu boyutlu olan genişleme oyutu.

Sonsuz genişleme oyutu : Bir oyutun, bir doğrusal uzay olarak düşünüldüğünde, sonsuz boyutlu olan genişleme oyutu.

Şirden genişlemesi : Şirden içerisinde aşırı miktarda gaz ve sıvı içerik birikmesi sonucu şirdenin hacminin artması, abomazum dilatasyonu, abomazum genişlemesi, dilatasyo abomazi.

Tabanı genişlemek : Ölmek.

Tedavi genişliği : Tedavi indeksi.

Tendo kılıfı genişlemesi : Tendo kılıfı içinde çok miktarda sıvı toplanması sonucu kılıfın genişleyip şişmesi. Vurma, çarpma ve ezilme gibi çeşitli travmatik nedenlere ilgilidir, tendovaginal higrom.

Ünlü genişlemesi : Kelime içindeki dar sıradan, ı, i, u, ü ünlülerinin çeşitli nedenlerle boğumlanma özellikleri bakımından geniş sıradan a, e, o, ö ünlülerine dönüşmesi olayı: ağır > ağar, boğuz > boğaz, yağız > yağaz, bağışlanmak > bağaşlamak, bunalmak > bonalmak, kumar > komar, kümes > kömes, kundura > kondura, uğramak > oğramak, ihtiyar > ehtiyar, kelime > keleme, gelince > gelence, hediye > hedBaye ve benzerleri Bu genişlemede damak ünsüzlerinin etkisi ağır basar niteliktedir.

Üretra genişlemesi : Taş, kum gibi nedenlerle tıkanan üretranın genişlemesi.

Winer porunun genişlemesi : Orta yaştaki kedilerde baş ve boyun bölgesinde, ağzı dar, yassı şişe görünümünde keratin içeren epidermis kisti.

Yalınç aşkın genişleme : Bir oyuta bir aşkın öğe eklenerek oluşturulan oyut genişlemesi.

Yalınç cebirsel genişleme : Bir oyuta bir cebirsel öğe eklenerek oluşturulan oyut genişlemesi.

Yalınç oyut genişlemesi : Bir oyuta bir öğe eklenerek oluşturulan oyut genişlemesi.

Yapılık genişlemesi : Bir yapılığa her hangi bir ses öğesinin katılması : Kadın-sı, Kadın-ımsı gibi.

Yara dörttebirlikler genişliği : Bakınız: dörttebirlik sapma.

Yarı doruk genişliği : Tek bir doruğu olan bir dağılım ya da çınlanım eğrisinde yan tepe yüksekliğinin tüm genişliği.

Yarık genişliği : Yarığın iki koşut kenarı arasındaki en kısa uzaklık.

Yayılma genişliği : Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım.

Yemek borusu genişlemesi : Yemek borusu lümeninin daralmasını takiben, daralan bölgenin ön bölümünde meydana gelen genişleme, özofagus dilatasyonu, dilatasyo özofagi.

Yerbölüm genişliği : Bir yerbölümün, üzerinde bulunduğu yoldaki yüzünün uzunluğu.

Yeşil geniş gaga : (Calyptomena viridis), Ötücü-kuçşlar (Passeriformes) takımının yalancıbağırganlar (Subclamatores) üst-familyasının geniş-gagalıgiller (Eurylaemidae) familyasından bir kuş türü. Geniş olan gagası çok küçüktür. Süslü olan tüyleri parlak yeşildir. Malayada ağaçlar üzerinde yaşar.

Yeşil genişgaga : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, yalancı bağırganlar (Subclamatores) üst familyasının, geniş gagalıgiller (Eurylaemidae) familyasından, küçük geniş gagalı, parlak yeşil tüylü, Malaya'da ağaçlar üzerinde yaşayan bir tür.

Yetki genişliği : Özeksel yönetimin kimi yetkilerinin, onun adına, taşradaki birtakım örgütlerce ya da bölge temsilcilikleri eliyle kullanılmasına olanak veren yönetim ilkesi.

Anlam genişlemesi : Dar bir anlamda kullanılan bazı kelimelerdeki anlamın ilgili kavramlara yayılması.

Eli geniş : Geçimi iyi olan (kimse). Cömert (kimse).

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Geniş açı : Bir dik açıdan daha büyük olan açı.

Geniş çaplı : Ayrıntılı, bütün yönleri içine alan. Derinlemesine, bütün yönleriyle.

Geniş gönüllü : Her olayı hoş karşılayan (kimse).

Geniş görüşlü : Konuları çok yönlü değerlendiren (kimse).

Geniş görüşlülük : Konuları çok yönlü değerlendirme.

Geniş mezhepli : Mezhebi geniş.

Geniş paça : Pantolonların normal ölçüyü aşan genişlikteki paçası, bol paça.

Geniş ufuklu : Görüşü ve bakış açısı geniş olan (kimse).

Geniş ünlü : Alt çenenin açılmasıyla oluşan ünlü.

Geniş yürekli : Hemen, çabucak telaş göstermeyen, merak etmeyen, tasasız (kimse).

Geniş zaman : Fiilin her zaman yapıldığını, yapılmakta olduğunu veya yapılacağını belirten, -r, -ir veya -er ekiyle kurulan zaman: Başlar (başla-r), geliriz (gel-ir-iz), severim (sev-er-im) gibi.

Geniş zaman görünümü : Geniş zaman sıfat-fiiliyle yardımcı fiilin birlikte kullanılmasından doğan görünüm: Gelmez olmak. Görünmez olmak gibi.

Geniş zaman sıfat fiili : Fiilin her zaman yapıldığını, yapılmakta olduğunu veya yapılacağını belirten, -ir, -er, -mez ekleriyle kurulan sıfat-fiil: Gelir (varidat), gider (masraf), güler yüz, bitmez iş, dinmez ağrı, görünmez kaza gibi.

Genişçe : Biraz geniş. Uzun uzun. Bol bol.

Genişleme : Genişlemek işi.

Genişlemek : Geniş duruma gelmek, büyümek. Yaygın duruma gelmek. Bollaşmak. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak.

Genişletilme : Genişletilmek işi.

Genişletilmek : Genişletme işi yapılmak.

Genişletmek : Geniş duruma getirmek.

Genişlik : Geniş olma durumu. En, boy karşıtı.

Genitif : Tamlayan durumu.

Geniz : Ağız ve burun boşluğunun arka bölümü.

Geniz ünlüsü : Genizde oluşan ve n sesiyle birlikte kullanılan ünlü: Tanrı, sonra, deniz kelimelerindeki a, o, e ünlüleri gibi.

Geniz ünsüzü : Genizde oluşan n ünsüzü.

Havsalası geniş : Anlama kabiliyeti olan, anlayışlı (kimse). Hoşgörülü (kimse).

İçi geniş : Sabırlı, rahat, huzurlu, gamsız, tasasız.

İşkembesi geniş : Hoş görülmeyecek şeyi de hoş gören, hazımlı (kimse), işkembesiz.

Karnı geniş : Çok yemek yiyen, obur (kimse). Vurdumduymaz, tasasız (kimse).

Mezhebi geniş : Namus konusunda aşırı hoşgörülü davranan (kimse), geniş mezhepli.

Ufku geniş : İleriyi görebilen, bakış açısı geniş olan (kimse).

Ufku genişlik : Ufku geniş olma durumu.

Yüreği geniş : Hiçbir şeyi kendine tasa etmeyen (kimse).

Diğer dillerde Gengüdum anlamı nedir?

İngilizce'de Gengüdum ne demek ? : strategy

Geni ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Geni nedir? Geni ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Geni tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Geni hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Difüzyon: DİFÜZYON (YAYINMA) OLAYI Ne demek? Farklı yoğunlukta iki ayrı fazda bulunan iki madde moleküllerinin birbiri içine yayılması...
  • Endikasyon: İki anlamı vardır. Herhangi bir hastalığa ilişkin izlenmesi gereken tedavi yöntemlerini ve tedavi içindeki sürecin gidişati...
  • Ekosistem: Ekosistemdeki bozulmaların çevreye etkileri nelerdir? Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsu...
  • Ekosistem: Ekosistemlerin belirgin özelikleri nelerdir? Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır ; büyüklüğü ya da geni...
  • Yolantı: ..yolantı kelimesi YOLAK veya ( dağda ) patikadan çok farklı değil sanırım....( muğla ) yerkesikde patika az kullanılır..b...