Gerekçe nedir, Gerekçe ne demek

  • Gerektirici sebep, esbabımucibe.
  • Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri
  • Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme.
  • Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.

"Gerekçe" ile ilgili cümle

  • "Şimdi bu bana daha geçerli bir gerekçeymiş gibi görünüyor." - A. Ağaoğlu

Diğer sözlük anlamları:

Gereği gibi.

Osmanlıca Gerekçe ne demek? Gerekçe Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

lâzime

Gerekçe hakkında bilgiler

Gerekçe belirli bir kavramdan bilinçli bir biçimde anlam çıkarma, gerçeğe ulaşmak amacıyla mantık kurallarını işletme, mevcut ya da yeni bilgilerle uygulama, oluşum ve inançlarda değişikliğe gitme gücünü ifade eden bir kavramdır. Felsefe, bilim, dil, matematik ve sanatla doğrudan ilintili olup insan doğasının tanımlayıcı özelliklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

Gerekçe ile ilgili Cümleler

  • Gerekçelerini anlamam gerekiyor.
  • Gerekçelerini anlıyorum.
  • Bunu yapmak için Tom'un gerekçesi neydi?
  • O tembel olduğu gerekçesiyle kovuldu.
  • Bahane üretmiyorum, gerekçe buluyorum sadece.
  • Tom'un bunu yapmamak için gerekçesi yoktu.
  • Yasayı bilmemek bir savunma gerekçesi olarak kabul edilmez.
  • Kızgın olmak için herhangi bir gerekçen yoktu.
  • Kızgınlık, gerekçesinin görülmesini engelledi.
 

Gerekçe anlamı, tanımı:

Gerekçe göstermek : Gerektirici sebep ve doküman ileri sürmek.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Gerekçelendirme : Gerekçelendirmek işi.

Gerekçelendirmek : Gerekçeli duruma getirmek.

Gerekçeli : Gerekçeye dayanan, gerekçesi olan.

Gerekçesiz : Gerekçeye dayanmayan, gerekçesi olmayan.

Gerekçesizlik : Gerekçesiz olma durumu.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Esbabımucibe : Gerekçe.

Öneri : İncelenmek için ileri sürülen şey, teklif. Bir sorunu çözmek üzere öne sürülen görüş, düşünce, teklif.

Tasarı : Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha. Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim.

Madde : Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri.

 

Düzen : Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Dolap, hile. Bez dokuma tezgâhı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Alet edevat takımı. Yerleştirme, tertip. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.

Mahkeme : Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer, yargı yeri, yargıevi, mahkeme kapısı. Yargılama.

Kavram : Karın zarı, periton. Tutam, avuç dolusu. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon.

Diğer dillerde Gerekçe anlamı nedir?

İngilizce'de Gerekçe ne demek? : n. excuse, reason, justification, alibi, rationale

Fransızca'da Gerekçe : exposé des motifs, motivation [la], le pourquoi (de), corollaire [la]

Almanca'da Gerekçe : n. Begründung

Rusça'da Gerekçe : n. мотив (M), аргументация (F), вывод (M)

adj. мотивировочный