Gerileme nedir, Gerileme ne demek

"Gerileme" ile ilgili cümleler

  • "Yüreğinde, gevşek bir isteksizlik, cayışa benzeyen tatsız bir gerileme vardı." - C. Uçuk

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Sonuçlardan ilkelere, etkilerden nedenlere ve bileşikten yalınca doğru usavurma işlemi. 2.-Yakın geçmişle ya da yeni olaylarla ilişkili anıların azalması.

Yetişkinlerde çocukça davranışların yeniden başlaması. 5- Etkili biçimde ayırımlar yapma, yargılama ve usavurma yeteneğinin yitirilmesi.

Gerçekliklerin ağır bastığı yetişkinler dünyasının güçlükleri karşısında, çocukluk yıllarının anılarıyle dolu bir düş dünyasına kaçış.

Sosyoloji'deki anlamı:

İnsanın ve içinde yer aldığı toplumsal yapının, doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki denetim olanaklarının azalması.

Bilimsel terim anlamı:

(Freud) Canlının eriştiği gelişim düzeyine göre daha ilkel olan davranış basamaklarına doğru gitme.

İngilizce'de Gerileme ne demek? Gerileme ingilizcesi nedir?:

 

backtracking, regression

Almanca'da Gerileme ne demek?:

regression

Gerileme hakkında bilgiler

Gerileme, geriye dönüş, regsesyon olarak da bilinir. Bireyin geride bıraktığı evre ve dönemlere özgü olup, ilkel ve çocuksal diye nitelenenilecek davranış, düşünce ve dışavurum biçimlerinin iç ve dış zorlamalar, birtakım çalışmalar, ruh üzerine binen aşırı yükler sonucu kendilerine yeniden açığa vurması, bireyin sanki bunları geri dönmesi.

Bireyleri en stresli durumlarda nasıl ilk davranış özelliklerine ve daha atılgan bir gelişme aşamasına geri döndüğünü dile getirir.Örneğin yetişkinler strese çocuksu bir biçimde davranmakla tepki gösterirler. En geniş anlamıyla bu terim gelişim sürecinde daha önceki dönemlere geri dönüşe işaret eder.Bireyin kişiliğinin gelişmesinde ve sosyal bir grupta daha erken dönemlere geri dönüş anlamına gelen bilinç dışı,zihinsel bir süreçtir.Daha ileri şekliyle bu terim patolojik davranış ve uyum bozukluğu anlamına gelir.

Bireyin normal gelişim süreci sırasındaki daha eken dönemde ortaya çıkan libidonun doyum biçimlerinin bilinçdışı bir yeniden alevlenmesini içerir.Bireyin daha erken ve daha az olgunlaşmış bir uyum biçimine geri dönerek başarısızlık ve sorumluluktan kaçınması anlamında,egonun savunma biçimlerinden biridir.Ruh hastalıklarının çoğu,çeşitli derecelerde gerilemeci(regrressive) davranışları içerir.Bazı vakalarda erişkin hasta sanki kendi kendine giyinmek,beslenmek vb. yetileri kaybetmiş gibi davranır.Şizofrenide görülen ben merkezcilik(egosentrizm), animistik inanışlar,benliğinin saydamlaştığı duyguları gibi önemli belirtilerin pek çoğu gerilemeye dönük çocuksu davranışlar olarak tanımlanabilir.

 

Gerileme ile ilgili Cümleler

  • Teknolojik gerileme pek mümkün olmayacak.
  • Bu sadece geçici bir gerileme.
  • Dünya ekonomisi şimdi gerileme döneminde.

Gerileme anlamı, tanımı:

İlkel : İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad. Basit, karmaşık olmayan. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz.

Vurma : Vurmak işi.

Gelişim : İlerleme, inkişaf, tekâmül. Gelişme işi. Serpilip büyüme. Aksiyon.

Dönem : Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Yarıyıl. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre.

Dönme : Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse. Dönmek işi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Gerilemek : Hastalık, gelişmeksizin yok olmaya yüz tutmak. Geri çekilmek, geriye çekilmek. Bir tepki karşısında katı sayılan bir tutumdan vazgeçmek. Daha aşağı bir dereceye düşmek.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

Değişim : Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi.

Geçirme : Geçirmek işi.

Basit : Süssüz, gösterişsiz. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan. Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Kolay.

Sonuç : Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Öz, özet. Yazının veya sözün bitim bölümü.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Dönüş : Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. Dönme işi.

Kavrama : Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme. Küçük orak.

Giderek : Yavaş yavaş, derece derece, gittikçe, tedricî olarak, tedricen.

Geri : Geriye doğru. Son, sonuç. Eksik gösteren (saat). "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Bir şeyin sona kalan bölümü. Hayvanda boşaltım organının dışı. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geçmiş, mazi. Aptal, anlayışsız.

Çekilme : Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa. Çekilmek işi.

Ricat : Vazgeçme. Gerileme, geri çekilme, geri kaçma.

Gerileme çizgileri : İstatistikde ve yanılgılar hesabında söz edilir: X, Y gibi iki nicelik için ölçülen Xi, Yi değerlerinin ortalaması X, Y; AXi = Xi-x, AYi = Yi-Y olmak üzere, (AXi, A Yi) çiftlerinin çizgede verdiği noktalardan geçen en olası AY = f (AX) ve AX = q(AY) eğrileri.

Gerileme denklemi : Gerileme çizgilerine ilişkin denklem.

Gerilemeli usyarılım : Davranış ve uyumda ilkel gelişim basamaklarına doğru gerileme gösteren usyarılım türü.

Diğer dillerde Gerileme anlamı nedir?

İngilizce'de Gerileme ne demek? : adj. recessional

n. regression, recession, withdrawal, comedown, decadence, declension, decline, downgrade, regress, retreat, retrocession, retrogadation, retrogression, setback, throwback

Fransızca'da Gerileme : décadence [la], recul [le], récession [la], régression [la], rétrogradation [la]

Almanca'da Gerileme : n. Dekadenz, Regress, Rückgriff, Rückschritt, Verfall

Rusça'da Gerileme : n. отход (M), отлив (M), упадок (M), регресс (M), регрессия (F), деградация (F), падение (N), атавизм (M), приступ (M)

adj. регрессивный