Getiri nedir, Getiri ne demek

"Getiri" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu çalışmanın bana getirisi çok oldu."
  • "Yıllık getiri."

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir.

Bilimsel terim anlamı:

Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü.

İngilizce'de Getiri ne demek? Getiri ingilizcesi nedir?:

yield, return, advantage

Getiri anlamı, kısaca tanımı:

Getirilme : Getirilmek işi.

Getirilmek : Gelmesi sağlanmak.

Getirim : Getirme işi. Bir mal veya paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeksizin sağladığı gelir, rant.

Getirimci : Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.

Getirimli : Getirimi olan.

Getiriş : Getirme işi.

Aklı başa yaş getirir : "deneyim, yıllar içerisinde elde edilir" anlamında kullanılan bir söz.

Az tamah çok ziyan getirir : "hırslı ve pinti insan her zaman zararlı çıkar" anlamında kullanılan bir söz.

Çok gezen tavuk ayağında pislik getirir : "gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kimse, kötü alışkanlıklar ve zararlı bilgiler elde ederek yerine döner" anlamında kullanılan bir söz.

 

Deli ile çıkma yola başına getirir bela : "deli, kendisiyle arkadaşlık edenin başına çeşit çeşit dert açar" anlamında kullanılan bir söz.

Irak yerin haberini kervan getirir : "erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar" anlamında kullanılan bir söz.

Kündeye getirilmek : Aldatılmak, tuzağa düşürülmek.

Ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir : Beceriksiz kimselerin iyilik yapayım derken zarara yol açtıklarını anlatan bir söz.

Faiz : Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli. İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema.

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Yarar : Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Yarayan, elverişli, uygun.

Getiri dizini : Portföydeki taşınır değerlerin başarımlarını göstermek için taşınır değerlerin fiyatlarındaki değişimlerin yanı sıra ödenen kâr paylarını da dikkate alarak hesaplanan dizin.

Getiri eğrisi : Bir taşınır değerin getirisi ile vadesi dolana kadar geçen dönem arasındaki ilişkinin grafiksel gösterimi.

 

Getiri oranı : Bir yatırımdan elde edilen kârın yatırım tutarına veya bir taşınır değerin getirisinin cari piyasa fiyatına bölünmesiyle hesaplanan oran.

Getirici : Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. Afferent. (biyoloji, zooloji) Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu getiren yapı, afferent. Afferent. (karşılık: afferent), (Lat. affere = getirmek): Uyartıları sinir merkezlerine ileten sinirler; içe doğru taşıma.

Getirici branşiyal arterler : Balıklarda solungaç kemeri boyunca uzanan ventral aortadan kanı alarak solungaç filamentleri içerisindeki kılcal sisteme gönderen damarlar.

Getirici damar : Kanı organlara getiren damar. Afferent damar. Kanı organlara getiren damar, afferent damar.

Getirici lenf damarı : Lenf yumrusuna lenf sıvısı getiren damar, afferent lefatik damar.

Getirici lenfatik damar : Bir lenf bezine lenf getiren damar, afferent lenfatik damar.

Getirici sinirler : (biyoloji)

Getirilebilme : Getirilebilmek işi.

Getiri ile ilgili Cümleler

  • Bu resimler kötü anıları geri getiriyor.
  • Bu müzik insanın uykusunu getirir.
  • Günlük gazete dünya'nın sorunlarını kahvaltı masasına getirir.
  • Amerika'ya getirildikten sonra babam İngilizceyi akıcı şekilde konuşuyor.
  • Ali ölümün eşiğinden geri getirildi.
  • İnekler neden geviş getirirler?
  • Eve bir pizza getiriyorum.

Diğer dillerde Getiri anlamı nedir?

İngilizce'de Getiri ne demek? : n. profit, gainings, proceeds, premium, return, yield

Almanca'da Getiri : n. Zins