Gevşemek nedir, Gevşemek ne demek

"Gevşemek" ile ilgili cümleler

  • "Poker lafını işitmesin, eli ayağı gevşiyor." - A. İlhan
  • "Kar kalkmış, hava açmış, ayaz gevşemişti." - A. Gündüz
  • "Boynuna dolanan kolları gevşedi."

Yerel Türkçe anlamı:

Ağızda katı bir şey çiğnemek, geviş getirmek

Diğer sözlük anlamları:

Geviş getirmek.

Gevşemek anlamı, kısaca tanımı:

Gevşeme : Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması. Gevşemek işi, relaks. Para piyasasında değer yitimi.

Vidaları gevşemek : Kendini tutamayıp çok gülmek.

Sertlik : Sert, katı olma durumu. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç. Sert, kırıcı, katı davranış, şiddet, husumet.

Gergin : Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Gerilmiş durumda olan.

Bozulmak : Taşıt arızalanmak. Bir şeye kızmak, içerlemek. Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. Sağlığını yitirip zayıflamak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek.

 

Çözülmek : Gevşemek, güçsüz kalmak. Çözme işine konu olmak. Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak. Dağılmak, çökmek.

Yumuşamak : Öfkesi, kızgınlığı, inadı geçmek. Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek.

Yatışmak : Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek. Yan yana, kucak kucağa yatmak. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak.

Sakinleşmek : Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi veya heyecanı geçmek.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Sevmek : Sevgi ve bağlılık duymak. Çok hoşlanmak. Yerini, şartlarını uygun bulmak. Okşamak. Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.

Hoşlanmak : Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

 

Değer : Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet.

Yitirmek : Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek. Yanlış yola girmek, kaybolmak. Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek. Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek.

Gevşemek ile ilgili Cümleler

  • Sadece kumsalda oturup bir hafta boyunca gevşemek istiyorum.
  • Koşmadan önce gevşemek için birkaç egzersiz yapmayı severim.

Diğer dillerde Gevşemek anlamı nedir?

İngilizce'de Gevşemek ne demek? : v. relax, cool down, get loose, loosen, soften, ease off, slacken, let go, fade, flag, languish, let up, let upon, go limp, come loose, work loose, slack, slack off, unbend, unbrace oneself, come unstuck, unwind

Fransızca'da Gevşemek : se relâcher, mollir, faiblir, lâcher, s'avachir, se distendre, se relaxer

Almanca'da Gevşemek : v. abgehen, einschlafen, ermatten, erschlaffen

Rusça'da Gevşemek : v. ослабевать, слабеть, разбалтываться, развинчивать, мякнуть, дрябнуть, рыхлеть, вытягиваться, втюриться, ослабеть, вытянуться