Gidergi nedir, Gidergi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gelip geçen, oturmayan, yolcu: Ben giderginin birisiyim işinize karışmam.

Gidergi anlamı, kısaca tanımı

Gide : Koyunları kovalama ünlemi

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Karışma : Karışmak işi. Düzeni bozulma. Engelleme, araya girme, müdahale.

Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.

Birisi : Herhangi bir kimse.

Gelip : Arapça kökenli galib: galip.

Yolcu : Yolculuğa çıkmış kimse. İşten çıkarılması beklenen kimse. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Doğması beklenen çocuk.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

 

Ben : Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

Diğer dillerde Gidergenlikölçer anlamı nedir?

İngilizce'de Gidergenlikölçer ne demek ? : coercimeter