Gill pouches türkçesi Gill pouches nedir

  • Solungaç kesesi.
  • Taşemenlerde bulunan, solungaçları kapsayan ve dışarısı ile bağlı olan keseler. bütün kordalı embriyolarında yutağın yan duvarlarından dışa gelişen keseler olup balık ve amfibyumlarda solungaç yarıklarına gelişir. gömleklilerde duvarlarının üzerindeki yarıklar aracılığıyla solungaç görevi yapan sindirim kanalının genişlemiş yutak parçası.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Gill pouches ingilizcede ne demek, Gill pouches nerede nasıl kullanılır?

Gill : Derin ve ağaçlı dere. Sarkık yanak. Balık, yumuşakçalar ve birçok eklem bacaklının vücut yüzeyinden veya sindirim sisteminin kimi bölümlerinden köken alan genellikle ince duvarlı, yüzeyi filamet veya lamellerle veya benzer oluşumlarla artırılmış solunum organı, lamella, brankiya. Suda yaşayan hayvanların solunum organı. Çeyrek pint (0.12 litre). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gidiş. Çene altı. Solungaç. Sevgili.

Pouches : Kese. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Gözaltı torbası. Cebe indirmek. Torbacık. Yutmak. Avurt. Torba. Torbalanmak. Para kesesi.

Gill arch : Solungaçları destekleyen iskelet yapı, branşiyal kemer. Branşiyal kemer. Solungaç kemeri. Solungaç yayı.

Gill bar : Solungaç yayları üzerinde sıralanmış gaz alış verişini sağlayan iplikler. Solungaç ipliği.

 

Gill cavity : Başın arka kısmında solungaçların yer aldığı alan. Solungaç boşluğu.

Gill chamber : Solungaç boşluğu. Solungaç odacığı.

İngilizce Gill pouches Türkçe anlamı, Gill pouches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gill pouches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Gill pouch : Myxiniformes ve petromyzontiformes’lerde dış ortam ve ağız boşluğuyla bağlantılı olan, solungaçların bulunduğu keseler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Gill pouches synonyms : aardwolf, aardvark, a cell, aardvarks, a protein, acacia, branchial sac, abramis zone.