Girme girift nedir, Girme girift ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Saraç bizi ile yapılan özel bir dikiş.

Girme girift anlamı, tanımı

Giri : Geri taraf, kıç. Geri

Girif : Su arkı, kanal.

Girift : Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. Güzel yazı sanatında boş yer bırakmayacak biçimde iç içe istif edilmiş (yazı). Klasik Türk müziğinde kullanılmış, neye benzer bir çalgı.

Girme : Girmek işi.

Saraç : Koşum ve eyer takımları yapan veya satan kimse. Koşum ve eyer takımlarını işleyen ve süsleyen kimse. Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta yapan kimse.

Dikiş : Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.

Bizi : Çarık dikmek için kullanılan demir, ağaç çivi.

Sara : Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Giriştirmek anlamı nedir?

İngilizce'de Giriştirmek ne demek ? : collate