Give a good lesson türkçesi Give a good lesson nedir

  • Ders vermek.

Give a good lesson ingilizcede ne demek, Give a good lesson nerede nasıl kullanılır?

Give : Ödemek. İtiraf etmek. Hediye etmek. Dogruluğunu kabullenmek. Bel vermek. Vermek. Yapıvermek. Esneklik. Eğilmek. Doğruluğunu kabullenmek.

A : Amperin simgesi. Argonun simgesi. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Atom ağırlığı. Bir. Herhangi bir.

Good : Sağlam. Uslu. Yarar. Menfaat. İyilik. Güzel. Yararlı. İyi. Sağlığa yararlı. Sağlamlaştırmak.

Lesson : Ders. Paylama. Çimke. Hisse. Azar. İbret.

Give a good account of oneself : Kendi payına düşeni layığıyla yapmak. Yüzünün akıyla çıkmak. İyi bir sınav vermek. Kendini göstermek.

Give a bias to : Peşin hüküm vermek.

Give a good example : İyi açıklama yapmak. İyi örmek vermek.

Give a beating : Dövmek. Sopa çekmek. Ayağının altına almak. Dayak atmak. Yenmek.

Give a bad name : Adını kötüye çıkarmak. Ad takmak. Adını karalamak.

İngilizce Give a good lesson Türkçe anlamı, Give a good lesson eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give a good lesson ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deliver a lecture : Konferans vermek. Ders anlatmak. Konu anlatmak.

 

Rebuke : Azarlama. Paylamak. Fırça çekmek. Döşenmek. Azar. Azarlamak. Sitem etmek. Giydirmek. Çıkışmak.

Rebukes : Çıkışmak. Fırça atmak. Azarlamak. Döşenmek. Azar. Giydirmek. Fırça çekmek. Paylamak. Sitem etmek.

Taught : Öğrenmeye tabi tutulmuş. Okutmak. Öğretmenlik yapmak. Göstermek. Öğretmek. Öğretilen. Eğitmek.

Give a lecture : Konferans vermek. Konu anlatmak. Ders anlatmak.

Scold : Darılmak. Paylamak. Haşlamak. Çıkışmak. Zılgıt vermek. Tanlamak. Azarlamak. Çıkış yapmak. Terslemek.

Rebuking : Döşenmek. Paylamak. Azar. Fırça atmak. Çıkışmak. Giydirmek. Sitem etmek. Fırça çekmek. Azarlamak.

Prelect : Konferans vermek.

Lectured : Konferans vermek. Uyarmak. Ders vermek (okul vb). Fırça çekmek. Ders. Paylamak. Azarlamak. Öğütler vermek. Uzun öğüt. Ders anlatmak.

Give a lesson : Ders anlatmak. Konu anlatmak.

Give a good lesson synonyms : scolds, lectures, school, lecturing, lecture.