Give rise türkçesi Give rise nedir

  • Sebebiyet vermek.
  • Mahal vermek.

Give rise ile ilgili cümleler

English: Does depreciation of the yen give rise to inflation?
Turkish: Yenin değer kaybetmesi enflasyona neden olur mu?

English: Such a plan will give rise to many problems.
Turkish: Böyle bir plan, birçok probleme yol açacak.

English: Thoughtless speech may give rise to great mischief.
Turkish: Düşüncesiz konuşma büyük zarara neden olabilir.

English: It may give rise to serious trouble.
Turkish: O, ciddi bir soruna neden olabilir.

Give rise ingilizcede ne demek, Give rise nerede nasıl kullanılır?

Give : Yapıvermek. Gitmek. İtiraf etmek. Düzenlemek. Bahşetmek. Doğruluğunu kabullenmek. Esnemek. Hediye etmek. Tanımak. Armağan etmek.

Rise : İyileşmek. Yükselmek. Kabarmak. Şiddetlenmek. Ayyuka çıkmak. Açılmak. Yükseltmek. Artış. Kalkmak. Havalanmak.

Give rise to thought : Düşündürmek.

Give a bad name : Adını karalamak. Ad takmak. Adını kötüye çıkarmak.

Give a beating : Dayak atmak. Yenmek. Sopa çekmek. Ayağının altına almak. Dövmek.

Give a bias to : Peşin hüküm vermek.

İngilizce Give rise Türkçe anlamı, Give rise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give rise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cause : İlke. Sebep. Neden. Sebep vermek. Yol açmak. Neden olmak. Meydan vermek. Sebeb. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç.

The cause : Sebep vermek. Neden olmak. Neden. Tanrı. Meydan vermek. Sebep. Yaratıcı. Yol açmak. Tüm hayatların kaynağı.

Engenders : Oluşturmak. Meydana getirmek. Doğurmak. Yaratmak. Neden olmak. Meydana çıkarmak. Tahrik etmek. Vücuda getirmek.

Engender : Yaratmak. Vücuda getirmek. Oluşturmak. Doğurmak. Yol açmak. Meydana çıkarmak. Tahrik etmek. Meydana getirmek. Neden olmak.

Bring : Belirtmek. Razı etmek. Doğurmak. Ayıltmak. İkna etmek. Neden olmak. Kazandırmak. Getirmek. Kandırmak.