Give voice to türkçesi Give voice to nedir

Give voice to ingilizcede ne demek, Give voice to nerede nasıl kullanılır?

Give : Yapıvermek. Bahşetmek. Esneklik. Bel vermek. Uçlanmak. Dogruluğunu kabullenmek. Düzenlemek. Hediye etmek. Esnemek. İtiraf etmek.

Voice : Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar. Fikir. Akort etmek. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Fiil kök veya gövdesinin, sözlük anlamında herhangi bir değişikliğe uğramadan fiilden fiil yapan belirli bazı eklerle genişletilerek cümledeki özne ve nesne ile olan bağlantısında uğradığı durum değişikliği; fiilin anlam değişikliği göstermeyen, ancak özne ve nesneye hükmeden şekil değişikliği. || çatılar, türlerine, aldıkları eklere ve işlevlerine göre kendi içlerinde etken çatı (yalın çatı), edilgen çatı, meçhul çatı, dönüşlü çatı, işteş çatı, ettirgen çatı diye sınıflandırılır. bunlara bk. Dile getirmek. İfade etmek. Düşünce. Ses çıkarmak. Sözcü.

To : İla. -e kadar. Ye. Oranla. E doğru. -mek -mak (mastar). Ya. Göre. Arasında. Karşı.

Gave voice to his thoughts : Düşüncelerini dile getirdi. Düşüncelerini yüksek sesle ifade etti.

Give a voice to : Dile getirmek. Açıkça söylemek. Fikrini belirtmek.

 

İngilizce Give voice to Türkçe anlamı, Give voice to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give voice to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asserts : Savunmak. Savunmak (hak). İddia etmek. Savlamak. İleri sürmek. Öne sürmek. Teyit etmek. Demek.

Apprised : Haber vermek. Bilgi vermek. Haberdar etmek. Bildirmek.

Attests : Bildirmek. Kanıtlamak. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Yemin ettirmek. Beyan etmek. İspat etmek. Onaylamak. Delalet etmek. Doğrulamak.

Affirming : Beyan etmek. İleri sürmek. İddia etmek. Onaylamak. Bildirmek. Doğrulamak.

Breathe : Soluk almak. Yaşamak. Nefes almak. Nefes alıp vermek. Teneffüs etmek. Solumak. Soluk alıp vermek. Esmek. Hohlamak.

Breathes : Esmek. Nefes almak. Solumak. Soluk alıp vermek. Teneffüs etmek. Nefes alıp vermek. Soluk almak. Hohlamak. Fısıldamak.

Account for : Sorumlu olmak. Nedenini açıklamak. İzahat vermek. Açıklama getirmek. Açıklamasını yapmak. Hesap vermek. Sebebi olmak. Sebebi belirtmek. İzah etmek.

Affirm : Söz vermek. Tasdik etmek. Tekrar söylemek. Olumlamak. Tekrarlamak. Beyan etmek. İddia etmek. Onaylamak. Bildirmek.

Conceive : Hamile kalmak. Kavramak. Göz önünde bulundurmak. Tasavvur etmek. Anlamak. Düşünmek. Gebe kalmak. Karşılaşılan sorunları, yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak. düşünmek. 3.-anlamak.

Opine : Düşünmek. Belirtmek. Fikrini söylemek. Görüş belirtmek. Düşüncelerini belirtmek. Farzetmek. Varsaymak. Fikir yürütmek.

Give voice to synonyms : apprized, amounted, apprises, air, be enunciative of, connoted, clarifies, assert, aired, depict, describes, spoken up, attest, give a voice to, connotate, tune to, account, spoke up, connote, clarified, spoken out, explain, allege, apprize, articulates, elucidate, describing, couch, convey, amounting, speak up, clarifying, mentioning.