Glandulae endocrine türkçesi Glandulae endocrine nedir

Glandulae endocrine ingilizcede ne demek, Glandulae endocrine nerede nasıl kullanılır?

Endocrine : Bezin kana veya lenfe karışan salgısı, endokrin, hormon, inkretum. İç salgı ile ilgili. İç salgı. İçsalgı. İç salgı bezleri. İç salgıbezi. Endokrin. Kendine ait boşaltım kanalı olmayan bezler tarafından salgılanan, direkt olarak kana karışan ve çok az miktarı bile bir organı veya vücudun belli bir bölümünü etkileyen salgılar, endokrin. İçsalgı ile ilgili.

Glandulae alveolares : Alveoler bezler. Dış salgı bezlerini oluşturan korpus glandulelerin üzüm tanesi biçiminde olması.

Glandulae bronchales : Bronşların mukozasında bulunan bezler. Glandula bronkales.

Glandulae buccales : Glandula bukkales. Yanak kasları arasında veya yanak kaslarıyla yanak mukozası arasında bulunan bezler, glandula bukkales. Yanak bezleri.

Glandulae cardiacae : Mide mukozasının pars cardiaca’sında yer alan bezler. Glandula kardiyaka.

Glandulae caudae : Glandula kauda. Kuyruk bezleri. Özellikle ergin erkek kedilerde iyi gelişen ve kokulu bir sıvı salgılayan bezler, glandula kauda.

İngilizce Glandulae endocrine Türkçe anlamı, Glandulae endocrine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glandulae endocrine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Endocrine gland : Endokrin bezi. İç salgıbezi. Salgısını bir kanal aracılığı olmaksızın doğrudan kana veren bezlerden herhangi biri. pankreasın alfa hücrelerinin glukagon salgısı, beta hücrelerinin insülin salgısı gibi salgıları protein yapısında ya da böbrek üstü bezi ve teslislerin steroit yapısındaki salgıları gibi hormon salgılayan bezler. endokrin bez, kanalsız bez. Salgılarını bir kanal sistemi olmaksızın doğrudan kan akımına veren bezlerden herhangi biri, endokrin bez. İçsalgıbezi. İçsalgı bezi.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Batın. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

 

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Glandulae endocrine synonyms : endocrine glands, abdominal fat necrosis, abdominal pain, abdominal distention, a c deformity, a band, abattoir, glandulea endocrinae, ductless gland, a dna.