Glycan türkçesi Glycan nedir

  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Glikan.
  • Tek tip ya da farklı tip monosakkaritlerin glikozit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan polimer; homopolisakkarit (homoglikan), heteropolisakkarit (heteroglikan).
  • Tek tip veya farklı tip monosakkaritlerin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış polimer.

Glycan ingilizcede ne demek, Glycan nerede nasıl kullanılır?

Glycosaminoglycan : Proteinlerle birleştirildikleri zaman heksozaminden ve musinlerden elde edilen birkaç polizakkaritten herhangi biri. Amino şeker türevlerinin tekrarlanan disakkarit birimlerinden oluşan, hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren, proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddesini meydana getiren, hiyaluronik asit, kondroitin sülfat, keratan sülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu. mukopolisakkarit. Glikozaminoglikan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genellikle bir amino şeker (sülfatlanmış veya sülfatlanmamış glikozamin veya galaktozamin) ve bir üronik asitten (glukoronik asit veya idüronik asit) oluşmuş yinelenen disakkarit birimlerinden oluşan hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddelerini meydana getiren hiyalüronik asit, kondroitin sülfat, keratosülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu, mukopolisakkarit, asit mukopolisakkaritler, hayat zamkı.

 

Glycosaminoglycans : Gags. Proteinlerle birleştirildikleri zaman heksozaminden ve musinlerden elde edilen birkaç polizakkaritten herhangi biri. Eklem sinovyal sıvısı ve kıkırdağının temel yapısında bulunan, kollajen, tendo ve ligament gibi bağ dokuları bir arada tutmaya yardımcı olan polisakkarit özelliğinde madde, gags, glikozaminoglikan. Glikosaminoglikanlar. Glikozaminoglikan. Hayat zamkı.

Heteroglycan : Heteropolisakkarit. Heteroglikan.

Homoglycan : Homoglikan. Homopolisakkarit.

Pepdidoglycan : Gram pozitif bakterilerde hücre duvarının esasını ve en önemli kısmını oluşturan n-asetilglukozamin ve n-asetilmuramik asidin bir peptide kovalent bağlarla bağlanmasıyla oluşan polimer. Peptidoglikan.

Proteoglycan : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mukopolisakkaritlerin bir protein molekülüne bağlanmasıyla oluşan molekül. Bağ dokusunun zemin maddesinde bolca bulunan, çeşitli glikozaminoglikanların proteinlere kovalent bağlarla bağlanması ile oluşan tüp fırçası şeklindeki kompleks. Proteoglikan.

 

Peptidoglycan : Bakteri hücre duvarlarında, uzun polisakkarit zincirlerinin kısa peptitlerle enine bağlandığı büyük bir makromolekül grubu. Peptidoglikan. Uzun polisakkarit zincirlerinin kısa peptitlerle enine bağlandığı büyük moleküler grup. bakteri hücre duvarında bulunan ve bakteriyi ozmotik lizizden koruyan esas katman.

Glyceric : Gliserinden türeyen. Gliserik. Gliserinden elde edilen. Gliserine ait. Gliserinle ilgili.

Glyceraldehyde : Gliserolün oksidasyonuyla oluşan bir madde. Gliserine ayrılabilen kimyasal madde. Üç karbonlu aldoz monosakkarit. Gliseraldehit.

Hypoglycaemia : Hipoglisemi. Kanşeker azlığı. Kanda şeker azlığı (tıp veya medikal terimi). Kanda şeker azlığı. Kan şekeri düşüklüğü.

İngilizce Glycan Türkçe anlamı, Glycan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glycan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pull together : Birlik içinde çalışmak. Duygularına hakim olmak. Kolektif çalışmak. Ekip çalışması yapmak. Elbirliği ile çalışmak. Uyum içinde çalışmak. Elbirliğiyle çalışmak.

Alcohol : Doymuş karbon atomuna bağlı hidroksil grubu içeren bileşikler. İçkit. Hidroksil gruplarına sahip hidrokarbon yapısında organik bileşik grubu. İspirto. Alkollü içki. Çakırözü. Yapısında primer alkol özelliğinde, renksiz, uçucu ve tutuşabilir bir alkiloksit bulunan, ch3 - ch2 - oh formülüyle gösterilen damıtılmış sıvı. İçki. Alkol.

Gather : Kendini toplamak. Büzmek (dikiş). Seçmek. Kazanmak. Toplamak. Büyümek. Devşirmek. Tutmak. Biriktirmek.

Diol : Diol.

Cut : Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kamçılamak. İndirimli. İndirilmiş. Topsuz giriş. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Sulandırmak. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Pay. Hadım etmek.

Garner : Almak. Stoklamak. Elde etmek. Toplamak. Depolamak. Biriktirmek. Kazanmak. Tahıl ambarı. Stok. İstiflemek.

Collect : Dercetmek. Birikmek. Tahsil etmek. İstif etmek. Toparlamak. Uğrayıp almak. Biriktirmek. Ödemeli. Toplamak. Anlamak.

Harvest : Ekin biçme, ürün kaldırma işi. Toplamak. İdareli kullanmak. Ekin biçmek. Hayvansal ürünün veya bitkisel ürünlerin bir bölgeden toplanması. Hasat kaldırmak. Hasat etmek. Rekolte. Toplanan ekin. Hasat.

Reap : Ekin biçmek. Biçmek. Hasat etmek. Ürün toplamak. Para yapmak. Kaldırmak. Oraklamak. Toplamak. Kazanmak. Semeresini almak.

Glycan synonyms : dihydric alcohol.

Glycan zıt anlamlı kelimeler, Glycan kelime anlamı

Spread : Meydan almak. Kenara çekilmek. Saçılmak. Örtmek. Dağıtmak. Bölüştürmek. Bulaşma. Sermek. Sıçramak. Yayılma.