Glycogen storage disease türkçesi Glycogen storage disease nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Glikojen depo hastalığı.
  • Glikojen metabolizmasında veya taşınmasında rol oynayan enzimlerin doğuştan yetersizliği veya yapısal bozukluğu sonucu ortaya çıkan bir grup kalıtsal hastalık, glikojenozis.

Glycogen storage disease ingilizcede ne demek, Glycogen storage disease nerede nasıl kullanılır?

Glycogen : Hayvansal nişasta. Hayvan dokularında bulunan dekstroza dönüştürülebilen nişastaya benzeyen madde. Omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, gereğinde glikoz-1-fosfat'a parçalanarak kullanılacağı yere sevk edilen, glikoz moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan dallı polisakkarit zinciri. Glikoz moleküllerinin alfa glikozitik bağlarla bağlanmasıyla hayvanların karaciğerinde oluşan, organizma gereksinim duydukça hazır enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere glikoza parçalanan, aynı zamanda hayvansal nişasta olarak da adlandırılan bir polisakkarit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikojen. Glükojen. Glikoz monomerlerinden oluşan dallı polisakkarit zinciri. omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, glikoz fosfata parçalanarak kullanılacağı yerlere sevk edilen bir depo maddesi.

Storage : Depoya koyma. Bellek. Ham, yarı mamul ve mamul gıda maddeleriyle katkı maddesi, yan ürünler, gıda ambalajları ve materyallerinin tüketime sunulmadan veya işlemeye tabi tutulmadan önce doğal yapılarını bozmayacak koşullarda tekniğine uygun olarak saklanması. Suni. Depo. Ambar. Ardiye ücreti. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Korunaklama. Depolama.

 

Disease : Rahatsızlık. Dert. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Hastalık. Lyme hastalığı. Sayrılık. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Maraz. İllet.

Storage disease : Karbonhidrat, yağ ve protein gibi maddelerin hücrelerin bir kısmında normal dışı miktarlarda birikmesiyle belirgin, doğuştan veya kazanılmış nedenlerle oluşan metabolizma hastalığı, tezaurismozis, tezaurozis. Depo hastalığı.

Hereditary storage disease : Kalıtsal depo hastalığı. Kalıtsal nedenlerle protein, karbonhidrat veya yağları parçalayan enzimlerin yetersizlikleri sonucu bu maddelerin hücrelerde birikiminden kaynaklanan hastalık grubu.

Lipid storage disease : Hücrelerdeki metabolizma bozukluğuna bağlı olarak dokularda lipit birikimi, lipidozis. Lipit depo hastalığı.

Plant based storage diseases : Geviş getiren hayvanlarda, kimi bitkilerin içerdiği swainsonine adlı alkaloidin, alfa-mannosidaz adlı lizozomal enzimi baskılaması sonucu, beyinde sinir hücrelerinin lizozomlarında iç kaynaklı polimerik maddelerin birikmesiyle belirgin özel bir hastalık grubu. Bitkisel depo hastalıkları.

 

Lysosomal storage disease : Lizozomal depo hastalığı. Lizozomal enzimlerin yetersizliği sonucu, lizozomlarca yıkımlanması gereken maddelerin yıkımlanmaması ve hücrelerde birikmesiyle belirgin hastalık.

İngilizce Glycogen storage disease Türkçe anlamı, Glycogen storage disease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glycogen storage disease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glycogenosis : Glikojenoliz. Glikojenozis. Glikojenoz.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdomen : Karın. Batın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Glycogen storage disease synonyms : a c syndrom, abdominal distention, abdominal ovariectomy, a c deformity, abdominal palpation, abdominal pain, abattoir.