Go all the way türkçesi Go all the way nedir

  • Her naneyi yemek.
  • Uygunsuz olan her işi yapmak.
  • Son haddine varmak.
  • İlişki içinde olmak (argo terim).
  • Tam cinsel ilişkiye girmek.

Go all the way ile ilgili cümleler

English: Do you think the Supersonics will go all the way to the world championships?
Turkish: Supersonic'in dünya şampiyonluğuna giden bütün yolu gideceğini düşünüyor musunuz?

Go all the way ingilizcede ne demek, Go all the way nerede nasıl kullanılır?

Go : Girişim. Uymak. Yok olmak. Girmek. Devrolunmak. Erişmek. Haline gelmek. Canlılık. Bahse girmek. Yapılmak.

All : Her. Tümünü. Hep. Tümü. Katışıksız. Bütün. Tüm. Büsbütün. Hepsi. Her şey.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Way : Yapılış şekli. Mesafe. Bakım. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Uzakta. Durum. Yön. Civar. İş alanı. Gidişat.

All the way : Her türlü. Yol boyunca. Başından beri. Başından sonuna kadar. Mümkün olduğu kadar. Her şekilde. Sonuna kadar. Tamamen. Yolun sonuna kadar.

 

Go all out : Elden gelen her şeyi yapmak. Tüm yolları denemek. Canını dişine takmak. Elinden geleni yapmak. Bütün gücünü kullanmak. Her yolu denemek.

Ask somebody the way : Yolu sormak.

Go all to pieces : Şaşkına dönmek. Eli ayağına dolaşmak. Çok kötü duruma düşmek.

Across the way : Karşı tarafta. Yolun öte tarafında.

İngilizce Go all the way Türkçe anlamı, Go all the way eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go all the way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come to a head : Dananın kuyruğunu koparmak. Çıkmak. Sona ermek. En yüksek noktaya gelmek. Olgunlaşmak. Dönüm çekidine gelmek. Doruğa ulaşmak. Baş vermek. Dönüm noktasına varmak.