Go to sleep türkçesi Go to sleep nedir

Go to sleep ile ilgili cümleler

English: Before I go to sleep I listen to music.
Turkish: Yatmadan önce müzik dinlerim.

English: Ali didn't go to sleep till late that night.
Turkish: Ali o gece geç saatlere kadar uyumaya gitmedi.

English: Ali didn't go to sleep till 2:30 last night.
Turkish: Ali dün gece 2.30'a kadar uyumaya gitmedi.

English: "When'd you go to sleep last night?" "4 o'clock." "What? What were you doing up so late?" "Talking on the phone with my ex-boyfriend."
Turkish: "Dün gece ne zaman yatmaya gittin?" "Dörtte." "Ne? o kadar geç saatlere kadar ne yapıyordun?" "Eski erkek arkadaşımla telefonda konuşuyordum."

English: "If you're tired, why don't you go to sleep?" "Because if I go to sleep now I will wake up too early."
Turkish: "Yorgunsan niye yatmıyorsun?" "Çünkü şimdi yatarsam çok erken kalkarım"

Go to sleep ingilizcede ne demek, Go to sleep nerede nasıl kullanılır?

Go : İşlemek. İş görmek. Hareket etmek. Girişim. İlerlemek. Söylenmek. Yok olmak. Koyulmak. Girmek. Geçmek.

To : -mek -mak (mastar). İle. Kala. -e göre. Göre. Ye. Kadar. Ya. E doğru. Karşı.

Sleep : Göz çapağı. Çok hızlı dönmek. Uyuklamak. Fırıl fırıl dönmek. Yatacak yer sağlamak. Gecelemek. Uyku. Uyumak. Kalmak. (gözde) çapak.

 

Go to : Buraya git. Git. Uzanmak.

Go to a different folder : Farklı bir klasöre git.

Go to dialog : Git.

Go to annotation : Ek açıklamaya git.

Go to endnote : Sonnota git.

Go to bed with the chickens : Tavuk gibi erken yatmak. Tavuk gibi erkenden yatmak. Erken yatmak.

Go to any extent : Her şeye başvurmak.

İngilizce Go to sleep Türkçe anlamı, Go to sleep eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go to sleep ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be friends : Arkadaş olmak. Dost olmak. Barışmak.

Chime in with : Uygun gitmek. İle uyumlu olmak. İle ahenk içinde olmak. Uyum içinde olmak. Uymak. Uygun düşmek.

Tingle : Ürpermek. Karıncalanmak (vücutta bir yer). Tatlı bir ürperti. Çınlama. Tatlı bir şekilde ürpermek. Diken diken olmak. Sızlamak. Telaş. Sızı.

Doss : Yatak. Pansiyon yatağı. Teksas eyaletinde şehir. Şekerleme. Pansiyonda kalmak. Dışarıda yatmak. Kısa uyku.

Prickled : İğnelemek. İğnelenmek. Ufak diken. Karıncalanma. Batmak (ufak diken vb). Batırmak. Hafifçe batırmak. Dalamak (kumaş veya giysi). İğnelenme.

Cohered : Tutmak. Tutarlı olmak. Kaynaşmak. Yapışmak. Uyum içinde olmak. Eş fazlı olmak. Bağlantılı olmak. Uymak. Birbirini tutmak.

 

Gone off : Başlamak. Patlamak. Çıkmak. İşlemez olmak. Sönmek. Ses çıkarmak. Geçmek (bir olay belirli bir şekilde). Çıkıp gitmek. Sönmek (ışıklar veya kalorifer).

Agrees : Aynı fikirde olmak. Uymak (bir başka şeye). Yaramak. Bağdaşmak. Kararlaştırmak. Rıza göstermek. Razı olmak. Hemfikir olmak. Birleşmek.

Doze off : Yorgunluktan bitkin düşmek. Uyuyup kalmak. İçi geçmek. Bitip tükenmek. Çöküp kalmak. Uyuyakalmak. Uyku bastırmak. Uyuklamak.

Go to sleep synonyms : formicate, feel benumbed, agree, dozed off, bargain, go off, be in harmony with, drop off, sack out, get to sleep, banged, have rest, go to bed, flake out, retire for the night, clicked, have pins and needles, cohere, dosses, nodding off, retire, dossed, doss down, hit the sack, drop asleep, crawls, bang, be buried, retire to rest, arrange, click, couching, bargains.