Goat türkçesi Goat nedir

  • Azgın erkek.
  • Davar.
  • Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, yaban keçisinden evcilleştirilmiş, sütü, tüyü ve derisi için yetiştirilen, avrupa'da yaşayan bir tür. keçi.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Zampara.
  • Günah keçisi.
  • Oğlak.
  • Şamar oğlanı.
  • Teke.
  • Zorbalık.
  • Evcil keçi.
  • Enayi.
  • Boynuzlugiller familyasının sığırlar alt familyasından capra cinsini oluşturan memelilere verilen ad.
  • Pis.
  • Oğlak burcu.
  • Keçi.
  • Ahmak.
  • Kaba.

Goat ile ilgili cümleler

English: It's a goat and it is absolutely normal.
Turkish: Bu bir keçi ve bu kesinlikle normaldir.

English: He ate a burger with goat cheese.
Turkish: O, keçi peynirli bir burger yedi.

English: He ate a goat cheese burger.
Turkish: O bir keçi peyniri burgeri yedi.

English: Commentators have variously described the sound of vuvuzelas as "annoying" and "satanic" and compared it with "a stampede of noisy elephants", "a deafening swarm of locusts", "a goat on the way to slaughter", "a giant hive full of very angry bees", and "a duck on speed".
Turkish: Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.

 

English: I love goat cheese.
Turkish: Keçi peynirini severim.

Goat ingilizcede ne demek, Goat nerede nasıl kullanılır?

Goat hair : Keçi kılı.

Goat louse : Keçi biti. En çok iki milimetre uzunluğunda olabilen ve keçilerin sırtında yaşayan sokucu bit.

Goat pox : Antijenik olarak koyun çiçeğiyle aynı veya benzer bir virüsün keçilerde derinin kılsız bölgelerinde ve ağız mukozasında papül, vezikül, püstül ve kabuk oluşumuyla belirgin viral hastalık. oğlaklarda sistemik hastalık tablosu görülebilir. Keçi çiçeği.

Goat rinderpest : Küçük geviş getirenlerin vebası. Keçi vebası.

Goat sheep hybrids : Koyun-keçi melezleri. İki türün çiftleşmesinden döllenmeyle oluşan, melez embriyolar. istisnasız olarak gebeliğin yaklaşık 6 gününde ölürler.

Angora goat : Türkiye’de özellikle orta anadolu ve güney doğu anadolu yörelerinde yetiştirilen, küçük zarif görünümlü ve olağanüstü güzel yapılı, ankara bölgesinde yetiştirilenlerin vücutları beyaz renkli tiftikle kaplı, mardin ve siirt yörelerinde yetiştirilenleri ise siyah, kurşuni, sarı ve bej renkte olabilen, ipek gibi yumuşak parlak tiftiği için yetiştirilen yerli bir tiftik keçisi ırkı, türk ankara keçisi. Uzun ipek gibi tüylere sahip evcil keçinin bir ırkı. tiftik keçisi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tiftik keçisi. Ankara keçisi.

 

Billy goat : Erkek keçi. Evcil keçinin erkeği. Teke. Palto. Ceket. Erkeç.

Anatolian black goat : Türkiye’de yetiştirilen keçi ırkları içerisinde sayısal ve ekonomik yönden en önemli yeri olan, türkiye’nin hemen her bölgesinde özellikle dağlık ve ormanlık bölgelerde yetiştirilen, genellikle siyah renkte olmakla beraber kahverengi, kurşuni, sarımsı beyaz hatta beyaz olanlarına da rastlanan, kılları kaba düz ve uzun, başın yandan görünüşü hafif dışbükey ve ankara keçilerine oranla daha büyük ve iri, hem erkeklerde hem de dişilerde boynuz ve sakal bulunabilen, süt verimi düşük ve sütleri oldukça yağlı, türkiye’nin yerli bir keçi ırkı, kara keçi. Kara keçi. Kıl keçisi.

Act the giddy goat : Abuk subuk şeyler yapmak. Kendini rezil etmek. Deli deli bir şeyler yapmak. Herkesin önünde aptalca davranmak.

Capricon the goat : Oğlak.

İngilizce Goat Türkçe anlamı, Goat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Despotism : Zulüm. Despotluk. İstibdat. Baskı idaresi. Despotizm. Diktatörlük. Baskı yönetimi. Otokrasi. Totaliteryanizm.

Barbarians : Uygarlaşmamış. Gaddar. Vahşi. Barbar. Yabancı. Zalim. Uygarlaşmamış kimse.

Capricorni : Bit takımyıldızın ve bir burcun adı; oğlak takımyıldızı ve oğlak burcu.

Lechers : Çapkın erkek. Şehvet düşkünü. Seks düşkünü adam.

Carrion : Cife. Çürümüş et. Leş gibi şey (argo terim). Kokmuş et. Hayvan leşi. Leş. Leş yiyen. Kokmuş. Kokmuş şey.

Blockheaded : Kafasız. Dangalak. Salak. Et kafalı. Mankafa. Budala. Aptal.

Prawning : Karides. Zayıf veya güçsüz kimse. Büyük karides.

Dirtier : Edepsiz. Açık saçık. Rezil. Terbiyesiz. Müstehcen. İğrenç. Kirli. Aşağılık. Muzur.

Goats : Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, genellikle dağlık ve kayalık yerlerde yaşayan, hafif yapılı, çevik, boynuzları geriye doğru ve yaklaşık olan, sakallları bulunan bir alt familya. evcil keçi (capra hircus), yaban keçisi (c.aegagrus) türleri iyi bilinir. Keçiler.

Contaminated : Bozulmuş. Mikroplu. Bulaşmış. Kirletilmiş. Mülevves. Üzerine bulaşmış. Kirli. Kirlenmiş.

Goat synonyms : genus capra, wild goat, caprine animal, bovid, capricorn the goat, capra hircus, domestic goat, apelike, extortions, debauchee, berk, doe, bear like, stooges, beastlier, corinthian, gallivanter, sacrificial lamb, she goat, barmcake, hircus, kids, beard, gobemouche, stubborn person, blockish, billy goat, despotisms, gull, debauchees, addle head, sheeps, ament.

Goat ingilizce tanımı, definition of Goat

Goat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hollow-horned ruminant of the genus Capra, of several species and varieties, esp. the domestic goat (C. hircus), which is raised for its milk, flesh, and skin.