Gold bullion türkçesi Gold bullion nedir

  • Külçe halindeki altın.
  • Altın külçe.
  • Kalıplar veya külçeler şeklindeki altın.
  • Üzerinde ağırlığı, saflık derecesi ve çıkaran kurumun adının yazılı olduğu külçe veya çubuk şeklinde basılan altın.
  • İktisat alanında kullanılır.

Gold bullion ingilizcede ne demek, Gold bullion nerede nasıl kullanılır?

Gold : İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Altın sarısı. Altın (simgesi au). Zenginlik. Altın. Yaldız. Altın para. Altın rengi. Sarı. Kızıl.

Bullion : Külçe altın. Çubuk halinde altın ya da gümüş. Altın ve gümüş gibi değerli yeraltı ürünlerinin işlenmemiş durumları. Külçe gümüş. Gümüş külçesi. Altın veya gümüş külçe. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Altın külçesi. Külçe. Külçe altın veya gümüş.

Gold bullion standard : Altın külçe kuralı. Altın külçe ölçünü. Paraya karşılık tutulan altının bu işlemleri yapan bankaların kasalarında külçe halinde bulunması kuralı. dış ödemelerde altının külçe halinde verilmesi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dolaşımda altın sikkelerin yer almadığı, buna karşılık yasal olarak dolaşımda bulunan kağıt paranın, ülkedeki para yetkesine götürüldüğünde, karşılığında külçe altının alındığı sistem. krş. altın ölçünü. Altın külçe standardı.

 

Gold alloy : Altın alaşımı.

Gold amalgam : Cıvalı altın. Altın amalgamı.

Gold and foreign exchange reserves : Bir ülkenin dış iktisadi yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla bulundurduğu altın ve yabancı para stokları. Altın ve döviz rezervleri.

İngilizce Gold bullion Türkçe anlamı, Gold bullion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gold bullion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Gold bullion synonyms : a change in supply, a change in individual demand, a shift in demand, a type mutual funds, a shift in supply, abnormal budget receipts.