Golden age of development economics türkçesi Golden age of development economics nedir

  • Kalkınma iktisadının altın çağı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Daha önceki dönemlerde büyüme ile özdeş kabul edilen kalkınma kavramının, kalkınmanın altın çağı ile birlikte iktisadın ayrı bir dalı olarak benimsendiği ve yaygınlaştığı dönem.

Golden age of development economics ingilizcede ne demek, Golden age of development economics nerede nasıl kullanılır?

Golden : Altından yapılmış. Zerrin. Altın gibi. Altın sarısı. Üstün. Parlak sarı. Altından. Altın rengi. Altın renginde. Türünün en iyisi.

Age : Erginlik. Asır. Yaşlandırmak. İhtiyarlamak. Eskimek. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Yaşlılık. Eskitmek. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Devir.

Of : -den övünerek bahsetmek. -den. -dan. Li. İle ilgili. Yüzünden. -nin. -nın. Den. -in.

Development : İmara açma. Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. İlerleme. Developman. Bir olayın ardışık evreler biçiminde oluşuma doğru ilerlemesi. Tab etme. Gelişim. Aşınma payına bağlı bir varlığın, daha uzun bir süre varoluşu, yüksek bir üretim ya da verim gücüne ulaştırılması amacıyla geliştirilmesi. Film banyo.

 

Economics : Ekonomi. İktisat bilimi. Tutumbilim. İktisat. Ekonomi (bilimi). Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı. Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı. Ekonomi bilimi. Ülke ekonomisi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Golden age : Doruğunu aydınlanma çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. ingiltere'de shakespeare, marlowe, johnson; ispanya'da lope de vega, calderon, tirso de molina; fransa'da corneille, racine ve molière «altın çağ» içindeki yazarlardır. Aydınlanma devrinden sonra avrupa'da yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir. ingiltere'de marlovve, shakespeare, johnson, ispanya'da calderon, lope de vega, tirso de molina; fransa'da corneille, racine, möliere gibi yazarların yaşadığı, aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem. (xvı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin). Altın çağ. Asr-ı saadet. Huzur ve mutluluk dönemi.

 

Traditional development economics : Ülkeleri az gelişmiş ve gelişmiş (sanayileşmiş) diye ayırarak kalkınma ve büyüme sorunlarının bu ayrımda çözümlenmesi gerektiğini ileri süren, az gelişmiş ülkelere özgü iktisadi politikalar geliştirilmesini savunan ve bu bağlamda devletin iktisadi hayata etkin katılımını öngören ve koruyucu dış ticaret politikası eşliğinde dışalım ikameci sanayileşme ile az gelişmiş ekonomilerde varolan kırsal kesim ile modern kesim arasındaki ikiliğin kaldırılmasını amaçlayan ilk iktisadi kalkınma yaklaşımı. Geleneksel kalkınma iktisadı.

Golden age of development : Kalkınmanın altın çağı. İkinci dünya savaşı’ndan 1970’lerin ortasına kadar devam eden, gerek gelişmiş ülkelerin gerekse az gelişmiş ülkelerin istikrarlı ve görece büyük büyüme oranlarını sağladıkları ve az gelişmiş ülkelerin sanayileşme yönünde belli yapısal dönüşümleri yaşadıkları dönem. bu dönemde ikinci dünya savaşı sırasında harap olan avrupa ülkelerinin yeniden imarında ve yüksek oranlı büyümesinde özellikle marshall planı kapsamında aldıkları yardımların önemli payı olmuştur.

İngilizce Golden age of development economics Türkçe anlamı, Golden age of development economics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Golden age of development economics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Golden age of development economics synonyms : abnormal budget receipts, a shift in supply, abolition of forced labour convention, a change in demand, a type mutual funds, a group shares.