Gorgeous türkçesi Gorgeous nedir

Gorgeous ile ilgili cümleler

English: She was a gorgeous girl of 22.
Turkish: O 22 yaşında göz kamaştırıcı bir kızdı.

English: What a gorgeous bash!
Turkish: Ne harika bir parti!

English: What a gorgeous flower!
Turkish: Ne görkemli bir çiçek!

English: The gorgeous cake made my mouth water.
Turkish: Muhteşem kek ağzımı sulandırdı.

English: This is a gorgeous town.
Turkish: Bu görkemli bir şehir.

Gorgeous ingilizcede ne demek, Gorgeous nerede nasıl kullanılır?

Gorgeously : Muhteşem bir şekilde. Çok iyi bir şekilde. Müthiş bir şekilde. Görkemli bir biçimde. Harika bir şekilde. Görkemli bir şekilde. İhtişamla. Şatafatlı bir şekilde. Mükemmel bir şekilde. Şatafatla.

 
 

Gorgeousness : Görkem. Parlaklık. Görkemli olma durumu. Muhteşemlik.

Gorge : Tıka basa yemek. Geçit. Boğaz. Atıştırmak. Yemek atıştırmak. Oburluk. Tıkınmak. Gırtlak. Tıka basa doldurmak. Tıkanmak.

Gorged : Atıştır. Dolmuş. Patlamak üzere. Doymuş. Tıka basa yemiş.

Gorgedly : Tıka basa doymuş bir şekilde.

Gorges : Oburluk. Tıka basa yemek. Tiksinti. Boğaz. Geçit. Tıkınmak. Tıka basa doldurmak. Atıştırmak. Yemek atıştırmak. Tıkanmak.

Gorgerin : Sütun kornişi.

Disgorged : Kusmak. Zoraki geri vermek. Boşaltmak. İstifra etmek. Kusarak çıkarmak. İsteksizce geri vermek. Dökülmek.

Disgorge : Kusarak çıkarmak. İsteksizce geri vermek. Kusmak. Dökülmek. Zoraki geri vermek. Boşaltmak. İstifra etmek.

Gorgets : Boğaz zırhı. Yaka işareti. Boyundaki benek (kuş). Gerdanlık. Taş alma ameliyatı aleti.

İngilizce Gorgeous Türkçe anlamı, Gorgeous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gorgeous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All around : Dört yandan. Çok yönlü. Çepçevre. Her bakımdan. Her alanda başarılı. Pek çok yeteneği olan. Her yönden. Geniş kapsamlı. Her şeyi hesaba katarak.

Grands : Azamet. Haşmetli. Babaanne. Azim. Büyüklük. Büyük. Kuyruklu piyano. Soylu. Bin dolar.

Alpha plus : Çok iyi.

Delicious : Ağzına layık. Kaymak gibi. Tadına doyulmayan. Lezzetli. Leziz. Güzel. Nefis.

Catchier : Akılda kalıcı. Kolayca akılda kalan. Akılda kolay kalan. Hileli. Alımlı. Aldatıcı. Çekici. Cazip. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan.

Calli : Kali. Güzel. Zarif.

Bonnie : Sağlıklı. Güzel. Bir kadın adı. Çekici. Şenlik ateşi. Göze hoş görünen. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Kadın ismi.

Brighter : Aydınlık. Zeki. Neşeli. Işıltılı. Canlı. Şanlı. Berrak.

Grandest : Babaanne. Haşmetli. Ana. Ağırbaşlı. Büyük. Baş. Önemli. Azim. Büyüklük.

Braw : Yetkin. Gösterişli ve canlı bir şekilde renkli. İyi giyinmiş. Gösterişli. Yerinde. Seçkin. İyi.

Gorgeous synonyms : confetto, dainty, glaring, harshest, effulgent, slashing, caressing, greats, corker, burnished, banner, heavenly, absolute, admirably, harsher, peachiest, beaming, august, amazing, beautiful, goodly, attractive, magical, beyond praise, beltings, argent, blancmange, brightly, adorable, chichi, aglow, a one, ravishing.

Gorgeous zıt anlamlı kelimeler, Gorgeous kelime anlamı

Ugly : Nahoş. Bet. Tatsız. Suratsız. Kötü. Huysuz. Aybacar. Sakil. Biçimsiz. Aksi.

Gorgeous ingilizce tanımı, definition of Gorgeous

Gorgeous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Magnificent. Showy. Fine. Imposing through splendid or various colors.