Grade equivalent türkçesi Grade equivalent nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Sınıf eşdeğerliği.
  • Bir testin ham puanına göre değer biçilen ve öğrencilerin ortalama sınıf düzeyini belirleyen sınıf puanı.

Grade equivalent ingilizcede ne demek, Grade equivalent nerede nasıl kullanılır?

Grade : Yokuş. Derecelere ayırmak. Derece. Derecelendirme yapmak. Sınıf. Not. (mal) tasnif etmek. Seviye. Derecelendirmek. Bir basamaklar düzenini oluşturan sıracalardan her biri.

Equivalent : Denk. Karşılık. Bir gram hidrojenin yerini alabilecek ya da onunla birleşebilecek öğenin gram olarak ağırlığı. Değerleri ya da işlevleri özdeş olan niceliklerin özelliği. Denklik. Eşdeğer ağırlık. Karşılığı. Muadil. Eşit. Tekabül.

Grade a : Birinci kalite.

Grade control : Kalite kontrolü. Tenor kontrolü. Tenör kontrolü. Nitelik denetimi.

Grade correlation : Derece korelasyonu.

Grade crossing : Hemzemin. Hemzemin geçit. Demiryolu geçidi.

İngilizce Grade equivalent Türkçe anlamı, Grade equivalent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grade equivalent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic year : Öğretim yılı. Eğitim öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Akademik yıl. Ders yılı.

 

Accustoming : Alıştırmak. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Ülfet. Yetiştirim.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Abulia : Kayıtsızlık. Abuli. İrade kaybı. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstenç yitimi. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade yitimi.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Achromatopsia : Akromatopsi. Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Grade equivalent synonyms : academic intelligence, academic preparation, achievement tests, academy, abstract reasoning, academy of economic and commercial sciences.