Grafit nedir, Grafit ne demek

Grafit; bir jeoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Kimya'daki anlamı:

Parlak siyah renkli, yumuşak, altıgen prizma örgülü, iletken karbon kristali.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Kayaç yapıcı mineral. (Arı karbonun bir değişik biçimidir. Renk ve çizgi kara, görünüşü ve dokunuşu yağımsı, çok yumuşak ve boyayıcı; sertlik 1-2, özgül ağırlık 2.09-2.23; hekzagonal.)

Bilimsel terim anlamı:

Parlak, kara renkli, altıgen örütlü, doğal ya da yapay olarak elde edilebilen bir karbon ayrıbiçimi.

Doğal olarak bulunan ve dökme demirin yapısında çökelen karbonun bir eşözdeği.

İngilizce'de Grafit ne demek? Grafit ingilizcesi nedir?:

graphite

Fransızca'da Grafit ne demek?:

graphite

Grafit hakkında bilgiler

Grafit, yumuşak, yağlı, kâğıt üzerinde iz bırakan, siyah renkli katı bir maddedir. Grafit, yağ haline getirilip makinelerde, çalışan parçaların birbirine sürtünürken aşınmasını azaltmak ya da engellemek amacıyla yağlayıcı olarak kullanılır. Kurşun kalemlerin içindeki uç da, içine kil katılarak sertleştirilmiş grafit'tir. Grafitin elde edildiği başlıca yerler Sri Lanka, Sibirya, Kuzey Amerika Meksika ve Avusturya'dır. Grafit yapay olarak da hazırlanabilir; bunun için kok kömürünün çok yüksek sıcaklıklarda işlenmesi gerekir. Grafit çok yüksek sıcaklıklara dayanabilir. Son dönemlerde, uzay kapsüllerinin ısı kalkanlarının yapımında da grafit'ten yararlanılmaya başlanmıştır.

 

Hem elmas, hem de grafit kristal yapılıdır, ama kristalleri farklı biçimlerdedir. Aynı maddenin değişik kristal biçimlerine allotrop denir; allotrop sözcüğü değişik biçim anlamında Yunanca iki sözcükten gelir. Elmas ve grafit, karbonun allotroplarıdır. Elmasta her karbon atomu, dört başka karbon atomuna bağlanarak üç boyutlu katı bir yapı oluşturur; grafitte ise karbon atomları, üst üste yığılmış geniş, yassı levhalar oluşturacak biçimde, iki boyutlu düzlemde birbirlerine bağlanmıştır. Bu levhalar birbirlerinin üzerinden kolayca kayar; grafitin iyi bir yağlayıcı olma özelliği de bundan kaynaklanır. Grafitin kâğıt üzerinde iz bırakmasının nedeni de, bu ince atom levhalarının grafitten ayrılarak kağıdın üzerinde birikmesidir. Karbonun öteki biçimlerinin, belirgin, kendilerine özgü bir yapısı ya da biçimi yoktur. Grafitin düzlemsel yapısına grafin denir.

 

Grafit ile ilgili Cümleler

  • Ali garaj kapına grafitiyi yapanın kim olduğunu biliyor.
  • Ali bir grafiti sanatçısı.

Grafit kısaca anlamı, tanımı:

Kurşun : Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış.

Kalem : Çeşit, tür. Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç. Bazı deyimlerde yazı. Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer. Yazar. Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç.

Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Müzik eseri. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj.

Yumuşak : Sessiz, hafif. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Okşayıcı, tatlı, hoş. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Kolaylıkla işlenebilen. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Ilıman (iklim), sert karşıtı.

Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolalama. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).

Siyah : Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü. Bu renkte olan. Kara, ak, beyaz karşıtı.

Renkli : Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan.

Yapay : Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı. Yapmacık.

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Grafitli korozyon : Gri dökme demir bileşiminde bulunan grafitli karbon etkisiyle oluşan bölgesel pas türü.

Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Billur : Bu maddeden yapılmış. Duru, temiz ve akıcı. Koç yumurtası. Kesme cam, kristal. Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Yapmacık olmayan. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.

Yağlı : Bol ve kolay kazanç sağlayan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Yağı çok olan. Üzerinde veya içinde yağı olan. Besili, semiz. Yağla yapılmış.

Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

Getiri : Yarar. Kazanç. Faiz.

Grafitleme : [Bakınız: grafitleme tavlaması]

Grafitleme tavlaması : Ak dökme demirin yapısındaki karbürleri grafite dönüştürmek için, 900°C - 950°C sıcaklıklarda yapılan ısıl işlem; kısaca grafitleme diye de bilinir.

Grafitlenme : Karbonun ya da demir karbürlerin grafite dönüşmesi olayı.

Grafitleyici : Dökme demirlerin yapısındaki karbonu, grafite dönüştürücü özellikteki element.

Diğer dillerde Grafit anlamı nedir?

İngilizce'de Grafit ne demek? : [Grafit (das) ] n. graphite, form of carbon, plumbago, carbon-based material used for many purposes

adj. graphitic

n. graphite, blacklead, plumbago

Fransızca'da Grafit : graphite [le]

Almanca'da Grafit : n. Grafit, Graphit

Rusça'da Grafit : n. графит (M)