Grains türkçesi Grains nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tahıl.
  • Damarlı yüzey.
  • Çizgi.
  • Zerre.
  • Granül.
  • Tane.
  • Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç gibi hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı.
  • Ağırlık birimi.
  • Damar.
  • Hububat.
  • Tanecik.
  • Metali oluşturan minik tanecikler.

Grains ingilizcede ne demek, Grains nerede nasıl kullanılır?

Volutin grains : Volutin granülü. Prokaryotlarda bulunan, metakromasi özelliğine sahip bir polimetafosfat depo granülü.

Foodgrains : Tahıl.

Grosgrains : Grogen kumaş. Gron. Grogren.

Ingrains : Kökleştirmek. Tam. Kökleşmiş. Ham halinde boyanmış. Yer etmek. İçine işletmek. Ham iken boyamak. Yerleşmek.

Grain alcohol : Etanol. Tahıldan çıkarılan alkol. Hububat alkolü. Tahıl alkolü. İspirto.

Grain boundary segregate : Tane sınırı birikintisi.

Grain boundary precipitation : Tane sınırı çökelimi. Tane sınırı çökelmesi.

Grain boundary : Tane sınırı. Dış kristal. Gren sınırı.

Grain boundary nucleation : Tane sınırı çekirdeklenmesi.

Grain betle : Tenebrio cinsinde bulunan böcekler. Hububat böceği.

İngilizce Grains Türkçe anlamı, Grains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

Passenger train : Yolcu treni.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Crabgrass : Yabani otlar. Adi ot çeşidi.

Flakes : Kılcal çatlaklıklar. Kuşbaşı parça. İnce parça. Acayip tip. Pul. Kar taneciği. Pullar. Balık pulu.

Demarcation : Sınır çizme. Hudut. Sınırını belirleme. Sınırlarını belirtme. Sınır çekme. Demarkasyon. Sınır. Ayırma. Hudut çizme.

Grooves : Oluk. Mükemmel şey. Harika şey. Boğaz. Adet. Yivler. Kanal. Gelenek. Yiv.

Freight train : Marşandiz. Yük treni.marşandiz. Yük katarı. Yük treni.

Aught : Zerre kadar. Şey. Hiç. Sıfır. Nesne. Hiçbir şekilde.

Corns : Tahıl tanesi. Nasır. Buğday (ing.). Yulaf (irlan., ıskoç.). Ekin. Mısır viskisi. Mısır.

Grains synonyms : timothy, giant star grass, pennistum villosum, tall grass, silver grass, ribbon grass, cynodon plectostachyum, blue grass, creeping soft grass, holcus lanatus, arundo richardii, locomotive engine, cord grass, fountain grass, french rye, muhlenbergia schreberi, broom grass, bay grass, stenotaphrum secundatum, beach grass, cynodon dactylon, midgrass, lyme grass, dactylis glomerata, cortaderia richardii, holcus mollis, shortgrass, cenchrus tribuloides, bromegrass, sword grass, herd's grass, car train, arrhenatherum elatius.

Grains zıt anlamlı kelimeler, Grains kelime anlamı

 

Forbid : Yasak etmek. Haram etmek. Olanak vermemek. Memnu kılmak. Men etmek. Menetmek. Yasaklamak. Engel olmak.

Deny : Esirgemek. Tanımamak. Kaçınmak. Yalanlamak. Yadsımak. Yoksamak. Nasip etmemek. Yoksun bırakmak. Danmak. Mahrum etmek.

Take : Kavramak. Yakalamak. Almak. Kabul etme (vücut). Pay. Hasat. Tutma. Tepki. Götürmek. (sınava) girmek.

Grains ingilizce tanımı, definition of Grains

Grains kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : See 5th Grain 2 (b).