• Gramer kuralları.
  • Gramer.
  • Bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyen bilim. ilk ve orta dereceli okullarda öğrencilere anadilin ses, biçim ve cümle yapısı bakımından özelliklerini ve kendine özgü kurallarını öğretmek için okutulan ders.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Orta dereceli okul.
  • Dilbilgisi kitabı.
  • Grammer.
  • Dil bilgisi.
  • Temel prensipler.
  • Dilbilgisi.
  • Sarf.
  • Gramer kitabı.
  • Gramer açısından ifade.
 

Grammar ile ilgili cümleler

English: I don't understand this confusing grammar question.
Turkish: Ben bu kafa karıştırıcı gramer sorusunu anlamıyorum.

English: I gave him a grammar book.
Turkish: Ona bir dilbilgisi kitabı verdim.

English: All natural languages are equally complex--but in different ways. The grammar of Malay is simple, but choices among many superficially equivalent words are dictated by the social status of speaker and hearer.
Turkish: Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dilbilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, konuşmacının ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.

English: He teaches English grammar at a high school.
Turkish: Lisede İngilizce dil bilgisi öğretir.

English: Her grammar is bad.
Turkish: Onun dilbilgisi kötü.

Grammar ingilizcede ne demek, Grammar nerede nasıl kullanılır?

Grammar checker : Dil bilgisi denetçisi. Dilbilgisi denetleyicisi. Dil bilgisi kılavuzu.

Grammar file : Dilbilgisi dosyası.

Grammar of the film : Sinema dilbilgisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema dilinin kullanılışında, uygulanışında göz önüne alınan kurallar.

Grammar of the television : Televizyon dilbilgisi. Televizyon dilinin kullanılışında, uygulanışında göz önüne alınan kurallar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Grammar school : Orta öğretim okulu (ingiliz ingilizcesi). Orta dereceli okul. İlkokul. Gramer okulu. İlköğretim okulu. (üniversiteye hazırlayan) orta dereceli okul. Lise (öğrencileri üniversiteye hazırlayan). İlköğretim okulu (amerikan ingilizcesi).

Use grammar and style rules : Dilbilgisi ve biçem kuralları.

Formal grammar : Biçimci dilbilgisi. Biçimsel dilbilgisi.

Normativ grammar : Dili oluşturan ögeleri ses bilgisi, şekil bilgisi cümle bilgisi ve anlam bilgisi açısından inceleyen ve dildeki yanlış kulanımları düzeltme amacı güden gramer: cebeci camisi yerine cebeci camii, mesire yeri yerine mesire «gezilip görülecek yer, gezinti yeri» dokuma sanayisi yerine dokuma sanayii, parasal sıkıntı yerine para sıkıntısı vb. Ayarlayıcı gramer.

Generative grammar : Öndürücü dilbilgisi.

Comparative grammar : Aynı dil ailesine giren dilleri veya bir dilin lehçelerini ses, şekil, cümle ve anlam bilgileri bakımından karşılaştırmalı olarak inceleyen gramer. Değişik dillerin gramerleri arasındaki ilişki. Karşılaştırmalı dilbilgisi. Karşılaştırmalı gramer.

İngilizce Grammar Türkçe anlamı, Grammar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grammar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim adamları topluluğu. Okul. Yüksekokul. Medrese. Yüksek okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Akademi.

Disbursement : Para ödemesi. Ödeme miktarı. Harcama. Masraf. Tediye. Para ödeme. Ödeme.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Consumption : Tüketim. Gereksinimlerin dolaysız bir biçimde karşılanması amacıyla mal ve hizmetlerin kullanılması. Yoğaltma. Bitirme. Üretimle elde edilen, mal ve nesnelerin, toplumda, satın alma gücüne bağlı olarak istek bulması ve yoğaltımı. Coğrafya, iktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İstihlak. Verem. Mal ve hizmetlerin insan isteklerini gidermek üzere son kullanılışı.

Secondary school : Ortaöğretim kurumu. Milli eğitim bakanlığı'na bağlı ortaokul, lise, ilköğretmen okulu, ticaret lisesi, imam-hatip okulu, teknisyen okulu, kılgılı sanat okulu ve her türlü sanat enstitüleri ile benzerleri ve bunların dengi özel okullardan herhangi birine verilen genel ad. Orta ve lise seviyesinde okul. Ortaokul.

Basic principles : Temel ilkeler. Esas ilkeler. Temel hukuk. Temel inanç. Temel yasa. Temel kurallar.

Syntax : Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Sözdizimi. Kanıtlanım teorisi. Sentaks. Bir dilde düşünce ve duyguların tam olarak anlatılabilmesi için gramer kurallarına uygun olarak dizilen kelimelerin, kelime gruplarının cümle ve söz içindeki görevlerini, biribirleriyle olan ilişkilerini, sıralanışlarını ve cümle türlerini inceleyen bilim dalı. Söz dizimi. Sözdizim sözdizimi. Sintaks. Cümle bilgisi. Bir dilin, özelikle bir izlenceleme dilinin, deyim ve tümcelerini oluşturan damga dizgilerinin nasıl üretileceğini tanımlayan kurallar kümesi.

Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Akademik yıl. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. Ders yılı.

Grammar synonyms : prescriptive grammar, grammars, descriptive grammar, descriptive linguistics, grammatic, expenditure, a priori knowledge, achievement tests, accustoming, abulia, grammar school, academic intelligence, grammatical, academy of economic and commercial sciences, achromatopsia, active school, academic preparation, morphology, appropriations, achievement age, fundamentals, abstract intelligence, ability group, grammer.

Grammar zıt anlamlı kelimeler, Grammar kelime anlamı

Grammar antonyms : prescriptive linguistics.

Grammar ingilizce tanımı, definition of Grammar

Grammar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The study of forms of speech, and their relations to one another. The science which treats of the principles of language. To discourse according to the rules of grammar. To use grammar. The art concerned with the right use and application of the rules of a language, in speaking or writing.

Grammar ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Grammar kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grammar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grammar anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grammar ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Difüzyon: DİFÜZYON (YAYINMA) OLAYI Ne demek? Farklı yoğunlukta iki ayrı fazda bulunan iki madde moleküllerinin birbiri içine yayılması...
  • Endikasyon: İki anlamı vardır. Herhangi bir hastalığa ilişkin izlenmesi gereken tedavi yöntemlerini ve tedavi içindeki sürecin gidişati...
  • Ekosistem: Ekosistemdeki bozulmaların çevreye etkileri nelerdir? Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsu...
  • Ekosistem: Ekosistemlerin belirgin özelikleri nelerdir? Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır ; büyüklüğü ya da geni...
  • Yolantı: ..yolantı kelimesi YOLAK veya ( dağda ) patikadan çok farklı değil sanırım....( muğla ) yerkesikde patika az kullanılır..b...