Granül nedir, Granül ne demek

Granül; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir maddenin en küçük tanesi.
  • Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler

Biyoloji'deki anlamı:

Küçük yuvarlak ya da oval herhangi bir yapı. Özellikle sitoplâzmadaki lipit, protein granülleri, ribozom granülleri, polenin ekzini üzerindeki yuvarlak çıkıntılar gibi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Ufak tane, tanecik, partikül.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Yuvarlak biçimde hazırlanmış, ağız yoluyla kullanılabilen ağırlığı 50 mg’a kadar olan yumuşak kıvamda ilaç biçimi.

İngilizce'de Granül ne demek? Granül ingilizcesi nedir?:

granule

Granül hakkında bilgiler

Hücre biyolojisinde granül ancak ışık mikroskobu ile görünür bir yapıdır. Terimi çoğunlukla bir salgı vezikülünü tanımlamak için kullanılır.

Granulosit adlı bir grup lökositler granüller içerir ve bağışıklık sisteminde önemli bir rol oynar. Doğal katil hücre gibi bazı hücrelerdeki granüller komşu hücrelerin çözülmesine (lizis) yol açan bileşenler içerir. Lökositlerin granülleri azurofilik granüller ve spesifik granüller olarak sınıflanır. Lökosit granülleri immün uyarılar sonucu, degranülasyon denen bir süreç sonucu hücreden salırlar.

Trombosit granülleri, yoğun granül ve alfa granül olarak sınıflandırılır.

 

Kromafin granülleri

Granül kısaca anlamı, tanımı:

Granülin : Opalin bir türü.

Granülit : Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz.

Küçük : Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Geri aşamada. Değersiz, önemsiz.

Tane : Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Küçük oda. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Biyoloji : Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

Işık : Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

 

Bir : Tek. Bir kez. Sadece. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

En : Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı.

Granül durumuna getirme : Pelet yemin özel makinelerden geçirilip küçültülerek kırıntı yem durumuna getirilme işlemi, kırıntılaştırma.

Granül yem : Çapı 150-1200 mikron arasında olan karma yemler.

Granülaris : Tanecikli.

Granülasyo : Taneciklenme, granulum

Granülasyon : Yangı sonucu oluşan küçük, yuvarlak, kitle biçimindeki patolojik oluşum, yaraların içinde oluşan ve onların birleşmesini sağlayan küçük tanecikler. Dokuların içinde anormal olarak meydana gelmiş olan küçük sertçe kitleler veya granüller. Yaraların içinde oluşan ve onların iyileşmesini sağlayan ufak, yuvarlak, kabarcıklardan oluşan bağ doku üremesi.

Granülasyon dokusu : Yaraların içinde oluşan ve onların iyileşmesini sağlayan ufak, yuvarlak, ete benzer kitleler.

Granülasyonla iyileşme : İkinci derece iyileşme.

Granüler hücre miyoblastomu : bk. granüler hücre schwannomu.

Granüler hücre schwannomu : Özellikle yaşlı at ve köpeklerde sıklıkla dilin tabanında ve akciğerlerde görülen, PAS pozitif granüller içeren, kas belirleyicileri için negatif, S-100 veya NSE için pozitif immünoreaksiyon veren hücrelerden oluşan, Schwan hücrelerinden veya onların öncülerinden köken aldığı sanılan, alan, çoğunlukla iyicil bir tümör, granüler hücre miyoblastomu, granüler hücre tümörü, miyoblastom.

Granüler hücre tümörü : Granüler hücre Schwannomu.

Diğer dillerde Granül anlamı nedir?

İngilizce'de Granül ne demek? : adj. granular, granulous

n. granule, grain

Rusça'da Granül : n. зернышко (N), гранула (F)