Grew up türkçesi Grew up nedir

  • Büyüdü.
  • Yaşlandı.
  • Olgunlaştı.

Grew up ile ilgili cümleler

English: Ali and I grew up together.
Turkish: Ali ve ben birlikte büyüdük.

English: Ali grew up around here.
Turkish: Ali buralarda büyüdü.

English: Ali grew up bilingual.
Turkish: Ali iki dilli büyüdü.

English: Ali and Mary grew up together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte büyüdüler.

English: Ali grew up in a communist country.
Turkish: Ali kominist bir ülkede büyüdü.

Grew up ingilizcede ne demek, Grew up nerede nasıl kullanılır?

Grew : Lemek. Leşmek. Uzatmak. Üretmek. Gelişmek. Büyümek. Büyütmek. Yetiştirmek. Lenmek. Dönüşmek.

Grewsome : Dehşet verici. Korkunçluk. Korkunç. Dehşetli. İğrenç. Korkutucu (ayrıca gruesome).

A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.

Aaup : American association of university professors (amerikan üniversite profesörleri derneği). Öncelikli olarak profesörlerin akademik özgürlüğünü korumaya kendini adamış amerikan kuruluşu.

Abel group : Abel grubu.

İngilizce Grew up Türkçe anlamı, Grew up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grew up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Has seen better days : Yıprandı. Daha iyi günler gördü. Eskiden daha iyi koşuldaydı.

Have seen better days : Yıprandı. Eskiden daha iyi koşuldaydı. Daha iyi günler gördü.

Grew up synonyms : growing up.