Grille türkçesi Grille nedir

  • En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara.
  • Parmaklık.
  • Kafes.
  • Koruyucu ekran.
  • Kadran.
  • Şifre ızgarası.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Izgara.
  • Radyatör ızgarası.
  • Renk ızgarası.
  • Ön panjur.

Grille ile ilgili cümleler

English: One of Tom's favorite meals is a grilled cheese sandwich with tomato soup.
Turkish: Tom'un sevdiği yemeklerden biri domates çorbası ile ızgarada pişirilmiş peynirli sandviç.

English: I don't like grilled fish, let alone raw fish.
Turkish: Çiğ balık şöyle dursun,ızgara balıktan hoşlanmam.

English: Have you ever grilled fish?
Turkish: Hiç balık ızgara yaptın mı?

English: Is there any dipping sauce for this grilled meat?
Turkish: Bu ızgara et için bir daldırma sos var mı?

English: Ali hasn't grilled the fish yet.
Turkish: Ali henüz balıkları kızartmadı.

Grille ingilizcede ne demek, Grille nerede nasıl kullanılır?

Aperture grille : (trinitron monitörlerde) ekran ve elektron tabancaları arasında katot ışın tüpünün içinde bulunan bir dizi dikey metal teller (elektron tabancaları tarafından yayılan ışınlarını yönlendirme ve filtreden geçirme görevi vardır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Renk ızgarası. Açıklık ızgarası.

 

Radiator grille : Radyatör ızgarası.

Grilled : Parmaklıklı. Izgara yapılmış. Izgara. Izgarada pişmiş. Izgarada pişirilmiş. Kafesli. Kızarmış.

Grilled cutlet : Külbastı. Közde veya ızgarada pişirilmiş kemiksiz et.

Griller : Izgara.

Grillage : Ağ dizge. Izgara sistem. Izgara. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası. Griyaj. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı. Kafes. Temel ızgarası.

Grilles : Parmaklık. Kafes. Izgara.

Gas grill : Gazlı ızgara.

Grillages : Griyaj. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı. Kafes. Izgara sistem. Temel ızgarası. Izgara. Ağ dizge. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ.

Grill : Izgara. Kızartmak. Izgara et. Izgarada pişirmek. İşkence etmek. Izgarasını yapmak. Odanın kirli havasının emildiği ağız. Sıkıştırmak. Havanın odaya üflendiği ağız. Üfleme ızgarası.

İngilizce Grille Türkçe anlamı, Grille eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grille ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grillwork : Metal çubuklar. Tel işi. Metal bölme. Izgara görünümünde olan yapı. Metal parmaklıklar. Izgara işi.

 

Protective barrier : Işınımı zayıflatmak ve ışınımlanma riskini azaltmak amacıyla kullanılan soğurucu madde oluşumlu ekran. Koruyucu bariyer.

Fire bar : Izgara çubuğu.

Barbecue : Mangal. Barbekü sosuyla pişirmek. Izgara yapmak. Közlemek. Açık hava ızgarada pişirmek. Barbekü yapmak. Açık hava ızgarası. Etin bu şekilde kızartıldığı açıkhava toplantısı. Açık havada ızgarada yemek pişirmek. Güneşte kurutmak (kahve).

Opening : Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Genişlik derecesi. Açıklık derecesi. Açıklık. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb.

Quadrant : Çeyrek daire. Irakgörürlerin bulunmasına değin kullanılan bir gökbilim aracı. çevresi üzerinde bölmeleri olan dörtte bir daire ve merkeze saptanmış, dönebilen bir çubuktan meydana gelmiştir. bu çubukla yıldızlara nişan alınarak, bölme üzerinde yükseklikleri ölçülür. büyükleri duvar üzerine yapılmıştır. Çeyrek çember. İletki. Kuadrant. Çeyrek düzlem. Bir eksenler dizgesinde yatay ve düşey eksenlerin kesişmesiyle oluşan.dört bölümlü alandan her biri. Dörtlük aracı. Dörtlük.

Grate : Gıcırdatmak. Ocak ızgarası. Aşındırarak partiküllerine ayırmak. Aşındırarak parçalarına ayırmak. Sinirlendirmek. Gıcırdamak. Izdırap vermek. Rendelemek. Gıcık etmek.

Clock face : Saat kadranı.

Fencing : Çit malzemesi. Kaçamaklı cevap verme. Çit ya da duvar. Parmaklık malzemesi. Dürtücü kılıç, delici kılıç ve kesici kılıç adı verilen üç savutla yapılan spor. Doğrudan kaçma. Eskrim. Kılıçoyunu.

Grille synonyms : radiator grille, grating, bannister, grillages, broil, framework, gratings, balustrade, gridiron, grill, fence, grids, enclosure, broilers, bar, baluster, baffle plate, grillage, radiator grill, stump, broils, fencings, balustrades, lattice, gridirons, cage, aperture grille, bannisters, birdcages, wire grid, radiator grid, control grid, grid.

Grille ingilizce tanımı, definition of Grille

Grille kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lattice or grating.