Grivet türkçesi Grivet nedir
- Afrika'ya özgü yeşil maymun.
- Saba maymunu.
- Eski dünya maymunugiller (cercopithecidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 60 cm kadar kuyruğu olan, sırtı yeşil, karnı beyaz, habeşistan'da yaşayan bir tür. grivet.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Grivet ingilizcede ne demek, Grivet nerede nasıl kullanılır?
Gribble : Küçük bir deniz hayvanı.
Grid : Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu. Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Elektron mikroskobunda incelenmek üzere ültramikrotomda alınan ince kesitlerin (200-1000 angstrom) üzerine konduğu bakır, alüminyum, nikel vb. gibi maddelerden yapılmış ızgara. grit. Izgara. Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. Şebeke. Sahne tavanı. Izgara (elektrik). Çıngı şebekesi. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara.
Grid lines : Izgara çizgileri. Kılavuz çizgileri.
Grid sampling : Ağ örneklemesi. Izgara örneklemesi.
Grid search : Izgara araması.
Grid settings : Izgara ayarları. Kılavuz ayarları. Kılavuz ayarı.
Griddles : Sarsıntılı elek. Demir tava. Elek. Maden eleği. Tel kalbur. Alçak kenarlı demir tava. Saplı ızgara. Saplı tava. Ocak sacı. Döküm tava.
Griddlecake : Küçük börek. Gözleme. Tava keki. İki tarafı da kızartılan düz yuvarlak hamur parçası.
Grided : Kesmek. Kulağı tırmalayan ses çıkartarak kesmek. Girmek. Kazımak. Kabaca delip geçmek. İçine girmek.
Griddlecakes : İki tarafı da kızartılan düz yuvarlak hamur parçası. Küçük börek. Tava keki. Gözleme.
İngilizce Grivet Türkçe anlamı, Grivet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grivet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Guenon : Dişi maymun (fransızca).
Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Grivet synonyms : guenon monkey, cercopithecus aethiops, a site, abambulacral area, abramis zone, aardvarks, abiotic factor, abductor muscle, a cell.
Grivet ingilizce tanımı, definition of Grivet
Grivet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A monkey of the upper Nile and Abyssinia (Cercopithecus griseo-viridis), having the upper parts dull green, the lower parts white, the hands, ears, and face black. It was known to the ancient Egyptians. Called also tota.

Bu kısımda Grivet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grivet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grivet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grivet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.