Gruntled türkçesi Gruntled nedir

Gruntled ile ilgili cümleler

English: Ali looks disgruntled.
Turkish: Ali hoşnutsuz görünüyor.

Gruntled ingilizcede ne demek, Gruntled nerede nasıl kullanılır?

Disgruntled : Canı sıkılmış. Üzgün. Şikayetçi. Huysuz. Hoşnutsuz. Ters huylu. Düş kırıklığına uğramış. Kırgın. Canı sıkkın.

Gruntle : Birinin neşesini yerine getirmek. Sakinleştirmek. Mutlu etmek. İyi hissettirmek. Durmadan homurdanmak. Yatıştırmak.

Gruntles : Mutlu etmek. Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Birinin neşesini yerine getirmek. Durmadan homurdanmak. İyi hissettirmek.

Disgruntle : Üzmek. Canını sıkmak.

Disgruntlement : Memnuniyetsizlik. Üzme. Dargınlık. Üzüntü. Hoşnutsuzluk.

Disgruntling : Canını sıkmak. Üzmek.

Gruntingly : Domuz gibi homurdanarak. Mırıldanarak. Alçak ve boğuk bir sesle. Homurdanark. Dır dır ederek.

Grunted : Böğürmek. Sızlanmak. Homurtu. Hırlamak. Domuz gibi ses çıkarmak. Hırıldamak. Homurdanmak. Hırıltı. Oflayıp puflamak. Domuz gibi homurdanmak.

Grunters : Domuz.

Gruntling : Birinin neşesini yerine getirmek. Durmadan homurdanmak. Mutlu etmek. Sakinleştirmek. İyi hissettirmek. Yatıştırmak.

İngilizce Gruntled Türkçe anlamı, Gruntled eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gruntled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Becalm : Teskin etmek. Rüzgarsızlık nedeniyle hareketsiz kalmak (yelkenli).

Please : Gönlünü almak. Hoşnut etmek. Gönlünü hoş etmek. Gönlünü etmek. Tenezzül etmek. Buyurmak. Sevindirmek. Lütfen. Hoşuna gitmek.

Calmest : Huzurlu. Durgun. Sakin. Sakinlik. Esintisiz. Soğukkanlı. Ağırbaşlı. Arsız. Gürültüsüz.

Allay : Azaltmak. Dindirmek.

Calm : Serinkanlı. Esintisiz. Soğukkanlı. Gürültüsüz. Endişesiz. Durgun. Soğuk. Dinmek (fırtına). Sakinlik. Dingin.

Abating : Azaltma. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Azalmak. Hafifleme. Azaltmak. Hafiflemek. Dindirmek. Yatıştırma. Dindirme.

Assuage : Kesmek. Bastırmak. Azaltmak. Tatmin etmek. Dindirmek. Hafifletmek.

Content : Esas. Memnun. Doyurmak. Lehte oy kullananlar. Hazır. Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Doygun. Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Olumlu oy miktarı. Olumlu.

Becalming : Rüzgarsızlık nedeniyle hareketsiz kalmak (yelkenli).

Gruntled synonyms : porc, genus sus, sus scrofa, sus, gruntles, calmed, pork, appeases, pig, allays, lard, alleviates, becalms, cool down, cast oil on troubled waters, squealer, gladdened, alleviated, appeasing, make happy, allayed, compose, gratify, gruntle, contenting, beatify, gruntling, abates, gladden, abated, abate, assuaged, calms.

Gruntled zıt anlamlı kelimeler, Gruntled kelime anlamı

Unacknowledged : Onaylanmamış. Kaynağı belirtilmemiş. Cevap verilmemiş. Cevaplanmamış. Kabul edilmemiş.

Agitate : Telaşlandırmak. Üzmek. Dalgalandırmak. Sarsmak. Ortalığı karıştırmak. Yaygara koparmak. Başkaldırmak. Altüst etmek. Galeyana getirmek. Propaganda yapmak.