Hücre nedir, Hücre ne demek

Hücre; anatomi, biyoloji alanlarında kullanılan bir terimdir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze
  • Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda.
  • Küçük oda.
  • Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

"Hücre" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hücrenin kapısında delikten bana bakan ere bir pusula uzatıp kumandana götürmesini istiyorum." - N. F. Kısakürek

Yerel Türkçe anlamı:

Köy evlerinde ocakların yanında bulunan, çay bardaklarını, kahve fincanlarını koymaya yarayan küçük raflar.

[Bakınız: höcene]

Küçük sandık.

Biyoloji'deki anlamı:

Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler ve benzeri yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.

 

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Küçük oda.

Kimya'daki anlamı:

Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır.

Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.

Birkaç anlamı olan bir terim.

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Ayrışık reaktörde, madde bileşimli ve benzer geometrik şekilli bölge birimi.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: göze]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler.

Tarih'teki anlamı:

Medreselerde öğrencilerin, tekkelerde dervişlerin oturdukları küçük oda.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.

İngilizce'de Hücre ne demek? Hücre ingilizcesi nedir?:

 

cell, cellula

Almanca'da Hücre ne demek?:

nische

Hücre hakkında bilgiler

Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikler gösterebilen en küçük birimidir.Cell); Latince küçük odacık anlamına gelen "cellula" kelimesinden Robert Hooke tarafından türetilmiştir.

Robert Hooke, mikroskopla incelemekte olduğu şişe mantar parçasının yan yana dizili bitişik bölümlerden oluştuğunu görmüş. Etrafları çevrili ve içleri boş olan yapılarına uygun olarak, bu yapı birimlerine "Hücre ("Cellula") adını vermiş. Bu ismi 1665 yılında yayınladığı Micrographia adlı kitapta da kullanmıştır .

Daha sonra 1671 yılında Grew ve 1672 yılında Malpighi, bitkilerde de aynı yapı birimlerinin olduğunu bulmuşlardır. 19. yüzyılın ortalarında "Hücre Kuramı" ortaya atılmıştır. Günümüze dek geliştirilen hücre kuramı (hücrelerin yapısını, özelliklerini, oluşumlarını vb. tanımlayan kuram) biyolojiye büyük ilerlemeler sağlamıştır.

Atomların molekülleri, moleküllerin makromolekülleri, makromoleküllerin makromoleküler kompleksleri oluşturmasıyla, dokuların en küçük yapı taşları olan ve yaşamın tüm özelliklerini sergileyen hücreler oluşmaktadır. Genel olarak tüm hücreler temelde aynı yapıya sahiptirler. Fakat bulundukları dokuya ve dolayısıyla fonksiyonlara bağlı olarak bazı özelleşmeler gösterirler. Bitkisel ve hayvansal her organizma, bu temel yapı taşlarından oluşur.

Hücre ile ilgili Cümleler

  • Ölüm hücresindeki bir çok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.
  • Burak onun hücre arkadaşlarından biriyle bir kaçış planı kurdu.
  • Ali hücresinden kaçtı.
  • Burak bir tünel sayesinde hücresinden kaçtı.
  • Sinir hücresinin sinir dokusu için temel birim olduğunu belirlemek neden bu kadar zor?
  • Hücrelerin gıdayı enerjiye dönüştürme güçleri var.
  • Ali bir hücreye konuldu.
  • Ne yazık ki babamız cennette değil, bir hücrede.

Hücre kısaca anlamı, tanımı:

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Küçük abdest. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada.

Birim : Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Bir kümenin her elemanı. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Aynı : Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Benzer. Aralarında ayrım olmayan.

Hücre bilimi : Biyolojinin, hücrenin yapısı, görevi, çoğalması ve hayatıyla ilgili dalı, göze bilimi, sitoloji.

Hücre duvarı : Sadece bitki hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan ve hücreyi dış etkenlerden koruyan cansız yapı, hücre çeperi.

Hücre evi : Yasa dışı örgüt üyelerinin toplandığı ev.

Hücre yutarlığı : Vücuda giren mikropların yutar hücreler tarafından yutulup yok edilmesi, göze yutarlığı, fagositoz.

Hücreler arası : Dokularda hücrelerin arasında yer alan, gözeler arası.

Kök hücre : İnsan vücudunu oluşturan, sınırsız bölünme, her türlü vücut hücresine dönüşme ve yeni görevler üstlenme imkânına sahip ana hücre.

Yardımcı hücre : Kırmızı su yosunlarında döllenmede oluşan bir çekirdeği alarak gelişmeyi sağlayan hücre.

Yarı hücre : Elektrot ile onun temas ettiği elektolitten oluşan sistem.

Yutar hücre : Organik veya inorganik cisimcikleri içine alıp sindirebilen kan hücresi, fagosit.

Görme hücresi : Görme gözesi.

Sperma ana hücresi : Erkek eşeylik organında atmıkları oluşturan ana hücre.

Yağ hücresi : Özünde yağ bulunan hücre.

Yumurta hücresi : Bitkilerde erkek gamet tarafından döllenerek yumurtayı oluşturan dişi gamet, oosfer.

Çanaksı hücreler : Salgılanacağı zaman şişen ve belirli bir büyüklüğe geldiklerinde içlerindeki sıvı salgısını boşaltan bez hücreleri.

Mitral hücreler : Beyinde koku lopu içinde bulunan sinir hücreleri.

Hücre bilimsel : Hücre bilimi ile ilgili, sitolojik.

Hücre çeperi : Hücre duvarı.

Bir hücreli : Yapısı tek bir hücreden oluşan (hayvan veya bitki), bir gözeli, tek hücreli.

Çok hücreli : Yapısında birden çok hücre bulunan (hayvan veya bitki).

Tek hücreli : Bir hücreli.

İnce : İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Hafif, gücü az. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.

Protoplazma : Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.

Çekirdek : Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Bir şeyin temelini oluşturan. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Atom çekirdeği. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum.

Görev : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. İşlev. Resmî iş, vazife. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.

Bakım : Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bakma işi.

Tutuklu : Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf.

Hükümlü : Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm.

Canlı : Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canlı yayın. Güçlü, etkili. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Canı olan, diri, yaşayan.

Oda : Yeniçeri kışlası. Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz. Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik.

Hücre ağzı : (Yun. kytos: hücre; stoma: ağız) Bazı bir hücrelilerde besinin alındığı ve hücre yutağına açılan açıklık. Sitostom. [Bakınız: göze ağzı]

Hücre anüsü : (Yun. kytos: hücre; pyge: kıç) Bazı bir hücrelilerde besin artıklarının hücreden atıldığı açıklık. Sitopig. Kimi tek hücrelilerde besin artıklarının hücreden atıldığı açıklık, sitopig. [Bakınız: göze anüsü]

Hücre aracılı bağışıklık : Hücresel bağışıklık.

Hücre bağlantıları : Bağlayıcı kompleksler.

Hücre biyolojisi : [Bakınız: hücre bilimi] Hücre bilimi.

Hücre bölünmesi : [Bakınız: mitoz, mayoz] [Bakınız: göze bölünmesi]

Hücre devri : Birbirini izleyen iki mitoz bölünme (M safhası) arasında geçen süre. Hücre siklusu.

Hücre dışı : Hücre zarının dışında. Ekstrasellüler. [Bakınız: göze dışı] [Bakınız: göze-dışı]

Hücre dışı dondurma : Dondurma işlemi sırasında donma hızı yüksek olmadığı için hücre içi suyunun hücre dışına çıkarak buz kristallerinin hücre dışında oluşması.

Hücre dışı sıvı : Hücreler arası sıvı ve plazmadan oluşan, hücre dışındaki sıvı, ekstrasellüler sıvı.

Diğer dillerde Hücre anlamı nedir?

İngilizce'de Hücre ne demek? : adj. cellular

n. cell, cubicle, cabin, hole

Fransızca'da Hücre : cabinet [le], cellule [la]

Almanca'da Hücre : n. Zelle, Zelle

Rusça'da Hücre : n. камера (F), каморка (F), клетка (F), ячейка (F)

adj. камерный