Hücum nedir, Hücum ne demek

Hücum; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Saldırı
  • Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, hamle.
  • Sert eleştiri.
  • Üşüşme, bir yere toplanma.
  • "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

"Hücum" ile ilgili cümleler

  • "Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı / Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı" - Y. K. Beyatlı
  • "Sözleri gazetelerin hücumuna yol açtı."

Hücum anlamı, tanımı:

Hücum etmek : Saldırmak.

Hücuma kalkmak : Asker, siperden düşmana doğru fırlamak.

Hücumbot : Görevi saldırmak olan, torpidolarla donatılmış, keşif ve karakol görevlerini de yapan, çok hızlı, küçük savaş gemisi.

Hücum oyuncusu : İleri uçta oynayan oyuncu.

Hızlı hücum : Takım sporlarında karşı tarafın toparlanmasına fırsat vermeden, paslaşarak yapılmış olan hücum, hızlı akın.

Hücumcu : Hücum eden, saldıran. Takım oyunlarında hücum eden oyuncu.

Cepheden hücuma geçmek : Dolaşık yollara sapmadan doğrudan doğruya konuyu ele alarak birine karşı çıkmak veya mücadeleyi açıktan açığa yapmak.

Saldırı : Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz.

Üşüşme : Üşüşmek işi.

Toplanma : Toplanmak işi.

Seslenme : Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap. Seslenmek işi.

 

Sert : Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Güçlü kuvvetli. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Hırçın, öfkeli, hiddetli.

Eleştiri : Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

Atmak : Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Çatlamak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Geri bırakmak, ertelemek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Göndermek, yollamak. Söylemek. Uzatmak. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Götürmek. Değerini eksiltmek. Bir şeyi yere doğru bırakmak. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. İçki içmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Örtmek. Terk etmek. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Sille, tokat vurmak. Yırtılmak. Koymak.

 

Bir : Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Sadece. Tek. Beraber.

Hücum ile ilgili Cümleler

  • Altına hücûm burada başladı.
  • Hücum!
  • Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere hücum etti.
  • Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.
  • Herkes bana doğru hücum etti.
  • Ali ofise hücum etti.

Diğer dillerde Hücum anlamı nedir?

İngilizce'de Hücum ne demek? : n. attack, assault, onset, charge, rush, onrush, raid, storm, aggression, dash, forage, incursion, offensive, sortie, thrust, scrimmage

Fransızca'da Hücum : attaque [la], assaut [le], ruée [la]

Almanca'da Hücum : n. Anfall, Attacke, Ausfall, Bestürmung, Sturmangriff

Rusça'da Hücum : n. штурм (M), атака (F), приступ (M), удар (M)

adj. штурмовой