Hıcı nedir, Hıcı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çocuk dilinde pis, kirli şey: Yavrum o hıcıyı tutma.

Hıcı kısaca anlamı, tanımı

Hıcıl hıcıl : Nefes alıp verirken çıkan hırıltılı ses

Hıcıl olmak : Utanmak, sıkılmak.

Hıcılayık : Boğmaca.

Hıcılcı : Bir işi yapmak için kendini zorlayan kişi. Hayvana çok yük yükleyen kişi.

Hıcıldamak : Hasta zor nefes alarak hırıltılı ses çıkarmak. Şiddetli yağmur yağarken ya da sel gelirken gürültülü ses çıkarmak.

Hıcılını almak : Evlilikte kadını tatmin etmek.

Hıcıllanmak : Şüphelenmek.

Hıcıltı : Öksürürken boğazdan çıkan hırıltılı ses.

Hıcıltu : Öksürürken boğazdan çıkan hırıltılı ses.

Hıcım : Öfke: Ahmet bir hıcım içeri girdi. Güç, kuvvet.

Hıcıp : Koyun. Hırsız sözcüğüyle birlikte kullanılarak anlamını pekiştirir: bu köylüler bir sürü hırsız hıcıp. Tırnak kenarlarında çıkan pürüzlü et parçaları, şeytan tırnağı. Oyunda ebe, baş olan kişi. Aşık kemiği.

Hıcırlıyük : Hırıltılı nefes alıp verme hastalığı.

Çocuk dili : Çocukların belli birtakım seslerden, basitleştirilmiş kurallardan, örneklemelerden yararlanarak kullandıkları dil.

Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

 

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Kirli : Leke, toz vb. ile kaplı, pis, murdar, mülevves. Toplumun değer yargılarına aykırı olan. Aybaşı durumunda bulunan (kadın).

Çocu : Çocuğu.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Pis : Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves. Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan. Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. Çirkin, sevimsiz olan. İçinden çıkılması çok güç, karışık.

Diğer dillerde Hgprt anlamı nedir?

İngilizce'de Hgprt ne demek ? : hypoxanthine-guanine-phospho-ribosyltransferase