Hırıldamak nedir, Hırıldamak ne demek

  • Hırıltılı bir ses çıkarmak

"Hırıldamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Çocuğun nezlesi var, göğsü hırıldıyor."

Hırıldamak anlamı, kısaca tanımı:

Hırıltılı : Hırıltı çıkaran, hırıltısı olan.

Çıkarmak : Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Göstermek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Söylemek. Sunmak. Yayımlamak. Fotoğraf çektirmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Sağlamak, elde etmek. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Gidermek. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Boşaltmak. Yollamak, göndermek. Resim yapmak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak.

Bir : Bir kez. Tek. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Beraber. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

 

Ses : Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Aralarında uyum bulunan titreşimler. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Duygu ve düşünce.

Diğer dillerde Hırıldamak anlamı nedir?

İngilizce'de Hırıldamak ne demek? : v. growl, purr, rattle, wheeze

Fransızca'da Hırıldamak : râler, ronfler, s'ébrouer, siffler

Almanca'da Hırıldamak : v. röcheln

Rusça'da Hırıldamak : v. хрипеть, храпеть, бурчать, прохрипеть, забурчать