Had a bad reputation türkçesi Had a bad reputation nedir

  • Tehlikeli biri olarak görüldü.
  • Kötü biri olarak düşünüldü.
  • Kötü itibara sahipti.

Had a bad reputation ingilizcede ne demek, Had a bad reputation nerede nasıl kullanılır?

Had : Zorunda olmak. Aldatmak. Olmak. Etmek. Elde etmek. Göz yummak. Have fiilinin ikinci hali. Sahip olmak. Bulunmak. Almak.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi. En yüksek not. La (müzik terimi). Herhangi bir. (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir.

Bad : Kokuşmuş. Yetersiz çelgi. Yıkım. Batak. Perişanlık. Kem. Kötülük. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Çürük.

Reputation : İtibar. Ad. Şeref. Nam. İsim. Ün. Hürmet. Şöhret. Şeref ve haysiyet.

Had a bad experience : Kötü deneyim geçirdi. Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi.

Had a child : Hayata çocuk getirdi. Çocuk sahibi oldu. Çocuk doğurdu.

Had a bad time : Eğlenmedi. Sıkıcı zaman geçirdi. Kötü vakit geçirdi.

Had a cold : Soğuk aldı. Soğuk algınlığı geçirdi (solunum yollarında meydana gelen viral enfeksyon). Şifayı kaptı.

Had a chat : Biriyle kısaca sohbet etti. Lafladı. Kısa bir zaman için birlikte muhabbet ettiler.